Bismillâhirrahmanirrahîm!

Whatsapp Image 2026 01 30 At 16.07.35

AMERİKA’DA Trump’ın hukuk tanımaz kararları; hem İslâm dünyasını, hem ABD’yi rahatsız ediyor hem de dünya barışını baltalıyor. “Özgürlükler ve kurallar ülkesi” olarak tanıtılan ABD’nin vahim durumu, ibretlik bir olay olarak karşımızda duruyor. Trump’ın her gözünü kestirdiği yeri, işgal ve ilhakla tehdit etmesi Mevlâna’nın Mesnevi’sinde anlattığı şu hikâyeye o kadar çok benziyor ki:

“Aslan, kurt ve tilki birlikte avlanmaya çıkarlar. Akşama kadar bir tavşan, bir keçi, bir de ceylan avlarlar. Aslan, tilkiye, “Bunları paylaştır” der. Adaleti gözeten tilki; ceylanı aslana, keçiyi kurda, tavşanı kendisine uygun görür. Aslan bu paylaşımı beğenmez. Bir pençeyle ve hışımla tilkiyi yere serer. Şimdi de aslan kurttan taksimat ister. Kurt, “Efendim, tavşan sabah kahvaltınız, keçi öğle yemeğiniz, ceylan da akşam yemeğiniz” der. Keyifle kurda sorar: “Sen bu paylaşımı nereden öğrendin.” Kurt da, “Şu yerde yatan tilkiden öğrendim” der.

Venezuela Devlet Başkanı Maduro ve eşinin 3 Ocak gecesi sürüklenerek ABD’ye kaçırılması dünyada eşi, benzeri bulunmayan “orman kanunu”nu uygulama örneği bir olaydır. Adeta, diğer dünya liderlerine; hatta bütün insanlığa gözdağı özelliğindedir.

Dünya bu uluslararası tehdit karşısında sessiz kalmamalı, “adalet” ve “hukuk” kavramlarının da bulunduğunu Trump’a hatırlatmalıdır. Dünyanın “bir kişi”den büyük olduğu gösterilmelidir. Eşkıyalık, korsanlık, diktatörlük, “orman kanunu” gibi hukuk dışı uygulamaların bugünkü dünyada yeri olmadığının altı çizilmelidir.

ABD DE İSTEMİYOR

TRUMP’IN akıl almaz icraatlarından diğer ülkeler kadar, Amerika halkı da rahatsız. Trump’ın sınırsız destek verdiği, işgalci Netanyahu’nun Gazze’yi üç yönden bombaladığı günlerde, ABD’nin 50 eyaletinin yüzlerce yerleşim yerinde Trump’a karşı protestolar yükseliyordu.

Maduro’nun kaçırılması sonrası Amerika halkına yapılan zulümler, halkın büyük tepkisini çekti. Trump’a yönelik protestolar daha da arttı. ABD eski devlet başkanlarından Barack Obama ve Bill Clinton, protestoculara destek verdi.

Trump’ın polisleri kullanarak çeşitli vesilelerle halka zulmetmesi ABD’yi tedirgin ediyor. Amerika’nın değerlerini yok ettiğini savunuyorlar. Obama ve Clinton, Amerikalılara “ayağa kalkma; haklarını, değerlerini savunma; seslerini yükseltme” çağrısı yaptılar.

Whatsapp Image 2026 01 30 At 16.07.36

Clinton, yaptığı açıklamada, “ABD’nin, yaşanacağını asla düşünmedikleri olaylara sahne olduğunu, çocukların, halkın maskeli federal ajanlar tarafından evlerinden, iş yerlerinden, sokaklardan alıkonulduğunu” anlattı. Devamında, “Sorumlular her fırsatta yalan söylediler. Gözlerimizle gördüklerimizi bile inanmamamızı söylediler. Agresif ve düşmanca taktikler uyguladılar. Ulusumuzun hâlâ ‘halka ait’ olduğunu göstermeliyiz” ifadelerini kullandı.

Trump, dinmek bilmeyen hırsları sebebiyle AB’yi, Amerikalıları, hatta dostlarını kendisine düşman haline getiriyor. Bu psikolojik anlayış uzmanlarca iyi analiz edilmeli, gereği yapılmalıdır. Trump, bugünkü kararlarıyla frensiz arabaya benziyor. Erbakan Hoca, bu tür insanlar için “ıslah edilmemiş aygır” benzetmesi yapardı.

Amerikan emperyalizminin acımasızlığını biliyoruz. Trump, zulmünü göstere göstere icra ediyor. Koskoca bir dünya “tek kişi”yi durduramıyorsa vay geldi başımıza!

BARIŞ(!) KURULU MU?

ABD, özellikle Trump döneminde İslâm dünyasına karşı bazı planlar geliştirerek onları kontrolünde tutmak, sorunlarını çözümsüz bırakmak için stratejik tuzaklar geliştiriyor. Trump döneminde bunların üçünü gördük: İsrail’le normalleşme; Gazze için garantörlük; Gazze Barış(!) Kurulu! Amerika ve İsrail bunları yaparak terör ve işgalcilikle kaybettikleri itibarlarını kazanmaya çalışıyorlar.

İşin ilginç yanıysa, İslâm dünyasının liderleri tuzağa balıklama atlıyor, ülkelerinin itibarlarını koruyamıyorlar. Trump’ın ilk ve ikinci döneminde yürütülen İsrail’le normalleşme projesine 10 kadar İslâm ülkesi katıldı. İşgalci, soykırımcı ve çocuk katilleriyle nasıl normalleşeceksiniz?

Trump, Mısır Zirvesi’nde 21 ülkenin liderini Gazze’ye “garantör” yaptı. Ateşkes ve barışa rağmen İsrail, Gazze’yi, diğer Filistin şehirlerini vurmayı sürdürüyor. Fakat, “garantör”lerde çıt yok. Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Gazze’de zulmü önleyemiyorsanız neden garantör oldunuz?” diyerek şöyle seslendi: “Ambargoyu kaldıramıyorsanız, siz neye garantör oldunuz? Bir tır ilâcı bile Gazze’ye sokacak gücünüz yoksa o garantörlüğün hükmü nedir?” (7 Ocak 2026, TBMM Grup Kon.)

“Gazze Barış(!) Kurulu da tam bir tiyatro! Öncülük edenler ise işgalci ve soykırımcılar! ABD ve İsrail’in bulunduğu yerde “barış” kavramı o kadar yabancı duruyor ki! ABD, İslâm dünyasını, içlerinden çıkan liderlerle vuruyor. Ne olur, daha fazla bu oyuna gelmeyin!

İslâm dünyası, bunca tuzaklardan sonra, hâlâ birbirleriyle iş birliği yapmaya başlamanın yolunu aralamayacak mı?

Whatsapp Image 2026 01 30 At 16.07.36 (1)