Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan liderleri sürpriz bir şekilde Mekke’de bir araya geldiler.

Mekke’de 7 Ağustos 2026 günü hukuki terimi ile “tedafüi” bir anlaşma imzaladılar. Yani savunma ile ilgili bir iş birliği anlaşması imzaladılar. Bunu İslam NATO’su veya İslam Ordusu şeklinde değerlendirenler bile oldu.

Bu ülkelerden birine yapılacak bir silahlı saldırı, diğerlerine de yapılmış sayılarak savaşa dahil olunacak.

Hemen akabinde ABD basını bunu Başkan Trump’ın bir başarısı olarak ilan etti. Böylece anlaşıldı ki, bu ittifakın ilk bakışta görünmeyen amacı İran’ın ABD ve İsrail mütecavizlerine karşı zafer kazanmasının önüne engel koymak.

Nasıl mı?

Suudi Arabistan’da bulunan ABD-İsrail üslerinden İran’a karşı füze-uçak saldırıları yapılacak, İran buna misilleme yaptığında ise Suudi Arabistan’a saldırdığı ileri sürülerek, sayılan üç ülke İran’a karşı savaşa girecek. Türkiye aynı zamanda bir NATO ortağı ülke olduğundan otomatik olarak Türkiye’yi koruma bahanesi ile NATO da İran’a karşı savaşın içine girecek. Sonra İran mağlup edilerek BOP gerçekleşecek. Mizansen bu.

Bu arada İsrail basını bu Mekke anlaşmasını kendine karşı bir tehlike ve tehdit olarak değerlendirdi. Maksadının bu üçlü anlaşmanın asıl amacının dünyadan gizlenmesini temin etmek için görüntü karartmak olduğu anlaşılıyor.

ABD bu anlaşmayı yapmaya mecbur kaldı denebilir. Çünkü İran karşısında perişan oldu, bölgedeki üslerinin yok olması, enerji merkezi olan bu bölgedeki kontrolünü kaybetmesi ve yaklaşan seçimlerin Trump’ı koltuğundan etmesi söz konusu. Bunu önlemeye ve bölgedeki varlığını devam ettirmeye çalışıyor.

Ey bu üç devletin yetkilileri!

Büyük Şeytan Amerika ve onun ahlaksız başkanı sizin “dostunuz ve müttefikiniz” onun rica makamında baskılarına boyun eğmek zorunda kalıp bu adımı mecburen attınız. Sanırız ki bu tür baskı ve ricalardan siz de hoşnut değilsiniz. Birazcık dik durarak ve ustalıklı adımlar atarak bu hoş olmayan baskılardan kurtulup tarihi adımlar atma fırsatı şu an elinize geçmiş bulunuyor:

Yoğun ve ustalıklı diplomasi trafiği yürütmek üzere bir plan yaparak işe başlayabilirsiniz. Öncelikle Suudi Arabistan, İran ve Mısır ile bir köprü kurun. Suudi Arabistan ülkesinde bulunan üslerin herhangi bir Müslüman ülkeye karşı kullanılmasına müsaade etmesin. İran ise Suud’dan emin olacağı için bu ülkeye füze atmasın. Mısır ile de bu şekilde sonuçlar alacak adımlar atın. Böylece İran’ı ve Mısır’ı da bu şartlarla Mekke anlaşmasına dahil edin. Sıra diğer bölge ve başka kıtalardaki Müslüman ülkelerine gelsin. Onlar da Amerika ve İsrail belasından muzdarip durumdalar ama başlarını kaldıramıyorlar.

Hazır ABD ve İsrail, İran karşısında perişan ve şaşkın durumda iken siz de onlar için bu diplomatik atraksiyonu ortaya koyun ve bölgenin şeytanlardan temizlenmesini sağlayın, tarihe altın harflerle geçin.

Böylece Mekke anlaşmasını şeytanların etkisinden kurtarmış hem de ortak “haremimiz” olan Mekke’ye şeytanların girmesine mani olmuş olursunuz. Unutmayın, bu kitabımız Kur’an’ın bir emridir.

Tevbe Sûresi 28’de buyurulur ki:

“Ey iman edenler! Bilin ki Allah’a ortak koşanlar pisliğe batmışlardır; artık onlar bu yıldan sonra (Mekke’de bulunan) Mescid-i Haram’a yaklaşmasınlar. Eğer yoksulluktan endişe ederseniz, unutmayınız ki Allah size -dilerse- kendi lütfuyla bolluk verir. Allah bilmekte, hikmetle yönetmektedir.”

Ey Karun kadar zengin olanlar!

Ey dünya lideri olma iddiasındakiler!

Ey nükleer güç sahibi olanlar!

Batmakta olan şeytanlara bir tekme de siz indiriniz, bölgemiz haremimiz şeytanlardan temizlensin!

Müslümanları perişanlıktan kurtarın!

Çok mu zor şeyler öneriyoruz?

Allah’ın lütfu ile ayağınıza gelmiş bu fırsatı değerlendirin!

Tarihe geçin!

BİRLİK OLMAK

Kitabımız bize birlik olun buyurdu,

Birlik olmazsak nasıl koruruz bu yurdu?

Kitabımız bize akıllı olun buyurdu,

Aklı kullanmadan nasıl koruruz bu yurdu?