Bismillâhirrahmanirrahîm!

Pkk'nın Silah Bırakması

10 AĞUSTOS 2026 günü Türkiye’nin güvenlik ve bekâsıyla yakından ilgili, “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair” 12 maddelik kanun teklifi TBMM’de görüşüldü. Çeşitli partilerce kullanılan 467 oyla kabul edildi. “Terörsüz Türkiye” adıyla 2 sene önce başlayan süreçten sonra kabul edilen “Çerçeve Yasa”ya ister “evet”; isterse “hayır” densin, her iki durumun da “risk” taşıyan yönleri vardı. Bu risk sona ermedi.

Son iki senede “terörsüz Türkiye” konusunda çok sözler edildi. Bazen endişeye kapıldık. Bu endişelerimizi seslendirdik; çözüm önerileri sunduk. Çünkü terör konusu 86 milyon olarak hepimizi ilgilendiriyordu. Konu “millî bir mesele” durumundaydı. Böyle bir meselede “itidalli” olmalıyız. Birbirimizi anlamaya çalışmalıyız. Birbirimize, “eyyyy!” hitabıyla meydan okuyarak bu sorunu çözemeyiz.

Doğrusu, yasanın kabul edildiği 10 Ağustos günü, bütün siyasi partiler “güzel şeyler” söyledi. Bende hepsinin Türkiye’nin geleceği adına “iyi niyetli” oldukları izlenimi uyandı. Önümüzde 6 aylık “çok kritik” bir süreç var. Bu süreçte, “PKK’nın “kendini feshettiği”, “silâh bıraktığı” kayıt ve tespit edilecek. Bunu Millî Güvenlik Kurulu’muz (MGK) “onaylarsa” yasa yürürlüğe girecek.

Millî Gazete’nin çok seslendirdiği bir kavram var: “Fikri takip”. Bir olay, yalnız haber yapmakla yetinilmez. Süreç “sonuna kadar” takip edilir. Siyasi partiler ve millet olarak fert fert bu konuda “fikri takip” sürecine girmeliyiz. Yasanın kabul günü TBMM’de verilen sözlerin takibini yapmalıyız.

NE DEDİLER?

Tbmm Genel Kurul

İSTERSENİZ, yasanın kabulü öncesi söylenen bazı sözleri hatırlayalım:

Bu kanun teklifi ne genel ne de özel bir af değildir. (Cüneyt Yüksel, Adalet Komisyonu Başkanı)

“Türk, Kürt, Arap kardeştir” vurgusuyla, artık demokratikleşme zamanıdır. (Oğuz Kaan Salıcı, CHP Milletvekili)

Milletin “barış” hakkına engel olmayacağız. Ben ve arkadaşlarım teklife “evet” diyeceğiz. (Özgür Özel, Yeni Parti Genel Başkanı)

Yüreğimizde, gönlümüzde terörsüz Türkiye’nin yanındayız. Bu yasa özel af değildir. (Feti Yıldız, MHP Genel Başkan Yardımcısı)

Yasaya “olur” vereni millet ve tarih affetmez. Bu yasa, terör örgütüne örtülü ve özel aftır. (Müsavat Dervişoğlu, İYİ Parti Genel Başkanı)

Türkiye, terör sorununu; kendi meclisi, kendi insanları ve kendi hukuk düzeni içinde çözmelidir. Sürece kategorik olarak karşı değiliz. (Mahmut Arıkan, Saadet Partisi Genel Başkanı)

BİR ANEKDOT: Yasanın kabulünden bir hafta önce, Bitlis’ten Çanakkale’ye; Diyarbakır’dan İstanbul’a 32 ili kapsayan bir gezi programı düzenleyen öğretmen Mehmet Refik Akın ziyaretime geldi. 1990’lı yıllarda Denizli PAÜ’de okuyan bu kardeşim, Siirt’in Güroymak ilçesinden. “Oralarda terörsüz Türkiye projesine nasıl bakılıyor?” diye sordum. “Herkes barış istiyor. Birbirleriyle kaynaşma başladı bile…” cevabını verdi.

Yasa çıkınca kendisini aradım. “Durumlar nasıl?” diye sordum. Dedi ki: “Herkes memnun. Bölge terörden çok çekti. Şu anda “terör bitti” diye müthiş bir turizm akını var. Sadece bazı ırkçılar rahatsız.”

SAADET’İN SINAVI

SAADET Partisi, ülkeyi karış karış dolaşan bir parti olarak halkın “barış” özlemini yakından gördü. “Terörsüz Türkiye hasreti”ne engel olmadı. İki tarafı da “riskli” olan bu teklife “şartlı” olarak “evet” dedi. Bundan sonraki süreçlerde “etkili söz sahibi” olma yolunu seçti. Hem, “evet” dedi hem de bundan sonraki süreçte yapılması gerekenleri hatırlattı. Saadet Partisi’nin konuyla ilgili bazı görüşleri şöyle:

M. Arıkan Tbmm Çerçeve Yasa Kon.

*Bu tercih, iktidarın yanlışlarına “destek” anlamına gelmiyor. “Evet” oyumuz iktidara verilmiş bir güvenoyu değildir.

*“Kalıcı çözüm” yalnız silâhsızlanma ile sağlanamaz. Adalet, hukuk, ekonomik kalkınma ve toplumsal bütünleşmenin birlikte ele alınması gerekiyor. İhtiyacımız olan “Yaşanılabilir Bir Türkiye”dir.

*Saadet Partisi, “evet”-“hayır” ikilemine hapsedilemez. Terörü üreten zemin tamamıyla kaldırılmalıdır. Bir taraftan “kardeşlik” diyeceksiniz; diğer taraftan siyasi rakiplerinizi düşmanlaştıracaksınız!

*Türkiye sahipsiz bırakılamaz. Muhalefetimiz sürecek. Hayra motor, şerre fren olacağız.

Saadet Partisi, diğerlerinden farklı bir sorumluluk üstlendi. Süreç devam ederken bazı “şartlar”ı olduğunu açıkladı. Sorumluluk aldı. Sürecin hassasiyetinin farkındayız. Yanlış mecralara yönelmemesi için Saadet Partisi’nin “fikri takip” görevini “çok dikkatli” yapması gerekiyor.

Hepimiz, özellikle 6 aylık en kritik süreci “çok dikkatli” takip etmeliyiz. Fakat Saadet Partisi’nin görevini çok önemsiyorum. Millet Saadet Partisi’ne “çok farklı” bir misyon yüklüyor. Bir özel bilgi: Yasa teklifi sürecinde Saadet Partililer kararlı davrandı; Öcalan af kapsamı dışında kaldı.