İş hayatındaki disiplin kuralları ve ahlak yükümlülükleri ile ilgili yargı organlarından çalışanları ve işverenleri yakından ilgilendiren çok kritik bir içtihat geldi. İzmir'de özel bir taşeron şirket bünyesinde sağlık kurumunda görev yapan bir kadın çalışan ile iş arkadaşı arasında yaşanan olaylar, uzun süren bir hukuk mücadelesine dönüştü. İlk derece mahkemelerinin işçi lehine yorumladığı süreçte son noktayı koyan yüksek mahkeme, çalışma saatleri içerisindeki tutum ve davranışların sınırlarını kesin çizgilerle belirledi. İşverenin ticari itibarını ve çalışma ortamının düzenini bozan eylemlerin hukuki sonuçları netleşti.

SÜREÇ İŞ MAHİKEMESİNE TAŞINDI
İzmir'deki olayda hastanede temizlik personeli olarak görev yapan kadın çalışan, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II maddesinde yer alan "ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller" gerekçesiyle işten çıkarıldı. İş akdi tazminatsız feshedilen işçi, iddiaların asılsız ve iftira olduğunu öne sürerek konuyu yargıya taşıdı:
-
İşçinin Talebi: İddia edilen olayların kurgu olduğunu savunan davacı, fesih kodunun düzeltilmesini ve ihbar tazminatının ödenmesini talep etti.
-
Şirketin Savunması: Davalı şirket avukatı, çalışan davranışlarının kamera kayıtlarıyla sabit olduğunu, disiplin soruşturmasında yazılı savunma vermekten kaçınıldığını ve kurum imajının zedelendiğini bildirdi.
-
İlk Mahkeme Kararları: İş Mahkemesi davayı kabul etti. Bölge Adliye Mahkemesi de çalışanların odaya öpüşmek için değil konuşmak için girdiklerini belirterek şirketin istinaf başvurusunu reddetti.
BİLİRKİŞİ VE KAMERA KAYITLARI DOSYAYI DEĞİŞTİRDİ
Dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, bilirkişi raporundaki detaylı kamera incelemelerini esas aldı. Bayram arifesinde gerçekleşen olayda, davacı çalışan ile diğer personelin desk alanında sarılıp öpüştükleri, koridorda kapıları yoklayarak ilerledikleri ve saat 15.45’te girdikleri odadan 16.01’de çıktıkları tespit edildi. Yargıtay, çalışılan yerin bir hastane olmasını da dikkate alarak, bu durumun doğruluk ve bağlılığa uymayan davranış kapsamında kaldığını vurguladı. İşverenin gerçekleştirdiği feshin 4857 sayılı Kanun'un 25/II-(e) maddesine uygun olduğuna oy birliğiyle karar veren daire, yerel mahkemenin kararını bozarak işçinin tazminat haklarını tamamen kaybettirdi.



