Dünya ve ahiret saadetini temin etme noktasında bu sorunun cevabını ararsak; kadın İslami değerlerle İSLAM’DA mutlu.

Kapitalizmin ve feministlerin kadın için ortaya koyduğu uyduruk uygulamalar, hem kadını hem aileyi ve hem de toplumu bitme noktasına getirmiştir.

Kadınlar günü uydurukçası,

Kadına pozitif ayrımcılık,

İstanbul sözleşmesi,

Kadının beyanı esastır,

AB uyum yasaları... derken kadın da bitti, erkek de, aile de...

364 gün itip, aşağılayıp, fıtrata ihanet edip sözde bir gün kıymet vermek, ikiyüzlü Batı’nın çifte standart fotoğrafının ta kendisidir.

Kadın olarak Hatice, Aişe anam gibi, Hz. Meryem gibi, Fatımatü’z-Zehra gibi, Nesibe Sultan gibi, Nene Hatun gibi olmanın neresi kötüydü ki ey kadınlar! garip garip vadilerde kendinizi harap ettiniz...

Erkek olarak, baba olarak Muhammed Mustafa gibi, İbrahim peygamber gibi, ashab gibi olmanın neresini beğenmediniz ki ey erkekler! Değişik değişik kılıklara girip kendinizi zelil ettiniz...

Her gün ve her an kendilerine kıymet veren islam'ın değerini bilen kadın ve erkeklere ne mutlu!

İslam, kadınları üzmeme üzerine hassas bir bakış açısı ortaya koymaktadır.

Kadının temel haklarını, insanca yaşamasının temel prensiplerini İslam ortaya koymuştur. Bununla beraber Kur’an’da kadınların üzülmemesi gerektiği defalarca ifade edilmiştir.

Allah, kadınların üzülmesine niçin razı olmadı?

Allah Teala;

Kasas Sâresi’nde: "Gözü şen olsun ve üzülmesin diye..." (Musa (as)'ın annesi için);

Ahzab Sûresi’nde: "Gözleri aydın olması ve üzülmemeleri..." (Kadınlar için)

Meryem Sûresi’nde:" Onun altından ona üzülme diye nida etti..." (Hz. Meryem için)

Kasas Sûresi’nde: "Korkma ve üzülme..." (Musa (as)'ın annesi için)

Ayetler, kadının üzülmemesi üzerine yoğunlaştı. Çünkü kadının üzülmesi onu derinden etkiler, onun duyguları narindir ve üzgünlük onun güzelliğini kaybettirir, onu zayıflatır. İlmi olarak üzüntü, kadınlık hormonlarını olumsuz etkiler. Nice mahzun kadın vardır ki; çocuğu olmamış ve saçlarını dökmüş ve rengi solmuştur.

Bunun için anneni yaralayacak bir kelime söyleme, kız kardeşine katı davranma, kızına iyi davran ve ona tebessümlü ol, hanımını koru ve onun kalbini kırma.

Sonuç olarak, o kadınlara ancak kerem sahipleri ikram eder, alçak olanlar onları hakir eder.

Bu şekilde korunan kadın müsbet olarak etkilenecek ve çocuğunu yetiştiren aile ocağını inşa eden bir rol üstlenecektir.

Hikmet sahibi bir adama kadınların en hayırlısı hakkında soruldu O şöyle dedi: En hayırlı kadın;

1- Rabbini razı eden,

2- Sadece kocasına meyleden,

3- Evine sahip çıkan,

4- Beş vakit namazını kılan,

5- Aile sırrını ifşa etmeyen,

6- Çok gezmeyen ve tesettüre riayet eden

7- Sesi duyulmayan, yani yüksek sesle konuşmayan

8- Kavmi içerisinde kadınlık izzetini koruyan

9- Kendi nefsinde mütevazı,

10- Yavrularına karşı şefkatli davranan,

11- Kocasından hayır bulsa şükreden,

12- Kocasından şer bulsa sabreden,

13- Kocası yanına girse ona karşı tebessümle olup sevinçli olan,

14- Kocası evinden çıksa üzülüp onu özleyen,

15- Kocası kızsa ona yumuşak bir şekilde tahammül eden,

16- Kocasına onu beğenerek yönelen,

17- Kocası evden uzaklaşsa onun emanetlerini ve kendi namusunu koruyan,

18- Ayıbını görse örten,

19- Kocası özürlense özrünü kabul edendir.

Tabii ki kadın, aileyi ihya ve inşa noktasında bu özellikler ve güzelliklerle bezenirken; aile reisi erkek de aynı minvalde üzerine düşeni yaparsa; bu aile dünyanın cenneti hüviyetini kazanır.

Mutlu ve huzurlu aile, mutlu bir toplumu inşa eder.

Mutlu ve umutlu nesilleri ise ancak İslami hassasiyet inşa eder.