Çocukların her istediğinin karşılandığı, ihtiyaç duydukları her şeye kolayca ulaştığı bir dünyada büyümeleri, beraberinde önemli sorunları da getiriyor. İsrafın sıradanlaştığı günümüzde anne ve babaların çocuklarına yalnızca rahat bir hayat sunmayı değil, nimetlerin kıymetini bilmeyi, şükretmeyi ve yokluk ihtimaline karşı hazırlıklı olmayı da öğretmesi gerekiyor. Çünkü hiçbir nimet sonsuza kadar devam etmiyor.
İnsanlık tarihinin en büyük nimet bolluklarından birinin yaşandığı günümüzde kıyafetlerden ev eşyalarına, teknolojik cihazlardan camilere kadar pek çok şey eskimeden yenileniyor. Her istediği alınan ve konfor içinde büyüyen çocukların, gelecekte karşılaşabilecekleri zorluklara ne kadar hazırlıklı oldukları ise üzerinde düşünülmesi gereken önemli bir mesele.
NİMET BOLLUĞU ARTTIKÇA ŞÜKÜR VE KULLUK DA ARTIYOR MU?
Geçmişte sınırlı imkânlarla yaşayan ailelerin çocukları, bugün çok daha konforlu şartlarda yetişiyor. Ancak nimetlerin artmasıyla şükür, kulluk ve vefa duygularının da aynı ölçüde gelişip gelişmediği sorgulanmalı.
Çocuklara şükretmeyi anlatmak kadar, davranışlarla örnek olmak da önemli. İsraf etmeden yaşamak, kullanılabilir eşyaları korumak ve ihtiyaç fazlası tüketimden kaçınmak, çocukların ailelerinden öğrenebileceği temel davranışlar arasında yer alıyor.
ELEKTRİKLER VE SULAR KESİLİRSE ÇOCUKLAR NE YAPACAK?
Bir düğmeye basarak ışıkları açmaya, musluğu çevirdiğinde suya ulaşmaya alışan çocuklar, bu imkânların her zaman devam edeceğini düşünebilir. Oysa elektrik kesintileri, su kaynaklarının azalması ve kuraklık gibi sorunlar günlük hayatı bir anda değiştirebilir.
Hiçbir nimetin sonsuza kadar devam edeceğinin garantisi yok. Bu nedenle çocuklara suyu ve elektriği tasarruflu kullanmak, sahip olduklarını korumak ve imkânların kısıtlandığı durumlarda çözüm üretmek öğretilmeli. Tasarruf bilinci, yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda insani ve ahlaki bir sorumluluktur.
HER İSTEDİĞİNİ ALMAK ÇOCUĞA İYİLİK Mİ?
Çocuğun her isteğini karşılamak için borca girmek, kullanılabilir ayakkabısını hemen yenilemek veya ihtiyaç dışı harcamalar yapmak gerçekten iyilik mi? Ailelerin bu sorular üzerinde düşünmesi gerekiyor.
Her istediği karşılanan çocuk, zamanla sahip olduklarının kıymetini unutabilir ve daha fazlasını istemeye alışabilir. Bu nedenle çocuklara ihtiyaçlarıyla istekleri arasındaki farkı anlamak, beklemeyi öğrenmek ve ölçülü yaşamak öğretilmeli.
Hz. Ömer'e atfedilen, nimetlerin azalabileceği günlere hazırlıklı olunması ve hiçbir nimetin sonsuza kadar sürmeyeceği yönündeki uyarı da bu anlayışı hatırlatıyor. Tasarrufu tavsiye eden anne babaların, eğitimcilerin ve yöneticilerin de öncelikle davranışlarıyla örnek olması gerekiyor.
GELECEĞE HAZIRLIKLI NESİLLER YETİŞTİRMEK
Çocukları geleceğe hazırlamak, yalnızca iyi bir eğitim almalarını ve meslek sahibi olmalarını sağlamakla sınırlı değil. Onlara tasarruf, paylaşma, kanaat ve sorumluluk bilinci kazandırmak da anne babaların görevi.
Çocukların kullanılabilir eşyalarını özenle kullanmaları, suyu ve elektriği israf etmemeleri, ihtiyaç fazlası alışverişten kaçınmaları ve sahip olduklarını paylaşmaları teşvik edilmeli.
Çocukların geleceğini düşünmek, yalnızca bugün ihtiyaçlarını karşılamak değil, yarın imkânlar azaldığında nasıl yaşayabileceklerini de hesaba katmaktır. Çocuklara bırakılacak en değerli miras, sınırsız tüketim alışkanlığı değil; şükür, kanaat, tasarruf ve sorumluluk bilincidir.