Whatsapp Image 2026 09 04 At 18.20.00 (2)Whatsapp Image 2026 09 04 At 18.20.00 (1)

Bimillâhirrahmanirrahîm!

YAZ ayları geride kaldı. Mevsim normallerinin üstünde sıcak bir yaz geçirdik. Saadet Partisi buna rağmen hep sahadaydı. Genel Başkan, Gençlik Kolları, Kadın kolları ve diğer kadrolar… Kavurucu sıcaklara aldırmadan hep sahadaydı. Aydın ilimizi yakından izledim. Aydın, oldukça yüksek “yaz sıcağı” yaşayan bir ilimiz! O sıcak günlerde aylık il divanlarını, haftalık toplantılarını, ilçe ve mahalle ziyaretlerini hiç bırakmadılar.

Genel Başkan Mahmut Arıkan’ın da yoğun bir çalışma programı vardı. İstanbul’dan Ardahan’a; İzmir’den Diyarbakır’a geniş il ziyaretleri oldu. Pikniklere katıldı, madene indi, biçerdöver kullandı, karpuz tarlalarını gezdi. Hayvan pazarlarına gitti; kahvelerde emeklilerle, kafelerde gençlerle görüştü. Her kesimden insanın sorunlarını dinledi. Bir anlamda ülkenin genel fotoğrafını çekti. Halkın sorunlarına yakından şahit oldu. Kadrolarıyla birlikte sorunlara çözümler aradı.

İstanbul’da deri fabrikasına gittiğinde, bunun niçin Erzurum’a yapılmadığını sordu. Çünkü Türkiye’nin hayvancılık merkezi Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ydu. Bu, nasıl bir plansızlıktı! Bir ürünün maliyetinin yükselişini ispatlıyordu. Planlama yoksa işler el yordamıyla yapılıyor demekti. Planlama, tarım ve ticaretin merkezine alınmalıydı.

Bu örnekler ekonomik krizin sebeplerini de açıklıyordu. Sayın Arıkan, 80 yıllık yatırımların faiz ödemesine heba edildiğini söyleyerek şöyle konuştu: “Vatandaş faiz, vergi, enflasyon üçgeninde eziliyor. Faize, bütçeden 303 milyar lira ayrıldı. Kasaya giren para 2,75 trilyon.” Bütçeden ayrılan para faiz ödemesine yetmedi. Faiz, anapara ile yarışıyordu.

Whatsapp Image 2026 09 04 At 18.20.00

SAADET’İN MESAJI

SAADET Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Anadolu’ya yaptığı ziyaretlerde sorunlara parmak bastı. Yaz boyunca gördük ki, neredeyse her gün belediye başkanları ve ekiplerine, bazı şahıslara operasyonlar düzenlendi. Saadet lideri, hükûmete, “Şafak baskınları ve sabah operasyonlarının neden yalnız iktidara muhalif olanlara yapıldığını” sorarak şöyle konuştu: “Operasyonlar ‘adalet ışığı’ olmalıdır. Projektör, iktidarın muhaliflerine değil; suç neredeyse oraya çevrilmelidir.” (16.8.2026)

Kamuoyu daha çok, kime ne kadar “zam” verildiğiyle ilgileniyor. Bugüne kadar zam yapmak sorunu çözmedi. Paranın alım gücünü kemiren enflasyonu bitirmeliyiz. Arıkan, iktidara sordu: “Enflasyon terörünü bitirmek için daha ne kadar oy istiyorsunuz ki, bitiresiniz?” (Millî Gazete, 17 Ağustos 2026)

Saadet liderinin gündeminde, seçmenine danışmadan, her fırsatta çıkar için başka partilere transfer olanlar vardı. Bu çıkarcılık millî iradeyi sarsıyor, dengeleri altüst ediyor ve toplumsal ahlâkı çürütüyordu. Sayın Arıkan, “Siyasette kişilere değil; değerlere sadakat olacak” diyerek şu görüşleri seslendirdi: “Siyaset simsarları farklı partilere giderek çıkar temin ediyor. Bu anlayışı ortadan kaldıracak bir yöntem inşa edeceğiz.” (Sivas ziyareti, 17 Ağustos 2026)

Saadet kadroları hem sorunları ortaya koydular hem de çözümlerini beraberinde sundular. Sayın Arıkan, “Ümitsiz olmayın” diyerek, tecrübe birikimine sahip olan Saadet Partisi kadrolarının iktidara hazır olduklarını anlattı: “Türkiye’yi yönetecek programımız da, kadrolarımız da var.” (26 Ağustos 2026)

DAHA BÜYÜK AZİMLE…

KENDİNİ insanlığın huzur ve barışına adayan sorumlu insanlar, ne kadar çalışsalar hizmete doyamazlar. Erbakan Hoca, “Okulları birincilikle bitirmişsiniz, ilmi buluşlar yapmışsınız, niçin ilim adamı olarak kalmadınız?” diyenlere şu cevabı verirdi:

“Bir üniversitede profesör olabilirsiniz! Nobel ödülleri de alabilirsiniz. Ama ülkenin insanı bugün olduğu gibi açsa, sefalet ve zorluklar içindeyse, sizin Nobel ödülleriniz ne işe yarar? Asıl faydalı olan, 70 milyon milletimize, bütün insanlığa hizmet edebilmektir. Bu dünya imtihanını malıyla, canıyla cihat etmiş bir Müslüman olarak tamamlamaktır.” (Davam, s. 17)

Saadet Partisi, bu çalışmaları ibadet aşkıyla yapmaktadır. Sorumluluğunun şuurunda olarak, her geçen gün azmini artırmaktadır. Onlar, yaz aylarını bitirip Eylül ayına girdikleri için yeni bir “çalışma planı” yapıyorlar. 4-5-6 Eylül olarak, dün, bugün ve yarın Kozaklı’da bütün önde gelen kadrolarını toplayıp iki günlük kampa girdiler. Bir yıllık çalışmalarını değerlendirip müzakereler yaptıktan sonra daha verimli olabilecek yeni “çalışma dönemi”ne girecekler.

Millî Görüşçüler yalnız kadrolarıyla müzakere ve istişareler yapmıyorlar. Vatandaşı dinliyor; çarşı, pazarı ziyaret ediyor; gençlerle buluşuyor; halkla konuşuyorlar. Sayın Arıkan’ın, “Yeni Nesil Siyaset” olarak nitelendirdiği “kuşatıcı” bir siyaset anlayışını benimsiyorlar. Ankara Kent Konseyi’ndeki “Söz Onda, Deneyim, Paylaşım Platformu”nda, “İyi insanlar siyasette yer almalıdır” diyerek; “Ortak akıl ve ‘biz’ dilini kullanan yeni bir siyaset anlayışına ihtiyaç olduğunu” anlattı. (8 Ağustos 2026)