Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimiz’e, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Biz, müminiz ve Müslümanız elhamdülillah. Bu, sıradan sloganlık bir ifade değil, hayatımızı üzerine ikame edeceğimiz inancımız ve eylemimizdir. Biz bu inancı ve eylemi, Peygamberimiz Hz. Muhammed’den öğrendik. Bu kutlu Peygamberi bize elçi olarak gönderen Allah’tır. Al-i İmran 164: “Andolsun ki, içlerinden kendilerine Allah’ın ayetlerini okuyan, kendilerini, vicdanlarını arındıran, onlara okumayı yazmayı, kitabına, Kur’an’a vukufu, ilmi, hikmeti, sağlıklı ve ahlaklı yaşama bilgisini, sünnetini öğreten tek başına özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere bir Peygamber görevlendirmekle Allah müminlere büyük bir lütufta bulunmuştur. Hâlbuki daha önce onlar, başlarına buyruk bir hayat, koyu bir cehalet, dalalet ve bozuk düzen içinde idiler.” Mümin ve Müslümanlar bu lütfun kıymetini bilmek zorundadırlar. Göklerin ve yerin Rabbi kimdir? Demeliyiz ki; Allah’tır. O halde; O'nu bırakıp da kendilerine fayda ya da zarar verme gücüne sahip olmayan veliler ve ilahlar mı edineceğiz. Körle gören, karanlıklarla aydınlık bir olmaz. Yani İslam’ın adil düzeni ile Batı’nın faizci kapitalist düzeni bir olmaz. Allah; “Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım” buyuruyor. Karanlığı aydınlığa çevirmek ancak, Kur’an’la ve Peygamberimiz’in önderliği, rehberliği, öğretmenliği ve eğitimi ile mümkündür. Peygamberimiz’in önderliği, rehberliği, öğretmenliği ve eğitimi olmadan insan, rahmete, saadete, huzura, barışa kavuşamaz. Çünkü Allah, onu âlemlere rahmet olarak göndermiştir.

ÖRNEĞİMİZ

Biz müminler ve Müslümanlar olarak kulluk görevimizi Allah’ın razı olacağı şekilde yapabilmemiz için, Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa’nın (s.a.v) rehberliğine muhtacız. O’nun örnekliğine muhtacız. O, kulluk görevini nasıl yapmışsa, bizler de aynı şekilde yapmak zorundayız. Ahzap 21: “Gerçek şu ki, Allah’ı ve ahiret gününü umanlar ve Allah’ı çokça ananlar için, Allah’ın peygamberinde, güzel örnekler vardır.” Onun örnekliği bütün insanlık içindir. Peygamberimiz (s.a.v) insanlara, İslam’ı talim etmiştir. İslam ise tevhidi esas alan bir dindir. İslam’da tevhit ilmi temel ilimdir ve ilk derstir. Bu temel ders bütün peygamberler tarafından okutulan ilk derstir. Enbiya 25: “Senden önce hiçbir peygamber göndermedik ki, ona: ‘Benden başka gerçek ilah yoktur, şu hâlde bana kulluk edin!’ diye vahyetmiş olmayalım.” Bu eğitim süreci içerisinde, bu temel esasa uygun düşmeyen hiçbir bilgi, insanlığa öğretilmemiştir. Bu eğitim sürecinde Peygamberimiz’in (s.a.v) insanlığa ve inananlara öğrettiği konular şunlardır. 1. İnanç esasları; amentü. 2. İbadet esasları; İslam’ın şartları 3. Dünya saadetinin temel esasları; maruf ve münker, hayır ve şer, helal ve haram, adil düzen. 4. Ahiret saadetinin temel esasları; cennet, cehennem, kabir hayatı, hesap günü.

5. Sosyal barışın tek ilacı, İslam’ın ahlak kuralları; edep, iffet, hayâ, sevgi, saygı, kardeşlik, haklara riayet. 6. Gerçek hak ve adalet ölçüleri; doğru hak anlayışına dayalı adil nizam, yeni bir dünya. 7. Ferdin, toplumun, kurumların ıslahı çalışması cihat görevi; hayrın hâkim kılınması, şerrin engellenmesi.

PEYGAMBERİMİZ

Peygamberimiz, aşağıdaki hususlarda ibadet, hilafet, emanet ve imaret görevlerinin edasında, müminler, Müslümanlar ve bütün insanlık için mükemmel bir örnektir. Güzel ahlakıyla, insanlara karşı davranışları, Allah’a olan kulluğu ile örnek bir kul ve insandır. Hakkı batıldan ayırdıktan sonra hakka yönelmeye çağıran, uyaran, nasihat eden, yol gösteren mükemmel bir mürşittir. Kınayanının kınamasına aldırış etmeden, karşılaştığı bütün zorluklara sabrederek, davası için mücadele eden mücahit, peygamberlerin tüm özelliklerini şahsında toplayan son Peygamberdir. Cehaleti ve zulmü İslam ile aydınlığa dönüştüren inkılâpçı bir önder, İslâm’ın maruf ve münker nizamını bütün insanlık, helal ve haram nizamını Müslümanlar için kurup adil bir düzeni başarıyla yürüten örnek bir lider ve devlet başkanıdır. Her alanda insanlığın saadetini sağlayacak her şeyi tanzim edici, insanlığa bir açıklama ve Müslümanlar için yol gösterici olan Kur'an’ı sözleriyle ve fiilleriyle açıklayıcıdır. Bütün insanlığın saadeti için savaşmayı, cihat etmeyi varlığının gayesi sayan asrısaadet ordusu ümmetinin başında, harp öncesi, harp anı ve harp sonrasında üstün askerlik örneği sergileyen komutan, kurulan bütün aile kurumları için örnek aile reisidir. İlim ve irfan alanında önder ve örnek şahsiyetler yetiştiren, cehalette zirve yapmış bir toplumu eğiterek, irşat ederek kıyamete kadar bütün insanlık için yol gösterici yıldızlar haline dönüştüren talim ve terbiyeci, öğretmendir. Bütün bu sayılan ve benzeri hususlarda Peygamberimiz bize, Allah tarafından mutlak örnek ve önder kılınmıştır.

BİZ MİLLÎ GÖRÜŞÇÜLER

Biz Millî Görüşçüler olarak Peygamberimiz’i nasıl örnek alabiliriz? O'nun inandığına inandığı gibi inanmak, yaşamak ve yaşatmak, inkâr ettiği şeyi inkâr ettiği gibi inkâr etmek ve karşı koymak, O’nun insanlığa öğrettiği şeyleri insanlığa öğretmek, cihatta, talim ve terbiyede takip ettiği metodu uygulamak, her alanda O’nun gibi olmaya çalışmakla örnek alabiliriz. Biz Millî Görüşçüler; Peygamberimiz’i her konuda örnek aldığımız zaman, hayatımızı “iman ve cihat” esasına göre düzene koyar, Türkiye’de adil bir düzenin, dünyada ise yeni bir saadet dünyasının kurulmasına sebep olabiliriz. Ve bu yazıyı şu dua ile bitirelim. Al-i İmran 193-194: “Ey Rabbimiz! Doğrusu biz, “Rabbinize iman edin” diye seslenen bir davetçi işittik ve hemen iman ettik. Bizim günahlarımızı affet, kötülüklerimizi sil ve ruhumuzu iyilerle beraber al. Ey Rabbimiz! Peygamberlerin vasıtasıyla vadetmiş olduklarını bize ver ve kıyamet gününde bizi rezil etme! Şüphesiz sen asla sözünden dönmezsin.” Selam hidayete tabi olanlara…