
Bundan 30 sene… Yani 1996 yılında…
1996 yılında iktidarda hangi hükümet vardı?
* Efsane icraatlar yapan…
* Emekliye hakkını veren…
* Asgari ücretliye hakkını veren…
* Memura hakkını veren…
* Hatta fazlasını fazlasını veren…
* Büyük yatırımlara imza atan…
* Millî Görüş’ün olmazsa olmazlarından olan “ülkemizin fabrikalarla yeniden donatılması” için büyük hazırlıkların içinde olan…
* Dış politikada kalıcı imzalar atan; D-8 gibi…
* Buraya sığmayacak olan çok daha fazlası var…
***
İşte bu iktidar çok fazla lafı edilmeyen, konuşulmayan bir şey daha yaptı;
15 Ağustos 1996 tarihinde ülkemizde önemli bir karar alındı; kumar yasaklandı!
Türkiye'de kumarhanelerin kapatılması…
Sahi, Türkiye’de kumar ne zaman yasaklandı?
15 Ağustos 1996 tarihinde yayımlanan genelgeyle ülkemizde kumar yasağı resmen başladı.
Millî Görüş lideri ve dönemin Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan (Refah-Yol Hükûmeti), ahlaki ve sosyal gerekçelerin yanı sıra "Kumardan gelen haram parayı ben milletime hizmet olarak sunamam" diyerek bu kararlı tutuma liderlik etti…
Temmuz 1996'da "kumarhane kralı" olarak bilinen kişinin öldürülmesi, sektördeki illegal ilişkileri, cinayetleri ve kara para aklama iddialarını kamuoyunun önüne çıkardı.
Refah-Yol Hükûmeti, artan sosyal ve yasal sorunlar üzerine kumarhaneleri kısıtlayan ve kapatma sürecini başlatan adımı hemen attı.
***
Tanınan yasal sürelerin ve geçiş süreçlerinin ardından ülkedeki kumarhaneler gazinolar tamamen kapatıldı.
Dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’di…
Demirel, Refah-Yol Hükümeti’nin hazırlayıp Çankaya Köşkü’ne gönderdiği kumarhaneleri yasaklayan yasa tasarısını onayladı.
Türkiye’de tüm kumarhaneler kapandı.
Günümüzde çeşitli şans ve spor bahisleri üzerine yasal ya da yasal olmayan oyunlar oynatılmaya devam ediliyor olması ise tartışılıyor.
***
Yasayla birlikte kumarhanelerin işletme ruhsatları iptal edildi.
Türk vatandaşlarının kumar oynama erişimi sona erdirildi.
Yasa, özellikle uluslararası kumar sektörü ve bu sektörde çalışan kişiler üzerinde önemli etki meydana getirdi.
***
Efsane icraatlara imza atan Refah-Yol Hükümeti, 1997’de kumarhanelerin kapatılmasına yönelik yasal düzenlemeyi tamamladı.
Son kumarhane de mühürlenerek faaliyetlerini sonlandırdı.
O dönemdeki bazı gazete manşetleri şöyle idi:
* “Tek kollu canavar bu gece duruyor!”
* “Ağlaya ağlaya kumara veda ettiler!”
***
Hatırlatmak gerekirse; 1997 yılında Turizmi Teşvik Kanunu’nda yapılan değişiklik ise şöyle idi:
* “Turizm işletmelerine bağlı ya da müstakil olarak talih oyunları oynatılabilecek mahallerin açılması yasaktır. Diğer kanunların bu kanuna aykırı hükümleri yürürlükten kaldırılmıştır.”
***
Erbakan Hoca’nın başbakanlığındaki Refah-Yol Hükümeti’nin bu icraatı, kumarı yasaklaması her nedense konu gündem geldiğinde bile çok fazla konuşulmuyor!

NEDEN EŞEL MOBİL SİSTEMİ UYGULANMIYOR?
Antalya’dan arayan okurum dert yanıyor:
- “Domatesi, maliyetinin altında satmak zorunda kalıyoruz. Bu maliyetin altından nasıl kalkacağız?”
***
Emekliler ve asgari ücretliler bir başka dertli:
- “Açlık sınırının altında maaş alıyoruz. Aldığımız ücret sadece kiraya bile yetmiyor. Pazara geldiğimizde sadece bakabiliyoruz, satın almadan geri dönmek zorunda kalıyoruz…”
***
Memurlar deseniz onlar da farklı değil… 3-5 ayrı kurumdan maaş almıyorsanız geçinmeniz zor!
***
Halbuki bu sıkıntıları halletmek kolay; yönetim eşel mobil sistemini uygulasa mesele hallolacak!
Peki, nedir Eşel Mobil sistemi?
Şudur; her ay artan enflasyon oranında ücretlerin de aynı oranda artırılması… 6 ay sonrasını, 1 sene sonrasını beklemeden her ay maaşlara zam yapılması…
Emekli maaşları, asgari ücret, memur maaşları her ay enflasyon oranlarına göre artırılsa fena mı olur!

“ŞAKA YAPTIM, ŞAKA YAPTIM!”
Sarı Kovboy…
Nam-ı diğer Donald Trump…
Kendileri Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı…
ABD medyasının tarifi ile “ayak üstü onlarca yalan söyleme kapasitesine sahip” şahıs…
Ya da hemen her söylediğini sonrasında bir şekilde yalanlamak zorunda kalan, u dönüşü yapan bir kişilik…
Bu aralar hakkındaki, rezil kepaze sayfaları ile ünlü Epstein dosyaları gündeme gelmiyor, nedense!
***
Sarı Kovboy, son olarak öyle bir cümle sarf etti ki…
- “Çok yakında Hürmüz Boğazı’nı Amerikan toprağı ilan edeceğim!”
Bir başka ülke toprağı için, TV ekranında, “bizim olacak” diyen bir Sarı Kovboy!
Tıpkı, Kanada hakkında, “Kanada, bizim 51. eyaletimiz olmalı” dediği gibi…
Tıpkı, Grönland Adası hakkında, “bizim olmalı” dediği gibi…
Tıpkı, Panama Kanalı’nın kontrolünün kendilerinde olması gerektiğini söylemesi gibi…
***
Fakat sonra ne oldu biliyor musunuz?
Amerikan basınına konuşan bir Beyaz Saray yetkilisi, Trump'ın "şaka yaptığını" söylemişti.
Bu nasıl bir şaka!
Sarı Kovboy, bir ülke toprağı hakkında, “Burası bizim olacak!” diyor ve hemen ardından Beyaz Saray bürokratları alelacele ABD medyasına isim vermeden bir açıklama yapıyor;
- “Başkan, şaka yaptı!”
Bu nasıl bir şakadır!..
Olsa olsa “eşek şakası” olabilir…
***
Peki, nedir, “eşek şakası?”
Eşek şakası, karşısındaki kişiyi zor veya gülünç duruma düşüren, korkutan ya da öfkelendiren, ölçüsüz ve kaba şakalardır.
Bu tür şakalar genellikle fiziksel bir zarar verme tehlikesi taşır veya kişinin psikolojisini olumsuz etkiler.
Sınırları aşan ve karşı tarafı rahatsız eden hareketlerdir.
Utandıran ya da korkutan planlar içerir.
Komik olsun derken kişiye fiziksel veya ruhsal zarar verir bu türden şakalar…
***
Esasen baktığınız zaman bu bir “eşek şakası” bile değil!
“Tanımlanamayan” bir hareket gibi sanki…
“Tanımlanamayan” cisimler gibi…
Bilmem, siz ne dersiniz?