Başımıza sıkıntılar, musibetler geldiğinde Hakk’a teslim olacağız. Asla isyana düşmeyeceğiz. Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri’nin buyurduğu gibi, “Mevla görelim neyler neylerse güzel eyler” diyeceğiz. Bu inancımızı asla bozmayacağız.
Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor: “Ahir zamanda ümmetimin başına kaderden bir kapı açılacak ve o kapıyı kapatmaya hiçbir şey engel olamayacak.” Kadere iman eden kederden emin olur. Bu yüzden kadere inanacağız ve Allah'ın takdirine teslim olacağız. Başımıza bir sıkıntı, bir dert geldiğinde bu Allah’ın kaderidir diyeceğiz, isyan etmeyeceğiz. Başımıza gelen musibetleri imtihan olarak göreceğiz, Allah’a sığınıp O’ndan yardım isteyeceğiz. Sakın başımıza gelen bir sıkıntıda, “Benden başka kul bulamadın mı?” veya “Niye bana bunu veriyorsun?” gibi yanlış sözler söylemeyelim. Gelen hoş geldi, safa geldi diyelim, ama “Ya Rabbi, bana sıkıntı verme” diye dua da edelim. “Mevla görelim neyler neylerse güzel eyler.” Belaları başımızdan def etmek amacıyla sadaka verelim, hayır yapalım. Peygamberimiz, bütün insanların en üstünü olduğu hâlde en çok sıkıntıya maruz kalan insan olmuştur. O, Allah’a isyan etmemiş, başına gelenlere sabretmiş, teslimiyetle karşılamış ve bu sayede en yüksek dereceye ulaşmıştır. Allah, iyi kullarını bile imtihan eder, sıkıntı vererek derecelerini yükseltir. Bazı müminlerin günahları da dünyada başlarına gelen sıkıntılarla affedilir. Allah bazen müminleri sıkıntılarla imtihan ederek onların günahlarını temizler.
ALLAH’A TESLİM OLACAĞIZ, İMANIMIZA ŞÜPHE GETİRMEYECEĞİZ
İnanmayanlara, Allah’ın varlığını birliğini İslam’ın hakikatlerini inkâr edenlere ise Allah dünyada daha çok yol açar, çukurları daha derin olsun diye, azapları çoğalsın diye, çünkü ahiretin azabı daha büyüktür. Kuraklık, kıtlık, pahalılık, hastalık, fakirlik, evlat kaybı hep kaderledir. Bunlara karşı asla isyankâr olmayacağız, Allah’a teslim olacağız, imanımıza şüphe getirmeyeceğiz. Kaçırdıklarımıza üzülmeyeceğiz. Allah’tan yardım isteyecek, O’na sığınacak, O’ndan yüz çevirmeyeceğiz. Allah’tan gelen hoş geldi sefa geldi. Başımıza sıkıntılar gelince Hakk’a teslim olacağız. Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri’nin buyurduğu gibi: “Mevla görelim neyler neylerse güzel eyler.” Bu inancımızı asla bozmayacağız. Şu ayet size yeter; Kur'an-ı Kerim'de buyrulduğu gibi: "Yeryüzünde ve canınızda başınıza gelen her musibet, biz onu yaratmadan önce bir kitapta yazılmıştır." (Hadid Suresi, 22. ayet-i kerime) Her şey Levh-i Mahfuz'da yazılmıştır. Bunlar ezelden yazılmış yazılardır. Bu güzel hadisi aklımızdan çıkarmayalım.
AHİR ZAMANDA ZALİM İDARECİLER VE ONLARIN YARDIMCILARI
Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor: “Ahir zamanda ümmetimin başına bazı idareciler ve onların yardımcıları gelecektir. Bunlar zalim idarecilerin avenesidir (yardakçılarıdır). Onlar Allah'ın gazabına uğrayacaklar ve Allah'ın cezasını hak edeceklerdir.” Güzel Peygamberimiz, “Sakın ha onlardan olmayın, onlara yardım etmeyin, onlara uymayın ve zulme ortak olmayın” buyurarak onlarla birlikte olmayı ve iş birliği yapmayı yasaklamıştır. Kötülüklere katılmayın, Kur'an emirlerinden ve sünnetten yüz çevirmeyin. Böyle kimseler başınıza gelecek, idarecileri ve koruyucuları sapık olacak. Onların yaptığı yanlışları siz de yapmayın, onlardan uzak durun. Peygamberimiz bir başka hadisinde, “Benden sonra sultanlar (idareciler) gelecek, fitneler olacak. Bu idareciler, develerin yataklarındaki pislikler gibi her türlü kötülüğü çıkaracaklar. Onların yakınları da bu fitnelerin içinde olacak. Sakın onlara ortak olmayın, dine uymayan emirlerine kapılmayın, onlardan uzak kalın” buyuruyor. Bu idareciler kimseye hayır göstermezler. Ancak dininden vazgeçenleri, Allah'ın haramlarını çiğneyenleri ve Kur'an'a uymayanları kendilerine yardımcı alırlar, onları desteklerler. İslam tarihinde böyle sarhoş, zalim idareciler gelmiştir. Etraflarındakiler de hep zulümle hareket eden kimselerdir. Siz bunlardan olmayın. Bu hadis-i şerifi Taberani ve Hâkim, Abdullah ibn Haris'ten nakletmiştir.