Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

ABD ve İsrail’in; İslam’a, Müslümanlara ve insanlığa karşı birlikte yürüttüğü bu kirli savaşı, inançlardan bağımsız olarak ele almak da ABD ve İsrail’e hizmet etmektir. ABD ve İsrail’in yürüttüğü bu savaş, sadece çıkar savaşı değil, başından sonuna din savaşıdır. ABD’yi kuranlar, vaat edilmiş topraklar üzerinde Büyük İsrail’i ve Yahudilerin dünya hâkimiyetini sağlamak için kurmuşlardır. Yahudiler; Büyük İsrail’in kurulması ve dünya hâkimiyetlerinin sağlanması için, kurtarıcı Mesih’in gelmesiyle mümkün olacağı inancına sahiptirler. Bu inancı Tevrat’a, Kabalacı Hahamlar ve kâhinler yerleştirdiler. ABD’yi yönetenler Evengalist Siyonist Hristiyanlardır. Bunlar da İsa Mesih’i kurtarıcı olarak görmekteler. Kurtarıcı İsa Mesih’in gelmesi ise Siyonizm’in hedeflerine ulaşması ile mümkün olacağına inanmaktadırlar. Trump; bunun için çalışıyor. ABD ve İsrail’in bu itikadını görmeden, İslam coğrafyasında meydana gelen olayları kavramak mümkün olmaz. Adamlar kendi sapık inancı için çalışıyor. Niçin? Cehenneme gitmek için. Biz bu olayları Kur’an ile okursak, hakikati yakalar, yolun doğru tarafında dururuz. Biz Kur’an’a kulak verir isek Allah’ın lanet ve gazabına uğramış, ırkçı inkârcı, iftiracı Siyonist Yahudiler ile sapıtmış Hıristiyanların peşine takılarak, bu zalimlerle suç ortaklığı yapmayız. Bu zalimlere suç ortaklığı yaparak iktidarda kalmayı maharet sayan gafil iktidarların suç ortağı olmayız. Aradığımız huzura ABD ve İsrail ile ulaşamayız. Dünyanın huzur ve saadete kavuşması ABD ve İsrail ile olmaz. ABD ve İsrail’in olduğu yerde fesat olur, zillet ve kölelik olur.

ALLAH

Allah, hikmeti gereği nefisleri sınava tabi tutar, iyileri kötülerden ayırarak mükâfatlandırır. İyiler; din ve düzen olarak İslam’a teslim olanlar ile İslam’ın iktidarını dünya saadetleri için zorunlu görenlerdir. Hep söylüyoruz, iyileri ve iyilikleri temsil eden tek hareket Milli Görüş’tür. Milli Görüş’ün tek partisi de Saadet Partisi’dir. Milli Görüş kadroları altın nesildir. Bu neslin imtihanı; istikametlerini korumak, bütün insanlığın Siyonizm’in esaret ve zulmünden kurtarılması için hakkını vererek cihat etmektir. Bu altın nasıl; sıkıntılarla batılın bütün kirlerinden cürufundan ayıklanıp temize çıkartılıyorsa, insanlar da aynı şekilde kirden, pastan ve günahlardan arındırılmalıdır. Bu Allah'ın sünnetidir. İnsan nefsi, doğal olarak cahil ve zalimdir. Cehalet ve zulüm sebebiyle nefsin bu cürufu, günaha meyli ya İslam'a teslim olmakla temizlenecek veya cehennemde ateşle temizlenecektir. İşte gerçek budur. Asr 1-3: “Akıp giden zamana yani insanların tek sermayesi zaman birimine ant olsun ki, Allah’ın gösterdiği yolda yürümeyen insan mutlaka ziyandadır. Ancak inanıp, o inancın gereği doğru dürüst işler yapanlar, birbirlerine haktan gelen gerçekleri, her türlü sıkıntı ve zorluklara karşı dirençli olmayı tavsiye edenler ziyandan kurtulmuşlardır.” Asrısaadeti gözler önüne getirelim. Peygamberimizin ve iman edenlerin temsil ettiği hak cephesine karşı batılın temsilcileri, uzlaşma teklifleriyle taviz kopartamayacaklarını gördükten sonra, her türlü zulümlerini açığa çıkarmaya başlamışlardı. Tehditler, işkenceler, öldürmeler... Bütün bunlara karşı Resulûllah’ı destekleyen, bütün yalancı güçlerin üstünde, onların bilemediği ve anlayamadığı bir güç vardı. Bu güç, Allah’ın gücüydü. Mekke Müşrikleri bu güç karşısında dayanmadılar, Mekke’yi Müslümanlara teslim etmek zorunda kaldılar. İşte böylece, “Hak geldi ve batıl yok olup gitti". Hakkın ve Müslüman bir milletin önünde hiç bir duvar ayakta duramaz. Yeter ki Müslümanlar sorumluluklarını anlayıp bu sorumluluklarını yerine getirsinler. Günümüzün Nemrutları, Firavunları, Ebu Cehilleri, ABD, İsrail ve işbirlikçi iktidarlardır. Bu cehalet ordusuna karşı koyan, onlarla savaşan hakkın ordusu ise, Milli Görüş hareketidir. Bu hareket, bu mücadeleyi içerde ve dışarıda Saadet Partisi kadrolarıyla, Milli Görüşçü kuruluşlarla, AGD ile İGMG ve Avrupa Saadet’le, Müslüman Topluluklar Birliği ile yürütmektedir. Bu böyledir. Bunun böyle olduğunu görmek ve doğru yerde durmak, mesul görevleri yerine getirmek için canla başla çalışmak da ayrıca bir hidayet meselesidir.

