Şimdi sokaklara bakıyoruz, maalesef manzara iç açıcı değil. Allah’ın haram kıldığı şeyler aleni bir şekilde işleniyor. Dar elbiseler, vücut hatlarını belli eden giysiler, kıyafetler… Müslüman hanımların böyle giyinmesi caiz değildir. Ama bakıyorsun, adı Ayşe, Fatma olan kızlarımız sokaklarda daracık kıyafetlerle dolaşıyor. Erkeklerle sarmaş dolaş geziyorlar, uygunsuz hallere giriyorlar. Bizler Müslümanız, böyle şeylere göz yumamayız. Çünkü Allah Teâlâ, bizi “en hayırlı ümmet” yaptı. En hayırlı ümmet olmanın şartı da, iyiliği emredip kötülüğe engel olmaktır. O halde kardeşlerim, ne yapacağız? Hem amellerimize sarılacağız hem dua edeceğiz hem de çevremizdeki kötülüklere karşı duyarsız kalmayacağız.

HİÇ DEĞİLSE KALBİNLE BUĞZ EDECEKSİN

İşte bakıyorsunuz, camiden çıkıyoruz, namazımızı kılıyoruz ama sokakta gördüğümüz kötülüklere karşı tepkimiz olmuyor. Hatta bazıları, gençlerin nikâhsız olarak birbirine sarılmasını, öpüşmesini görünce “Helal olsun ya, yakışıyor gençlere” diyebiliyor. Haşa! Allah’ın haram kıldığını nasıl helal görebilirsin? Kardeşim, Allah’ın emri açıktır: Nikâhsız ilişkiler haramdır. Mümin kişi “Helal olsun” diyemez. İman, Allah’ın haram dediğine “haram”, helal dediğine “helal” demektir. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor: “Siz en hayırlı ümmetsiniz. Çünkü iyiliği emreder, kötülükten sakındırırsınız.” Peki biz ne yapıyoruz? “Kanun var hocam, ben fiilen engel olamıyorum.” Evet, kanun var, elinden gelmez. Ama dilinle uyarabilirsin. O da olmadı mı? Hiç değilse kalbinle buğz edeceksin.

HAKKI SÖYLEMEKTEN ÇEKİNMEYİN

Hakkı gizlemeyin. Hakkı söylemekten çekinmeyin. Karşınızdaki her türlü yetkiye sahip bir idareci olsa bile doğruyu söyleyin diyor. “Bu, en büyük cihattır” buyuruyor güzel Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem. Bu hadisi de Ebu Davud, İbn Mace, Ahmed ibn Hanbel, Tabarani, Ebu Said Hudri, Ebu Umame Elbahili, Nesai, Semüre, Ahmed bin Muhammed Nesai diğer sahabilerden nakletmişler. Allah onlardan razı olsun. Şefaatlerine bizi layık etsin inşallah. Peygamberimiz’e kulak vereceğiz ve bu güzel basit şeyleri yapacağız. Bunlar çok kazandırıyor, görüyorsunuz. Cihadın en faziletlilerinden biri de insanın nefs-i emmaresiyle mücahede etmesidir. Nefs-i emmare ne der, “Namaza kalkma, yat daha erken der, cami de neymiş, niye cemaate gideceksin ki?” der mesela. Birilerine yardım etmeye niyetlendin, “Sen o kadar çalıştın, kazandığın parayı başkasına mı vereceksin, verme o parayı” der, nefis böyle der. “Deli misin sen” der. Ha o zaman Allah'ın emri neyse, Peygamber’in emri neyse onu yapmak, nefsin emrine karşı koymak cihadın en faziletlisidir.

“PEYGAMBERİMİZ’İN HAREKETLERİNE UYACAĞIZ”

Camiye girerken sağ ayakla girmek lazım. Peygamber’in sünneti bu. Güzel yerlere sağ ayakla girilir. Kötü yerlere sol ayakla. Mesela tuvalete sol ayakla girmek sünnettir. Büyük bir Türkistan evliyası, kafasında bir fikir varmış. Tuvalete girerken sağ ayağıyla girmiş. İçine girdikten sonra tuvaletin, aklına gelmiş sağ ayakla girdiği, 10 gün yememiş içmemiş, ceza vermiş kendine. Yani evliya olmanın sırrı burada. Peygamber’in en basit hareketlerinde bile Peygamber’e uyduğun zaman evliya oluyorsun. Şimdi ya bunlar basit hareketler deme. Öyle deme. Peygamber’e uymak önemli. Her konuda sadece namaz kılarak değil, oruç tutarken değil, her konuda her zaman hayatımızın her safhasında Peygamber’in hareketlerine uyacağız. O ne yaptıysa onu yapacağız.

AŞIRI YEMEKTEN UZAK DURMAK GEREKİR

Hocam “Müslüman göbekli olmaz” diyorlar, ne dersiniz? Müslüman olarak çok yemeyeceksin, aşırı yemeyeceksin ama yemezsen de çalışamazsın arkadaş, aşırılıktan uzak durmak lazım, tembellik yok, aşırı yemek yok, Müslüman’a bunlar yakışmaz. Hocam mal alım satımında kullanılabilen dijital paralarla alım satım yapılır mı? Şimdi para dediğin kâğıt para kabul edilmiş insanlar arasında, malın değeri kabul edilen şey para gibi olur, eğer herkesle kabul ediliyorsa onlarla da parayı alıp verebilirsin, onlar da alıp satabilirsin.