Hayatın sıkıntıları, insanların hataları ve bitmek bilmeyen mücadeleler insanı zaman zaman nefessiz bırakabilir. Ancak insanı bunaltan yalnızca çevresindeki kötülükler değildir. Bazen yanlış beklentilerimiz ve sorunlarla mücadele yöntemlerimiz de kendi huzurumuzu kaybetmemize neden olur.
İnsan nasıl nefes almadan yaşayamazsa manevi huzurunu kaybederek de sağlıklı bir hayat sürdüremez. Başkalarının bizi bunaltmasına izin vermediğimiz gibi kendi düşüncelerimizle kendimizi tüketmemeye de dikkat etmeliyiz.
HAYATTA İYİLİK VE KÖTÜLÜK BİR ARADADIR
Dünya hayatı zıtlıklar üzerine kuruludur. Gece ile gündüz, hayat ile ölüm, iyilik ile kötülük bir arada bulunur. Bu nedenle herkesin iyi olduğu, hiçbir sorunun yaşanmadığı bir dünya beklemek gerçekçi değildir.
Kötülüğün varlığını kabul etmek, kötülüğe razı olmak anlamına gelmez. Önemli olan, kötülüklerle mücadele ederken kendimizi tüketmemektir.
Ailede, iş hayatında ve sosyal çevremizde herkesin bizim gibi düşünmesini bekleyemeyiz. İnsanların farklı iradeleri, beklentileri ve hataları olduğunu bilerek yaşamak zorundayız.
HER SORUNLA MÜCADELE ETMEK İNSANI TÜKETİR
İnsan, karşılaştığı bütün kötülükleri tek başına ortadan kaldırmaya çalışırsa zamanla yorulur. Plansız ve gücümüzü aşan mücadeleler, sorunları çözmek yerine kendi kendimizi yıpratmamıza neden olabilir.
Sürekli olumsuz haberler takip etmek, insanların hatalarını konuşmak ve her meseleyi kendimize dert edinmek de manevi huzurumuzu olumsuz etkiler.
Bu nedenle sorunlarla mücadele ederken ölçülü davranmalı, gücümüzün yettiği konulara yönelmeli ve kendimizi gereksiz sıkıntılardan korumalıyız.
İNSANLARLA ARAMIZA MESAFE KOYMAYI BİLMELİYİZ
Hayatımızdaki herkes kusursuz değildir. Dostlarımız, akrabalarımız ve güvendiğimiz insanlar da hata yapabilir. Bu nedenle ilişkilerimizde güven kadar tedbire de yer vermeliyiz.
Bir insanla aramıza mesafe koymak, ona düşman olmak değildir. Bazen bu mesafe, kendi huzurumuzu korumanın en doğru yoludur.
Geçmişte yaşadığımız olumsuzluklardan ders çıkarmalı, aynı hataları tekrar etmemeye özen göstermeliyiz. İnsanlara kötü gözle bakmadan, ancak kendimizi de sürekli zarara uğratmadan yaşamayı öğrenmeliyiz.
SÜREKLİ BOĞUŞMAK BİR İBADET DEĞİLDİR
“Birileriyle sürekli boğuşmak bir ibadet çeşidi değildir.”
İnsan, kötülüklerle mücadele ederken kendi manevi dünyasını da korumalıdır. Sürekli tartışmak, herkesi değiştirmeye çalışmak ve bütün sorunları üstlenmek zamanla insanı dininden, çevresinden ve insanlığından soğutabilir.
Başkalarının bizi boğmasına engel olmaya çalıştığımız kadar, kendi kendimizi boğmamaya da gayret etmeliyiz.
Hayatın bütün sıkıntılarını ortadan kaldırmak mümkün değildir. Önemli olan, hangi konuda mücadele edeceğimizi, ne zaman sabredeceğimizi ve ne zaman mesafe koyacağımızı bilmektir.
İnsan, kötülüklerle mücadele ederken kendi iyiliğini ve huzurunu kaybetmemelidir. Allah hepimize huzur ve afiyet içerisinde bir hayat yaşamayı nasip etsin.