Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı İsmail İlhan Hatipoğlu, fon soruşturmasında yürütülen uluslararası incelemelere ve tasfiye sürecine dair kritik bilgileri paylaştı. Milyonlarca yatırımcının mağduriyetine yol açan olayda paranın izinin sürülmesi için adli ve mali mekanizmaların tüm hatlarıyla devreye sokulduğu aktarıldı.

29 ÜLKEYE 48 AYRI TALEP İLETİLDİ

Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) aracılığıyla uluslararası mali istihbarat ağı Egmont üzerinden 29 ülkeye toplam 48 ayrı talep iletildiği bildirildi. Yürütülen bu kapsamlı çalışmada 278 gerçek ve tüzel kişinin banka hesapları, nakit birikimleri ve kripto varlıkları dahil olmak üzere tüm mal varlıkları araştırılıyor.

Hatipoğlu, yurt dışına kaçırılan ya da aktarılan varlıkların Türkiye’ye kazandırılması amacıyla adli istinabe sürecinin titizlikle yürütüldüğünü kaydetti. İlgili ülkelerin yetkili makamları ve başsavcılıklarıyla resmi iletişim köprülerinin kurulduğu, şüpheli kişilerin mal varlıklarının dondurulması ve Türkiye’ye getirilmesi için çalışmaların aralıksız sürdüğü ifade edildi.

ÖZEL YASAL DÜZENLEME VE MADOFF ÖRNEĞİ

Tasfiye sürecindeki mevcut olağan mevzuatın yatırımcıların zararını hızla telafi etmekte yetersiz kalabileceğine dikkat çeken Hatipoğlu, bu nedenle özel bir yasal düzenlemeye ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Süreçte iki katılım finans kuruluşunun tasfiyede görevlendirildiği aktarıldı.

Düzenleme hazırlanırken dünyadaki benzer skandalların incelendiğini vurgulayan Hatipoğlu, ABD’de 2008 yılında ortaya çıkan Bernard Madoff vakasını örnek gösterdi. Madoff olayında ilk ödemenin üç yıl sonra yapılabildiğini, tasarruf fonundan gerçekleştirilen ödemenin ise 2017 yılına kaldığını hatırlatan Hatipoğlu, Türkiye'de hazırlanan özel mevzuatla yatırımcıların haklarına çok daha kısa sürede ulaşmasının hedeflendiğini vurguladı.

Kaynak: HABER MERKEZİ