Saadet Partisi Sosyal İşler Başkanlığı, “Üretimin İçinde, Emeklilik Hesabının Dışında” başlıklı sosyal gündem analiz raporuyla çıraklık ve mesleki eğitim dönemlerinde yapılan sigorta girişlerinin emekliliğe etkisini gündeme taşıdı. Raporda, eğitim sürecinde işletmelerde fiilen çalışan, üretime katılan ve iş hayatının riskleriyle karşı karşıya kalan gençlerin sigorta kayıtlarının emeklilik başlangıcı sayılmamasının yıllardır süren bir sosyal güvenlik mağduriyetine yol açtığına dikkat çekildi.

SİGORTA GİRİŞİ EMEKLİLİĞE SAYILMIYOR

Raporda, meslek lisesi öğrencileri ile çırakların mesleki eğitimlerinin bir bölümünü işletmelerde geçirdiği, meslek öğrenirken üretim sürecine katıldığı ve çalışma hayatının risklerini üstlendiği belirtildi. Buna karşın, bu dönemlerde yapılan sigorta girişlerinin uzun vadeli sigorta kollarını kapsamaması nedeniyle emeklilik başlangıcı olarak kabul edilmediği hatırlatıldı. İşyerinin çalışma düzenine dâhil olan gençler adına sigorta kayıtları tutulmasına rağmen bu kayıtların emeklilik bakımından beklenen sonucu doğurmadığı vurgulanan raporda, mevcut durumun sosyal güvenlik sisteminde çözüm bekleyen önemli bir sorun olduğu ifade edildi.

HAKKANİYETLİ BORÇLANMA MODELİ İSTENDİ

Geçmişte yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi için fiilen çalışılan dönemlerin ve mevcut sigorta kayıtlarının dikkate alınması gerektiği kaydedilen raporda, eksik uzun vadeli sigorta primlerinin hakkaniyetli bir borçlanma modeliyle tamamlanabilmesine imkân tanıyacak yasal düzenleme yapılması çağrısında bulunuldu. Raporda ayrıca, bugün mesleki eğitim alan öğrencilerin ve çırakların da benzer mağduriyetlerle karşılaşmaması için sosyal güvencenin güçlendirilmesi gerektiği belirtildi. İş sağlığı ve güvenliği, çalışma süreleri ve sosyal haklar konusunda denetimlerin artırılması gerektiğinin altı çizildi.

TEKİN: “MESLEKİ EĞİTİM UCUZ İŞGÜCÜ OLARAK GÖRÜLEMEZ”

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Sosyal İşler Başkanı Av. Sinan Tekin rapora ilişkin değerlendirmesinde, devletin görevinin emeği görmezden gelmek değil, emeğin hakkını korumak olduğunu vurguladı. Çıraklık döneminde geçen yılların yok sayılamayacağını belirten Tekin, mesleki eğitimin gençleri ucuz işgücü olarak gören bir anlayışla yürütülemeyeceğini ifade etti. Tekin, “Önce Ahlâk ve Maneviyat demek; işçinin alın terini korumak, çırağın emeğini gözetmek ve hak sahibine hakkını teslim etmek demektir. Mesleki eğitim gençlerimizi ucuz işgücü olarak gören bir sistem değil; onları meslek sahibi yapan ve geleceğe güvenle hazırlayan bir yapı olmalıdır. Devletin görevi emeği görmezden gelmek değil, emeğin hakkını korumaktır” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Milli Gazete