Bismillahirrahmanirrahîm!

7 EKİM 2023’te başlayan Aksa Tufanı harekâtı Filistin davasında bir milat oldu. 75 yıl yalnız savunma yaparak Siyonist İsrail’e karşı direnen Filistin mücahitleri, bu tarihten itibaren İsrail’e karşı “atağa” geçtiler. Bu direniş, tüm sömürgecilerin “birlikte” hareket etmesine yol açtı. ABD tüm gelişmiş silahlarını İsrail’e verdi. İstediği her silahı üretti. Gazze’deki yıkımın en büyük himayecisi ABD’dir. İsrail de Gazze üzerine karadan, havadan, denizden yıldırım gibi bomba yağdırdı.

Filistin mücahitlerinin çağın en gelişmiş silâhlarına karşı direnişi muhteşemdi. Öldüler; ama teslim olmadılar. Filistin’in yiğit anneleri, evlatları şehit olurken, “Öleceksek, onurumuzla vatanımızda ölelim” diyordu. Hiçbir zaman vatanlarından başka bir yere gitmeyi düşünmediler. O ne müthiş direnişti Yarabbi! Bütün dünya onlara imrendi. Hayranlıklarını ifade etti. İnsanlık Batılı emperyalistlerin vahşetini yakından gördü.

Hele, kan ve gözyaşından beslenen işgalci İsrail’in gözlerine kin ve intikam hırsı bürümüş vahşeti; akılları durduracak, tüyleri diken diken edecek özellikteydi. Terörist İsrail’in Ulusal Güvenlik Bakanı İtamar Ben-Gvir, Filistinlileri katletmeye davet etti: “Onlar insan değil; her gece en az 40 kişi öldürmelisiniz.” (milligazete.com.tr, 17 Ağustos 2026)

Sefarad’ın Siyonist Başhahamı David Yosef, Filistin’i tanımadığı gibi Filistinlilere karşı topyekûn katliam çağrısı yaptı: “Tüm Gazze yok edilsin! Gazze İsrail toprağıdır. Nablus, Cenin hepsi bizimdir.” (milligazete.com.tr, 24 Ağustos 2026) Bunlar tarihe kara leke olarak geçen vahşet örnekleridir.

İBRETLİK SEÇİMLER

ÖZELLİKLE Gazze’de dramatik olaylar yaşanırken, İsrail’de başbakanlık ve parlamento seçimleri yapıldı. 3 yıllık “vahşet” döneminin ardından yapılacak İsrail seçimlerinin sonuçları merak ediliyordu. İsrail’de parti enflasyonu vardı. Seçimlere iktidar, muhalefet ve İsrail vatandaşı olan Arap asıllı gruplar damgasını vurdu. İsrail parlamentosu Knesset’e 120 milletvekili seçilecekti.

Netenyahu’nun öncülüğündeki Likud Partisi grubu 53; eski Genel Kurmay Başkanı Gadi Eisenkot liderliğindeki grup 48; Filistin kökenli grup ise 19 milletvekili kazandı. Buna göre hiçbir grup 61 milletvekilini bularak tek başına iktidar olamıyordu. Netenyahu ve Eisenkot’un koalisyon hükümeti kurması çok zordu. Filistinlilerin ana muhalefet cephesini oluşturması, İsrail’in her istediğini yapamaması demekti. Şimdi İsrail, Filistinlilere mecbur kalıyordu.

Zulüm ebedi olmayacaktı. İnsanın tabiatı gereği özgürlük, adalet ve tabiî olan kazanacaktı “Hak şerleri hayreyler”di. Gazze’nin efsanevî direnişi bütün insanlığa örnek oldu. Dünya İslâm’ı araştırmaya başladı. Dünyanın her yerinde zulme karşı tepkiler yükseldi. Kaba kuvvet ve gelişmiş silâhlar tek başına zafer kazanmaya yetmiyordu. Filistin mücahitleri bunca şehit verdiler. Şehirler enkaz yığınına döndü. Ama, onurlarını korudular. İnsanlık bundan sonra onların destanını okuyacak.

Brezilya seçimleri bunun en canlı örneği oldu. Seçimlerin 1. Tur’unda İsrail soykırımını lanetleyen 81 yaşındaki Lula da Silva yüzde 45 oy aldı. 45 yaşındaki İsrail yanlısı Flavio Bolsonaro ise yüzde 47 ile öne geçti.

ZALİMLER KAYBETTİ

BREZİLYA’NIN 2. Tur seçimleri ibretlik oldu. 2. Tur’da Lula da Silva geçerli oyların yüzde 51.78’ini alırken; rakibi Flavio Bolsonaro yüzde 48.22’de kaldı. Silva, Filistin’i destekliyor; ABD’ye, İsrail’e karşı duruyordu. Bolsonaro, ABD ve İsrail’in yanında saf tuttu. Sonuçta Brezilya’da Filistin kazandı; zalimler hezimete uğradı. Trump’ın manevraları fayda vermedi. Silva, 4. kez başkanlığı göğüsledi.

Dünya hızla savaşa sürükleniyor. ABD, İsrail ve benzeri ülkeler savaşı “yöntem” olarak seçti. Kibir, bencillik ve çıkarlarının esiri olmuş sömürgeci devletler dünyaya “güç gösterisi”nde! İlerliyor muyuz, geriliyor muyuz? 27 asır önce yaşayan Çin bilgesi Sun Tzi “Savaş Sanatı” kitabında, “En büyük zafer savaşmadan kazanılandır” diyordu. Trump, Netenyahu gibiler mi “ileri görüşlü”; yoksa Sun Tzi mi: “Bazı geriden gelen yüz bin devir ilerde!”

Dünyaya aklıselim liderler lazım! “Barışçı”, “ara bulucu”, “diplomasiyi öne çıkaran” liderler! Erbakan Hoca böyle bir liderdi. Bir ömür insanlığın huzur ve barışı için “Adil bir Düzen” kurmaya çalıştı. Onun “Yeni Bir Dünya” ufku, Türkiye ve İslâm dünyasının öncülüğünde, “dünya barışı”nı amaçlıyordu. D-8, D-60, D-160 kademe kademe hedefe ulaştırılmalıdır.

Erbakan Hoca bütün insanlığın sorumluluğunu üstleniyordu: “Doğu da bizim… Batı da bizim… Kudüs de bizim… Zafer de bizim…” Mesajı evrenseldi. Dünya onu tanıdıkça huzur ve barış iklimine hızla koşacaktır. Bu uğurda çalışmak ne kadar anlamlı!