ZAFER

Allah, nurunu mutlaka tamamlayacaktır. Bu yerine getirilecek bir hakikattir. ABD, İsrail ve müttefikleri ne yaparlarsa yapsınlar, Allah’ın nurunu tamamlamasına engel olamayacaklardır.

Biz Milli Görüşçülerin ve İslam’dan nasiplenmiş toplulukların bu süreçte takınacağımız tavır, ya bizim saadetimiz olacak, ya da helakimiz olacaktır. Bizin görevimiz Allah’ın tarafında, taraf olmaktır. ABD ve İsrail, Allah’ın nurunu söndürmek için var gücüyle mücadele ederken, aklını Kur’an’la çalıştıran hiçbir Müslüman fert ve toplum, tercihini bunlardan yana yapamaz. ABD ve İsrail’i stratejik müttefik edinen kadroların iktidarda kalmasının payandası olamaz. İmtihanın adı; hak-batıl mücadelesidir. Bu imtihanı kazanmanın yolu bellidir. Bu yol Milli Görüş yoludur. Adil bir düzenin kurulması için mutlaka fedakârlık ve zorluklara katlanmak, ABD, İsrail ve zalim batıya boyun eğmeden tavizsiz bir şekilde İslam’a kâmil manada teslim olmak gerekir. Bu işin kıvamı; iman, kulluk, ibadet, fedakârlık, cihat, sabır, azim ve cesarettir. Bunlardan herhangi biri eksik olursa, başarı o oranda azalır.

SENTEZ

İslam’da sentezcilik yoktur. Mevcut bozuk düzenin ıslah edilmesi gibi ifadelerle karşımıza çıkan kısmi düzeltme, uzlaşma, batıl düzenle Müslüman’ı bağdaştırma şeklindeki anlayış, ıslahat kavramını tahrif etmektir. Müslüman hakkı batıla karıştıran bir anlayışta olamaz. Olursa bu günkü gibi olur ve yok olmaya koşar. Müslüman’ın görevi Kur’an’ın rehberliğinde ifsadı, batılı ve zulmü ortadan kaldırmak, yeni bir saadet dünyasını inşa etmek için adil bir düzen kurmaktır. Islahat etmek, devrimci bir eylemdir. Hakkı batılın tepesine bindirmektir. Köklü bir değişime doğru yol almaktır. Bu, Milli Görüş yoludur. Selam hidayete tabi olanlara…