Çerçeve yasa oylaması partilerdeki görüş ayrılıklarının su yüzüne çıkmasına vesile oldu! Daha dün kuruldu denilebilecek Yeni Parti çatısı altında bile bu konuda önemli görüş ayrılıkları olduğu görüldü.
Yazılı ve görsel medyada oylama öncesinde yasanın kabulünden yana olan Genel Başkan’ın partili milletvekilleri ile toplanıp onlara “konuşmamı dinleyin, bana güvenin” dediği şeklinde haberler yer aldı!
Oylama sonucu ise tam “dakika bir, gol bir” denilecek şekilde tecelli etti! 91 kişilik Yeni Parti grubunda 54 milletvekili hayır oyu verirken 32 milletvekilinin kabul oyu verdiği ortaya çıktı!
Yani Yeni Parti’nin üçte ikisi çerçeve yasaya hayır dedi!
Peki, bu sonucu nasıl yorumlamak gerek?
Acaba oylama öncesinde “konuşmamı dinleyin, bana güvenin” diyen Genel Başkan’a “sana güvenmiyoruz” denilmek mi istendi?
Yeni Partililer, böyle bir sonucu partilerindeki demokratik anlayış ile izah etmeye çabalıyorlar.
Partimizde herkes özgürce oyunu kullanır, kimse kimseye müdahale etmez türünden bir savunma ile sonucu sahipleniyorlar.
Ancak böylesine kritik bir oylamada bu çaba fazla inandırıcı olmuyor.
Yeni Parti’nin siyasetteki ilk günlerinde karşı karşıya kaldığı bu tablo, gelecek günler için kafalarda soru işaretleri oluşturuyor.
Ve “daha ilk günlerde genel başkan böyle yalnız bırakılırsa ileride başına kim bilir neler gelir” deniliyor.
Evet, Yeni Parti, siyasetteki ilk günlerinde birlik ve beraberlik görüntüsü veremedi!
Partinin üçte ikisinin farklı düşündüğü ayan beyan görüldü.
Sonraki günlerde toparlanabilirler mi?
Yani önemli ülke sorunlarında Yeni Partililer tek ses halinde hareket edebilirler mi?
Yoksa yine her kafadan bir ses mi çıkar?
Genel Başkan “bana güvenin” derken ona güvenmiyormuş gibi hareket etmelerinin Yeni Partililer açısından güzel olduğu söylenebilir mi?
Şimdi ortaya çıkan sonucu tevil etmeye çalışıyor ve Genel Başkan’ın arkasında sımsıkı durduklarını ilan ediyorlar.
Sımsıkı duruş böyle ayrılık ise kim bilir gevşek durduklarında neler olacak! Belki de ortada Yeni Parti diye bir şey kalmayacak!