Körfez sularında fırtınalar koparan o akılalmaz iddia, iki komşu ülkeyi eşi benzeri görülmemiş bir diplomatik krizin ortasına sürükledi. ABD ve İsrail ile yaşanan çatışmaların gölgesinde ortaya atılan 3 İranlı pilotun Katar güçlerinin elinde esir olduğu yönündeki beyanlar, uluslararası arenada adeta deprem etkisi yarattı.
"Yanıltıcı İddia, Sadece Bir Cenaze Bulduk"
Katar cephesinden suçlamalara yanıt gecikmedi. İddiaları kesin bir dille reddeden Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, ortaya atılan senaryonun şaşkınlık yarattığını ifade etti. Mart ayında hava sahasını ihlal eden İran uçaklarının angajman kuralları çerçevesinde vurulduğunu hatırlatan el-Ensari, arama kurtarma çalışmalarında yalnızca bir pilotun cansız bedenine ulaşıldığını aktardı.
Bulunan cenazenin uluslararası insancıl hukuk kurallarına uygun olarak İran'a teslim edildiği kaydedildi.
İran'ın Öfkesi Dinmiyor
Tahran yönetimi ise esir pilotlar konusundaki iddiasından geri adım atmıyor. İran Genelkurmay Başkanlığı Kayıpları Arama Komitesi Komutanı Tuğgeneral Muhammed Bakırzade, olayın üstünün örtülmeye çalışıldığını savundu. Katar'ın iddiaları yalanlamak yerine, İran Hava Kuvvetleri uzmanlarından oluşan bir araştırma heyetine kapılarını açması gerektiği vurgulandı.
Doha yönetiminin süreci kısıtladığına ve oyalama taktikleri yürüttüğüne dikkat çekildi. Aylardır Katar'a girmek için bekleyen uzman ekibin kasıtlı olarak engellendiği ifade edildi.
Kördüğüme dönen bu derin krizde Katar'ın söz konusu İranlı heyete sınırlarını açıp açmayacağı merak ediliyor.




