Mekkeli putperestler, Sevgili Peygamberimiz’e, “Kral olmak istiyorsan kral yapalım. Zengin olmak istiyorsan Mekke’nin en zengini yapalım ve Mekke’nin en güzel kızlarıyla evlendirelim. Yeter ki şu peygamberlik davasından vazgeç” teklifini getirdiklerinde Sevgili Peygamberimiz:

“Vallahi, eğer Güneş’i sağ elime, Ay’ı sol elime koysalar ben bu İslam da’vetini Allah onu ızhar (açıklayıp üstün getirinceye) edinceye kadar veya ben bu yolda yok oluncaya kadar terk etmem” buyurmuş. (Beyhaki, Delail-un-Nübüvve 2/187, ibni Hişam, sire 1/266)

Dünyamızda değişen bir şey yok. Hâlâ insanlar makam, para ve kadınla kandırılmaya devam ediyorlar.

Medya, mafya, siyaset ilişkisinde makam, para ve kadın birleştirici oluyor.

Kilisede Hıristiyanlar, camide Müslümanlar bir araya geldikleri halde, servetin etrafında her grubun en çürükleri bir araya geliveriyorlar.

Sinek, bal tabağını uzaktan görürmüş. Ne olduğunu araştırmak için tabağın kenarına konarmış. Önce hortumunu daldırırmış. Tatlı gelince farkına varmadan ayakları, sonra kanatları bala dalarmış. Tam karnı doyunca, “Şimdi kartallar gibi yücelerden uçarım” dermiş ama kanatlarını kıpırdatamazmış ve balın içinde ölür gidermiş.

“Ben, mala, makama, kadına aldanmam” demeyelim.

Biz Yusuf Aleyhisselâm’ın dediğini diyelim:

(Yusuf) dedi ki: "Rabbim, hapishane bana, onların beni çağırdığından daha sevimlidir. Eğer sen bu kadınların tuzağını benden geri çevirmezsen, ben onlara meylederim, cahillerden olurum."

Rabbi, O’nun duasını kabul etti de kadınların tuzağını O’ndan geri çevirdi. Şüphesiz O, işitendir, bilendir.” (Yusuf Süresi ayet 12/ 33-34)

Sevgili Peygamberimiz’in yaptığı duayı yapalım:

“Allah’ım, rahmetini umuyorum, bir göz açıp kapayıncaya kadar beni bana bırakma. Bütün işlerimi ıslah et. Senden başka yaratan, yaşatan ve yöneten yoktur” duasıdır. (Ebu Davud, Sünen, K. Edep, Bab Babü ma yekulu iza esbaha, hadis 4426)

Akrabanın akrepliği Yusuf’u yolundan alıkoymadığı gibi Mısır’ın en güzel kadını da alıkoyamadı.

Mısır azizi, Yusuf’un temiz olduğunu bildi. Hanımına “Günahın için istiğfar et” dedi. (Yusuf 29) Ancak halka karşı namusunu temizlemek için Yusuf’u hapse attırdı.

Olsun. Hapse atanlar, iftira edenler, hakir görenler, yok etmeye çalışanlar iç dünyalarında Müslüman’ın dürüstlüğünü makam, para, kadın, şan, şöhret için eğilmeyeceğini bilsin.

Bir gün gelir işin içinden çıkamaz, hanımının, oğlunun, kızının, babasının, çevresinin bozukluğunu düzeltmek, bozulan ekonomik dengeyi yoluna koymak için Yusuf’u hapishaneden çıkarıp devlet başkanlığına getirdikleri gibi Müslüman’ı da baş tacı ederler.”

Yeter ki, “Onlar yiyecekte biz bakacak mıyız? Biz de malı götürelim” demeyelim.

Müslüman’ın kalitesi makam, para ve kadınla imtihanda ortaya çıkar. “Dökülen dökülsün ben dökülmezem” deyip yola devam edelim.