Bismillâhirrahmanirrahîm!

TÜRKİYE ve dünyada çok önemli ve “hızlı” siyasi gelişmelere şahit oluyoruz. İçte istifalar, transferler, dengeleri değiştirme çalışmaları sürüyor. Dışta büyük devletlerin güç gösterileri; bölgemizde ise Haçlı-Siyonist ittifakının akıl almaz şımarıklıkları yaşanıyor. Dünya hızla büyük bir savaşa doğru koşuyor. “Barışçı” ve “arabulucu” aktörler, etkin bir siyasetle çözüm sunamazlarsa, dünya sonu meçhul tehlikelere sürüklenebilir.

Savaş ve kaosun merkezi Orta Doğu! Bölgenin amiral gemisi Türkiye! Selçuklu ve Osmanlı’ya uzanan birikim ve tarihî misyonumuzu hatırlayıp harekete geçebilirsek “âdil” ve “kalıcı” bir çözüme ulaşılabilir. Türkiye’nin manzarası bunu sağlama ümidi vermiyor. Kişisel çıkarlar, parti içi hesaplaşmalar öne geçmiş durumda. Geriye, her geçen gün gelişen, kitlelere ümit olan Saadet Partisi kalıyor. Geçilen süreçte Saadet Partisi’ne büyük görevler düşeceğini düşünüyorum.

Saadet Partisi, çok kişinin tatilde, çiftçimizin arazisinde, işçimizin işinde gücünde olduğu yaz sezonunda hep halkımızın yanında oldu. Çiftçilerimizi arazide ziyaret etti. Esnafımızla dertleşti. Emekliyle kahvede, gençlerle kafelerde buluştu. Sorunları yerinde gördü. Kadrolarıyla çözüme kilitlendi. Divanlar, haftalık toplantılar hız kesmedi. Teşkilâtla bütünleşti. Çalıştaylar yaptı. Raporlar hazırladı.

Eylül ayının girmesiyle 4-5-6 Eylül günleri Kozaklı’da “Strateji Kampı” düzenledi. Çalışmalar gözden geçirildi. Yol haritaları çizildi. Kadın ve gençlik kolları da aynı tempoyu sürdürdü. Genç Saadet, Balıkesir Edremit’te “Yükseliş Kampı” düzenledi. Yeni dönemde, “En etkili gençlik teşkilâtı biz olacağız” hedefini koydu.

GİDİŞATA YÖN VERME

MAHMUT Arıkan, Saadet Partisi genel başkanlığına seçilince çalışma temposunu artırdı. Yaz sezonunda her kesimden insanla görüştü. Sıkıntının büyüklüğünü yerinde gördü. Sorumluluğunun yüksekliğini fark etti. TV6 ve Halk TV’lerdeki konuşmalarında bunu yakından gördüm. Dünya gidişatını doğru okuyordu. Canlı yayındayken, son dakika gelişmesi olarak Katılımevim’e operasyon düzenlendiği haberi gelince, açıklamaları, konulara olan vukûfiyetini gösterdi.

Sayın Arıkan, açık ve samimi konuştu. Siyaseti, “durum değerlendirmesi yapma işi” değil de; “gidişata yön verme çalışması” olarak açıkladı. Bugünkü şartlarda nasıl yöntem izleyeceklerini şöyle anlattı: “Yüzde 50’yi yakalayamadıktan sonra, yüzde 9 almakla yüzde 49 almak arasında fark yok. Siyasete yön vermek için iktidar olmalısınız. Toplu iğne kadar bir ihtimal varsa, bunu değerlendiririz. İktidar ortağı olabilmek için birçok siyasi partiyle iş birliği yapacağız.” (TV6, 18 Eylül 2026)

Bazı siyasi partiler TBMM’deki çoğunluğunu kullanarak en yararlı çalışmaları engellemeye çalışıyorlar. Sayın Arıkan, Gazze saldırılarının en şiddetli olduğu zamanda yaşanan bir olayı, aynı TV programında izleyicileriyle paylaştı:

“Birinde ceza hukukçusu bir arkadaşımızca hazırlanan dosyayı getirdiler. Bunu TBMM’ye sunalım, dediler. Meclis’e getirirsek, Ak Parti’nin oylarıyla reddedilir, diye dosyayı AK Parti’ye gönderdik. Bunu getirin; biz destekleyelim, getirisi sizin olsun, dedik. “Ne iyi insanlarsınız”, diye teşekkür ettiler. Dosya gitti; orada kaldı. Çözümün önündeki engelleri aşmak için Saadet iktidarı şart!”

ANKARA MASASI

SUUDİ Arabistan, Türkiye ve Pakistan’ın içinde bulunduğu bölgesel amaçlı “Mekke Savunma Anlaşması” yapıldı. Trump, anlaşmayı övdü. Kuruluşunda parmağı olduğunu hissettirdi. Mekke saldırısı olayında sahtekârların niyeti ortaya çıktı. Kızıldeniz’den İsrail’e giden İsrail gemilerini engelleyen Husilere karşı bazılarının “kuyruk acısı” vardı. Hemen saldırıyı Husilerin yaptığı yalanını yaydılar. Mesele kısa sürede anlaşıldı. Suudi Arabistan yöneticileri ABD tarafından kullanılıyordu.

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Yemen için “Ankara Masası” kurulsun, teklifi yaptı. Bölgede yeni gerilim hatları kurulmasına, İslâm dünyasındaki yaraların derinleşmesine karşı iktidarı uyardı. Ankara’nın çatışmaların tarafı olması yerine, çözümün parçası olması gerektiğini anlattı. Bir arabulucu heyetin vakit kaybetmeden kurulmasını önerdi. Kardeş kavgalarının kazananının yalnız Siyonizm ve terörist İsrail olacağını hatırlattı. (Millî Gazete, 21 Eylül 2026)

Yaşanan olaylar bize ders olmalıdır. Bölgenin sorunları bölge ülkelerince çözülmelidir. Sömürgeci güçlerin bölgeye nüfuzuna fırsat verilmemelidir. Türkiye, tarihî misyonunu bilerek bölge ülkelerine, İslâm dünyasına “ağabeylik” yapmalıdır. D8, İstanbul’da kuruldu. Türkiye, elindeki fırsatı çok iyi değerlendirmelidir.

Erbakan Hoca örneği bize açıkça gösterdi ki, küresel sömürgeciler iş birlikçilerini kullanarak, bu ülkenin içinden çıkan vatansever insanların Türkiye’ye hizmet etmesini önlediler. Bir delikten iki kere ısırılmayalım. Aziz milletimiz olarak bu ülkeye hizmette samimi olanları çok iyi tanımalıyız. Saadet Partisi’ni sömürgecilerden öğrenmeyeceğiz. Saadet Partisi’ni daima kendilerinden öğrenme yöntemini seçeceğiz.