Kur'an'ın tamamını okumaya hatim denir ve çok faziletlidir. Çokça faziletlidir. Fakat arz ettiğim gibi Kur'an okunduğu zaman saygı duymalı, kalbine sindirmeli. Manasını anlamaya çalışmalı. Böylece bütün zerreleriyle Kur'an'a saygı duyulmalı. Öyle diyor güzel Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem.

Kur'an-ı Kerim, öyle sıradan bir kitap değil, saygı duymak lazım. Kur’an, Allah kelamıdır. Okuduğumuz zaman derlenip toparlanmalı. Allah kelamı diyerek saygın bir vaziyete girmeli ve mümkünse okunan ayetler içine sindirilmeli. Bunun manalarını da mümkünse okuyarak, anlayarak, tefsirlerden bakarak kalbine yerleştirmeli, saygı duymalı. Kur'an okunduğu yerde bir başkasının onu dinlememesi, konuşma yapması haramdır, günahtır. Onun için Kur'an okunduğu zaman karşında adamlar varsa dışından okuma güzel kardeşim. Çünkü o adam seni dinlemiyorsa, Kur'an'ı dinlemiyorsa ona günah işlettirmiş oluyorsun. Ondan dolayı mesela evi yolun kenarında olanlar camın dibinde açıktan sesli Kur'an okumamalı. Çünkü sesli Kur'an okursa sokaktan geçen adamlar o Kur'an'ı duyarlar, onu durup dinlemeleri lazım. Bu, onun için farz olur. Kur'an dinlemek, ayet dinlemek böyle. Kur'an okunduğunda susun, dinleyin diyor dinimiz. Adam dinlemediği zaman günaha girer ama işe gidecek adam, memur adam işine gidecek, esnaf iş yerine gidecek, işçi fabrikasına gidecek. Bunları günaha sokmuş oluyorsun, günaha girmelerine sebep oluyorsun. Ondan dolayı Kur'an okunduğu zaman başkaları varsa duyacak gibi biz de içimizden okumalıyız. Tabii Kur'an'ın harflerini telaffuz etmeden okuma olmaz. Kur'an'ı böyle okumalı. Okunan Kur’an’ı duyunca da ona saygı duymalı.

KUR’AN’I DİNLEYEN BİRİLERİ VARSA FARZ-I KİFAYE OLUR

Böylece Kur'an'ı saygıyla dinleyen de onu okuyan, dinleyen kimse de, saygıyla dinleyen de okumuş gibi sevap alır. Yalnız şu var. Mesela bir mecliste bir sürü insan var. Bunlardan bazıları Kur'an'ı dinliyor. O zaman farz-ı kifaye olur. Yani Kur'an'ı dinleyen birileri varsa öbürleri başka işle meşgul olabilirler. İşte bundan dolayı mesela mevlit okunuyor memleketimizde. Mevlit okunurken bir tarafta yemek yeniyor, bir tarafta Kur'an okunuyor. Dinleyenler var çünkü. Dinleyen olduğu zaman bir başkası saygı göstermek kaydıyla, Kur'an'a aykırı şeyler sergilememek kaydıyla Kur’an’ı dinlemeyebilirler. Ona cevaz var. Ondan dolayı buna çok dikkat etmeli. Okuyanlar, başkaları varsa dinleyeceklerse açıktan okumalı. Dinlemeyeceklerse onların duymayacağı şekilde telaffuz ederek kelimeleri, harfleri sesli okumalı.

KUR'AN OKUYAN, RABBİNİ ZİKRETMİŞ OLUR

Şimdi okuduğu zaman da esas olan Kur'an'ın hükümleriyle amel etmektir. İşte böyle kimseler vardır ki Kur'an okurlar. Hiç onun manası onları ilgilendirmez. Sadece ağızlarında kalır ve hükümlerini bilmezler, uymazlar hükümlerine. Böyle kimseler gelecek ahir zamanda diyor. Kur'an'ı yüzünden okuyacaklar ama Kur'an'ın hükümleriyle amel etmeyecekler. Davranışları hiç Kur'an'a uymayacak. Gırtlaklarını geçmez diyor okudukları Kur'an. Öyle diyor güzel Peygamberimiz. Böyle bir kavim gelecek. Bunlar diyor ümmetimin şerlilerindendir, şerli kimselerdir, bunlara çok dikkat etmek lazım. Hadis-i şerifi Ahmed ibn Hanbel, Müslim, İbn Mace, Tabarani, Ebu Zerri Gıfari ve Rafi bin Amr hazretleri nakletmişler. Keza Hazreti Enes'ten yine şöyle bir rivayet var. Birtakım insanlar Kur'an okuyacaklar, bu okudukları Kur'an kalplerine geçmeyecek sadece dillerinde kalacak, onlar dinden çıkar giderler, okun yayından çıktığı gibi diyor. Bu hadisler sahih hadislerdir. Bunlara uymak lazım. Kur'an okunduğu zaman ayak uzatmamak lazım. Konuşmamak lazım. Dinlemek lazım. Kur'an'ı kalbine sindirmek lazım. Ahkamıyla amel etmek lazım, hemen hükümlerini öğrenmek lazım. Onun için sadece dilde kalmamalı. Kalbini de ısındırmalı Kur'an'a ve böylece Kur'an okumaya devam etmeli. Sevap kazanır insan. Allah'ın emrini telaffuz eden kimse Rabbini zikretmiş olur. Kur'an okuyan, zikretmiş olur. Allah'ı anmış olur ve şeytanı defetmiş olur. Ondan dolayı müminler her gün Kur'an okumalı. Elhamdülillah memleketimizde hatim edilir. Kur'an hatim duası edilir ve Cenab-ı Hak'tan Kur'an'ın ahkam-ı ameliyesine kolaylığı vermesi istenir. Kendimiz için, çoluk çocuğumuz için, memleketimiz için, Müslümanlar için dua edilir. Allah'ın kelamını okuduktan sonra hatim indirenler hakkında müjdeler var. Kur'an'ın tamamını okumaya hatim denir ve çok faziletlidir. Çokça faziletlidir. Fakat arz ettiğim gibi Kur'an okunduğu zaman saygı duymalı, kalbine sindirmeli. Manasını anlamaya çalışmalı. Böylece bütün zerreleriyle Kur'an'a saygı duyulmalı. Öyle diyor güzel Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem.