Gayrimüslimler, ceberut zorba zalimler tarafından uzanan o zalim eli durduracaksın. Ama işte biz bunu anlayamadığımız için; senin İslam cemaatin olmadığı için bunu yapamadık. İslam, bir cemaattir, İslam, cemaat-i kübra noktasında başında bir hilafet makamı ve İslam Birliği vardır. Bu olmadığı zaman; o münferit yapmamız gereken çoğu şeyi biz kendimiz yapamayız.
Cemaat, ikiye ayrılır; biri cemaat-i suğra, biri de cemaat-i kübradır. Namazlarımızı eda etmek için oluşturduğumuz cemaate, cemaat-i suğra denir. Yani küçük cemaat.
İkincisi: Cemaat-i kübradır. Yani büyük cemaat. İslam cemaatinin başındaki lider halifedir, buna da büyük imam denir. Şimdi Kur'an-ı Kerim'de Al-i İmran Sûresi’nde 103. ayet-i kerime vardır. Bu ayet, temel dayanağımızdır. İslam’ın cemaat olup hep birlikte Allah'ın ipine sımsıkı sarma noktasında düsturumuzdur. "Allah'ın ipine toplu bir şekilde sarılınız ve ayrılığa düşmeyiniz, "Burada bir emir, bir de nehiy vardır. Allah'ın ipine toplu olduğunuz halde, sapasağlam sarılınız. Bir de nehiy vardır; ayrılığa düşmeyiniz.
Şimdi bu ayet-i kerimeyi çok iyi anlamak için, ayetin sibak ve siyakı deriz ya, şöyle bir önceki -birkaç önceki- birkaç sonraki ayet-i kerimelere baktığımız zaman aslında bize mesajını veriyor. 102. ayet-i kerimede;
"Ey iman edenler! Allah’tan ona yaraşır bir şekilde, hakkıyla korkunuz, sakın ha Müslümanlık dışında bir ölümle ölmeyiniz" buyruluyor.
Bir kimse, ferdi, ailevi toplumsal ve insanlar arasındaki irtibatlarını hepsini bir ölçü ile yerine getirir.
Öncelikle kendi zatında şunu düşün ki; sen Müslümanlar dışında bir ölümle ölmemekle emrolundun, peki şimdi çok ilginçtir ki; Allah her bir mümine, ey iman edenler diye hitap etti ve sakın ha sizden her bir kimse müminler Müslümanlar dışında bir ölümle ölmesin fermanı izhar etti.
Sanki bunun yolunu bize bu ikinci ayet-i kerime açıyor. Tamam ya Rab, biz karar verdik, Müslümanlar dışında bir ölümle ölmeyeceğiz, bunun kolay yolu nedir, Cevaben bu ayet-i kerime geliyor, yani; Allah'ın ipine toplu olduğunuz halde sarılınız, Allah'ın ipine toplu olarak sarılınız, şimdi burada Allah'ın ipi nedir?
Kur'an, Allah'ın uzatılmış ipidir, Allah’ın gökyüzünden yeryüzüne uzattığı bir iptir. Allah’ın ipi, İslam nizamı, Kur'an ve din olarak tefsir edilir. Abdullah bin Mesud, hablullah yani Allah’ın ipi; cemaattir diyor, İslam cemaatidir. Bakın çok önemlidir bu tefsir. (vağtesimu bi hablillah) bak ayet-i kerimenin devamı, Allah'ın ipi; yani İslam cemaatine sarılınız. Bunun tamamlayıcı unsuru ayrılığa düşmeyiniz, ayrı olmayınız, uyarısıdır.
Burada atlamamız gereken önemli bir nokta bu. İkinci nokta; ayet böyle bitmiyor, Allah'ın ipine toptan sarılınız, cemian ifadesi de, Abdullah bin Mesud'un ifade ettiği gibi, oradaki mananın İslam cemaati olduğunu ifade ediyor. Allah'ın ipi İslam cemaatidir, İslam cemaatine sapasağlam sarılınız, yapışınız sonra da ayrı ayrı düşmeyiniz.
Muhterem kardeşlerim!
Burada, ayetin sibakı-siyakı çok ilginç, bazı şeyler bize istifade etmemiz noktasında onu mutlaka unutmadan arz etmem lazım; ama burada ayetin bizden istediği toptan Allah’ın ipine sarılınız olayını basit bir misalle arz edeyim; araba bir çamura saplanmış, bu arabayı çamurdan çıkarmak lazım, orada 10-15 kişi var, herkes bekliyor; bir tanesi diyor ki, ya arabanın arkasında ip var veya halat var, şimdi bu arabayı çıkarmamız lazım. Ben güçlüyüm diyor, bir tanesi geliyor, uğraşıyor, uğraşıyor, kan ter içerisinde ben bittim yoruldum arkadaş, yapacak bir şeyim yok, belki biraz araba kımıldar gibi oldu ama benim işim değil bu, hemen bir başkası o ne demek ben varım, ikincisi, üçüncüsü, sekizinci, onuncu kişi ve sonunda hepsi ortada yığılıp kalıyor, araba nerde? Hâlâ çamurda ve hepiniz de bittiniz, Allah ne buyuruyor, bizim şu andaki Müslümanların dünyadaki hali ona benziyor, onun için o sekiz, on adam hepsi aynı anda halattan tutup çekecekti, o araba çamurdan çıksın; herkes ne dedi, ben üzerime düşeni yaptım arkadaş, ben yaptım yapacağımı, baksana kan ter içerisinde kaldım, diğeri de ben de yaptım fazlasıyla ama siz bir şey yapmadınız, Allah'ın verdiği akıl nimetini kullanmadınız, Müslümanlar, bugün bu âlemde, öyle değil mi? Hiç kimse demiyor ki biz boşladık, biz yapmadık. Herkes diyor ki; biz en güzel şekilde yaptık ve yapıyoruz. Ama Allah cemian buyuruyor, hep birlikte aynı anda Allah'ın ipine sarılın, görün bakalım o çamurdan çıkmaz zannettiğimiz o araba ve içerisinde yardım bekleyen, medet bekleyen, şöyle sana gözün dikmiş n’olur bize yardım edin diyen mazlumlar nasıl da kurtulacaktı... Tamam yardım edeceğiz diyor herkes ama bakıyor bakıyor, bakıyor, bundan da iş çıkmadı, öbüründen de iş çıkmadı, hep birlikte olup da şöyle tutuversek, ortada hiçbir şey kalmayacak, bunu atlıyoruz biz. Ayet-i kerime çok ilginçtir, nasıl devam ediyor?