Büyük şeytan Amerika’nın pedofili Başkanı Trump, İsrail’in burnunu sürtmekte olan Yemen’e karşı yeni dümenler çeviriyor.
Dümen derken; hile, dalavere, yalan ve dünyayı kandırmaya yönelik söz ve davranışlar içinde demek istiyoruz.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Trump, gücün ta kendisidir” iltifatı ile Pakistan Başbakanı Şerif’in “Allah sizi korusun, Allah size, daima bu şekilde hizmet edebilmeniz için uzun bir ömür versin” dualarını aldıktan sonra, Türkiye ile Pakistan’ı Mekke mutabakatı ile İsrail ve Suudi Arabistan’ı savunmaya yönlendirmek için dümenler çevirmekte olduğunu biliyoruz.
Geçen hafta AKP iktidarının kararttığı Halk TV’nin muhabiri Serra Karaçam’ın Trump’a yönelttiği; “Suudi Arabistan’ı savunmak için Türkiye’den asker isteyecek misiniz?” sorusuna, “Erdoğan’dan isteyebilirim. Çünkü ben ne istersem onu yapar” cevabını verdi.
Bizleri hayretler içinde bırakan o cevabın neyin nesi olduğunu düşündüğümüzde şu ihtimal akla geliyor:
Bu şeytan herif Türkiye’yi şantaj ve tehdit ederek kendi isteklerini yaptırmaya çalışıyor. Ne konuda şantaj ve nasıl bir tehdit olduğunu Trump-Erdoğan özelinde olduğundan dolayı elbette biz bilemeyiz.
Peki Trump, bunu kullanarak AKP iktidarına ne yaptırmak istiyor?
ABD’nin İslam dünyasında en sadık ve en zengin müttefiki, aynı zamanda İsrail’in en sadık destekçisi Suudi Arabistan’dır. Yıllarca ezdiği, abluka uyguladığı ve yüz binlerce sivil vatandaşını öldürdüğü Yemen’in; misillemelere başlaması dolayısıyla zor duruma düşen Suudi Arabistan’ı kurtarıp, Yemen “Husilerini” etkisiz hale getirmesi için Mehmetçik’i cepheye sürmek. Önce Pakistan’ı, savaşmak üzere Suud’un savunması için Yemen’e karşı cephelere göndermiş. Şimdi Türkiye’yi de göndermek istiyor. Böylece hem Suudi Arabistan’ı kurtaracak hem de İsrail’in ulaşımının önündeki engelleri kaldıracak.
Böyle bir isteği kabul edip, ordumuzu Arabistan’a ya da Yemen’e göndermek istemesi AKP iktidarının bir akıl tutulması sayılır. Türk halkı ve dünya Müslümanlarının kahir ekseriyetinin, İsrail’e kök söktürmesinden dolayı alkışladığı ve dua ettiği yoksul ve ezilmiş Yemen’e karşı savaşmak büyük bir akıl tutulması sayılır. Aynı zamanda böyle bir savaş, İsrail ve ABD’nin bölgedeki çıkarlarının gereğini yapmak anlamına gelir. Bizzat ABD’nin, Suud’lu yetkililerin ve Türkiye’deki uzmanların itirafları ve de halkımızın genel kanaati bu yöndedir.
Ordumuzun Yemen’e karşı savaşa sokulması aklın, mantığın, dış politikamızın, inancımızın ve kanaatimizin gerçeklerine tamamen aykırı olduğunu herkes görüyor ve kabul ediyor.
AKP iktidarı yetkililerinin de söylediği gibi bu akılsızlığın hayata geçirilebilmesi için iki ayrı işlem gerekiyor:
Birincisi maddeleri ve şartları hâlâ açıklanmayan, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında akdedilen “Mekke Ortak Savunma Anlaşması” TBMM’ye getirilip orada onaylanacak.
İkincisi ise Suudi Arabistan’a ve Yemen’e asker gönderilebilmesi için hazırlanacak bir tezkerenin TBMM’ye sunulması ve orada şart koşulan çoğunlukla kabul edilip onaylanması gerekecek.
Mademki şeytan Trump şantaj ve tehditle, akla mantığa ve realiteye uymayan isteklerini AKP iktidarına dikte edip yaptırma hevesinde. O halde bu istekleri “Gazi Meclis’te” milletimizi temsil eden milletvekilleri bu konuda onu engelleyerek etkisizleştirebilme becerisini göstermelidir.
Önce “Mekke Ortak Savunma Anlaşması” TBMM’de reddedilmeli. Bu mümkün olmazsa iktidarın getireceği Suud ve Yemen’e asker gönderme tezkeresi TBMM tarafından kabul edilmemelidir.
Türkiye ne Amerika’nın ne de başka bir ülkenin dümenlerine alet edilebilecek bir devlet değildir. Velev ki şantaj veya tehditle de olsa kimse bunu yapamaz.
Tarihimize baksınlar; bu milletin kahraman ordusu, zalimlere karşı destanlar yazmış, mazlumların duasını hep alagelmiş bir ordudur. Daha birkaç sene önce gerek Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerek dışişleri bakanlarımız Suudi Arabistan’ın Yemen’de zulümler ve katliamlar işlediğini dünyaya haykırmışlar, şimdi bunun tam tersini söylüyorlarsa bu normal bir durum değildir. İktidarın üzerinde tehdit veya şantaj olabilecek büyük bir baskının olduğu anlaşılmaktadır.
Bu baskıyı dağıtabilecek bir yasama ve karar organımız olan TBMM’yi oluşturan şu andaki milletvekilleri gereğini yapmalıdırlar ve yapacaklardır.
Aksi takdirde Trump’ın emrivakisi ile Yemen’e karşı bir askeri harekâtta yer almamız, şanlı ve şerefli tarihimize leke sürmek demek olacaktır.
Milletvekillerimiz, AKP iktidarını bu duruma düşmekten kurtarmalıdırlar.
SESSİZ BEDDUALAR
Bombalar hep İslam diyarına,
Yanıp yıkılıyor, kütür kütür;
Sessiz beddualar var yarına,
İşte bizi bu sükût ürkütür!