Önce söz gerek
Rabbimizin, yarattığı ve bundan sonra yaratacağı bütün insanların ruhuna, “E lestü birabbiküm/Ben sizin Rabbiniz değil miyim” derken hem sormuş, hem insanlara tercih/oylama fırsatı vermiş, hem de ne söyleyeceklerini haber vermiş.
Söz, kısa gerek
Rabbimiz, kâinatı/evreni yaratmak istediğin de yalnız, “Kün/ol” buyurmuş ve olmuş.
Sevgili Peygamberimize, “Bana bir tavsiyede bulun” diyene, “Kızma” demiş.
Muhabbet gerek
Sözümüz, özümüzdür. Ağzımızdan çıkan her kelime bizim bilgimizin, tecrübemizin, edebimizin, edebiyatımızın, ahlâkımızın temsilcisidirler. Kelimeler, muhabbet kokulu, anlaşılır, sade, inandırıcı, imanlı, edepli, akılcı, akıcı, yönlendirici olmalı ve zaman aşımına uğramamalı.
Kazanç gerek
“Onlar, zekât için çalışırlar.” (Mü’minün süresi ayet 23/4)
Ayette hem söz kısa, hem faydalı, hem anlaşılır, hem zekâtın verilmesini, hem dağıtılmasını, hem zekât vermek için çalışılmasını, hem de kazanmasını ifade eder.
Namaz ve niyaz için güç gerek.
Güç için helal kazanç gerek
Rabbimiz, “Helal ve temiz olanları yiyiniz.” (Bakara süresi ayet 2/168)
Haramdan uzak durmak, dünyanın bütün sorunlarının yüzde doksan dokuzunu halleder ama doğu ve batıdaki ülkelerin hiçbirinin kanunlarında “Haram” kelimesi yoktur ve laikliğe aykırı olduğu için kanunların içine alınması da yasaklanmıştır.
Tenimiz için gıda gerektiği gibi,
Can için de gıda gerek.
Tenin kütlesi olduğundan gıdasının da kütlesi olur.
Can/ruh görülemediğinden gıdası da görülmez.
Ten ve canı yaratan Allah olduğundan canın gıdası da O’nun kelamını okumak, anlamak ve ilmiyle amel/eyleme geçmek gerekir.
Denklik gerekir
Cehenneme doğru güle-oynaya gidenlere yol göstermek gerek.
Bilali Habeşi (R.A.) gibi en az günde beş defa yanan bir yürek sesiyle çağırmak gerek.
İyiyi, kötüyü, doğruyu, eğriyi, hakkı, batılı, Hakk’ın terazisiyle tartmak gerek.
İnsanlık tarihi boyunca inkâr rüzgârlarına kapılanlar, hâlâ iyinin, doğrunun, güzelin ne olduğu konusunda tartışmalarına devam ederlerken bileği güçlü olanların zulüm gölgesi altında ekmeklerini kazanmaya devam ederlerken her şeyi ölçülü yaratılan tabiat ev her ayeti dengeli olan Kur’an ayetlerine iman edenler, tabiatı yaratan, Kur’an-ı Kerim’i indirenin ölçüsüne göre hareket ederler.
Buna iman etmeyenler de bir hafta önce Birleşmiş Milletler toplantısında askeri çok ve silahı büyük olan zevzeğin laflarına sırıtarak boyun eğmek zorunda kaldılar.
Her insanın terazisi, kendine yontar.
Rabbin terazisi, iki dünyamızı güzelleştirir; yeter ki tenimizin her hücresi ve canımız, Mevla’mızın emir ve yasaklarına göre ayarlanmış olsun.
Sağlığımız için mikroptan kaçındığımız gibi, inkâra ve günahtan da kaçınmak gerek.
Nefsin önünde akıl yürümeli, aklın önünde nakil rehber olmak gerek.