Herkes kendi hayatında hoşlanmadığı ve “keşke” dediği üç olayı hatırlasın ve “Neden, ben böyle yaptım?” dediği yerde, ilk başta kendi nefsinin etkili olduğunu görecek ve ikinci planda ise her gün namazda manasını anlamadan okuduğu “Mie’l-cinneti ve’n-nas” da açıklandığı gibi şeytan ve şeytanlaşmış insanların etkisi altında kaldığını görecektir.

“Kur’an’da her şey var’ diyorsunuz ama ben Çevre Etkisi konusunda ayet bulamadım” diyene birçok ayet sunabilirdim ama ezberimde olan bu ayeti okudum ve manasını verdim

Yani “Cinlerden ve insanlardan olan şeytanların şerrinden sana sığınırım” diye Rabbimize sığındığımızı okurken bütün hayatımızın her anında Allah’ın tenimiz üzerinde etkisini gördüğümüz gibi aynı zamanda olaylara karşı tedbir alırken Allah’ın ayetlerine göre davranmamız gerektiğini yani İslam’ın kurallarına sığındığımızı söylüyoruz.

Kendimiz gibi ölümlü insanların kriterlerine göre hareket ettiğimizden kendimizi kendi nefs hapishanesine kilitliyoruz.

Nefs, haramla beslenmeyi tercih eder.

En yüksek makama kendini layık görür.

Bakmayın siz yüksek makamdakilere, “Allah başımızdan eksik etmesin” diyenlere.

Düşünce, ilk tekmeyi vuranların onlar olduğunu gördük.

Bu hâl, hepimizde var.

İsterseniz bugün çaktırmadan bir sohbet arasında ortaya politikacılar, din konusu, doktorlar, futbolcular üzerine sırayla sohbeti devam ettirin, bunların hepsinden daha doğru yapılabileceklerini sıralayıvereceklerdir.

İşte o söyledikleri, nefs hapishanesinde kendisine ezberletilenlerdir.

Dışarı çıkmasına izin verilmez;

Allah’a baş kaldırmasına göz yumulur;

Hatta “Özgürlük madalyası” takarak diğerlerine de özendirilir.

Nefs hapishanesine ilk giren İblis/Şeytandır.

Yalnız kalmayayım diye bizim içimizden ihlâssızları ayartıyor.

Kâfirlere pek yaklaşmıyor hatta ben sizden uzak duracağım deyip yanlarından kaçıyor.

Bedir harbinde:

“Şeytan, onların yaptıklarını onlara süslemiş ve “Bugün size galip gelecek yoktur ve ben sizin yanınızdayım” demişti. Fakat iki topluluk birbirlerini görünce, (Şeytan) iki topuğu üzerinde geri dönüp, "Şüphesiz ben sizden uzağım. Ben sizin görmediğinizi görüyorum. Ben Allah’tan korkarım. Allah'ın azabı şiddetlidir" demişti.” (Enfal süresi ayet 8/48)

Şeytan bile, “Ben Allah’tan korkarım” diyor.

Zalim zorbanın biri, “Bana gönlümü eğlendirecek yalaka bulun” demiş.

Bulmuşlar ve o zalimi övmeye başlamış, tarihte adı büyüklerin her birini sayıp arkasından, “Sen ondan da büyüksün” dedikten sonra, “Sen, Hazreti Ali’den bile büyüksün” deyince o zorba zalim, “Bu nasıl olur?” deyince yalaka, “Hazreti Ali Allah’tan korkardı. Sen O’ndan da korkmazsın” demiş.

Al sana, nefs hapishanesinde bir zehirli soluklanma.

Sinek kanadıyla yelpazelenme.

Nefs hapishanesini altınla doldurmaya çalışırken nefes alacak yerlerin azalmasını bile süsleyen yalakalar, “Karun gibi oldun” diyerek büyütürken eziyorlar da farkına varamıyor nefsine uyanlar.

Benlik putuna taptığından her hücreye/makam putuyla beraber girer.

Yanında kimseyi istemez; çünkü onun ayarında yeryüzünde adam yoktur.

Âlemlere rahmet Hazreti Muhammed aleyhisselam, dualarından birinde:

“Allah’ım, beni bana bırakma” diye dua ettiğini bu Pazartesi günü Arapçası ve kaynağıyla beraber yazmıştım.

Nefs hapishanesinde bile, bize nefes veren Allah celle celalühün dini olan İslam’ın emir ve yasaklarına uyarak o hapishanenin görünmez tellerini teker teker parçalamaya devam edelim ve kula kulluktan hep beraber kurtulalım.