Ankara'da siyasetin hararetini zirveye taşıyan "terörsüz Türkiye" hamleleri, beraberinde yeni tartışmalar da getirdi.
Meclis'ten geçen son yasal düzenleme örgütün dağ kadrosunda beklenen karşılığı bulmadı.
Yüz yıllık derin bir meselenin sadece silah bırakma denklemine sıkıştırıldığı eleştirisi, önümüzdeki günlerde sürecin çok daha çetin geçeceğinin en net habercisi.
"Kürt Kelimesi Bile Geçmiyor"
Kürtçe yayımladığı bir video mesajla gelişmeleri değerlendiren PKK yöneticisi terörist Murat Karayılan'ın hedefinde yasanın dar kapsamı vardı.
Metnin içinde demokrasi kavramının yer almamasına ve halkın hassasiyetlerinin göz ardı edilmesine dikkat çekildi. Yasanın sorunu kökünden ele almaktan uzak olduğu savunularak, durumun tarihsel bağlamından koparıldığı vurgulandı.
Terörist Karayılan, eleştirilerini şu sözlerle ifade etti:
"Meseleyi sadece gerillanın silah bırakmasına indirgemiştir. Oysa bu sorun, yüzyıllık büyük bir sorundur. Dar bir yaklaşım vardır. Şüphesiz bu dar yaklaşım, sorunu çözüme kavuşturamaz."
Silah Bırakma İçin Öcalan Şartı
Gündemin en can alıcı noktası olan silahsızlanma tartışmalarında ise terörist elebaşı Abdullah Öcalan'ın fiziki durumu adeta bir kırmızı çizgi olarak masaya konuldu.
Örgütün mücadeleyi siyaset ve hukuk zeminine taşımaya hazır olduğu kaydedildi. Ancak bunun somut bir adıma dönüşebilmesi için sürecin doğrudan terörist Öcalan'ın bizzat devrede olduğu bir ikna mekanizmasıyla yürümesi gerektiği aktarıldı.
Terörist Karayılan'ın mesajında öne çıkan o kritik ifadeler şunlardı:
"Eğer Önder Apo devreye girerse, arkadaşları karşılarsa, toplantılar yaparsa ve ikna ederse, olur. Biz bu mücadeleyi savaş ve silah zemininden çıkarıp, siyaset ve hukuk zeminine taşımaya hazırız."
Ankara'daki siyasi koridorların örgütün tepe isminden gelen bu şartlı mesaja nasıl bir karşılık vereceği merak ediliyor.





