Peygamberimiz sallallahu ve sellem buyuruyor: “Öyle bir zaman gelecek ki dini bilen kalmayacak. Gerçek fukaha kalmayacak, fitne onlardan çıkacak. Yine böyle zor durumlara, fitne işlerine, karışıklıklara da onlar sebep olacak.”

Sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor: “İnsanların üzerine öyle bir zaman gelecek ki Kur'an'ın ancak resmi kalacak. Kur'an'la amel etmek, Kur'an'ın manasını düşünmek, Kur'an'ın öğütleriyle öğütlenmek kalmayacak.” Yani fasıkların zamanında olduğu gibi Kur'an'ı şarkı türkü yerine koyacaklar, şarkı türkü gibi okuyacaklar, makam yapacaklar ama hiç içinin manasına, ahkâmına önem vermeyecekler. Böyle zaman gelecek diyor Peygamberimiz. Kur'an'ın okunuşunun bir usulü var. Tecvit deniyor bu ilme. Ona riayet etmiyorlar. Harfleri başka şekilde çıkarıyorlar. Kelimelerin yerlerini değiştirip, böyle baskıları vurgulama suretiyle değiştiriyorlar. Yani kelimeleri eksik ve fazla yapıyorlar böyle ses bakımından. Bunların derdi Kur'an'ın anlamıyla, manasıyla, hükmüyle amel etmek değil. Sadece o ses güzelliği vesair. İşte böyle bir zaman gelecek. Sadece Kur'an'ın böyle okunmasıyla, makamlarıyla oyalanacaklar. İçine, manasına bakmayacaklar. Hükümlerine bakmayacaklar. Öyle bir zaman gelecek diyor Peygamberimiz sallallahu vesellem.

GERÇEK İMAN SAHİPLERİ KALMAYACAK

Öyle bir zaman gelecek ki yine İslam'ın ismi kalacak, gerçek iman sahipleri kalmayacak ve gerçek Müslümanlar, böyle İslam'ın emirlerine dört dörtlük gayretle yapışan ve asla onun dışına çıkmayan güzel ihlâslı halis sıddıklar, sadık Müslümanlar kalmayacak. Dinin emirlerine itaat olmayacak. Sadece isimde Müslümanlık kalacak. Yine bu konuda hariciler bunlardandır. Bidat ehilleri bunlardandır. Müslüman olacaklar, bununla isimlenecekler ama İslam sadece isimlerinde kalacak ve onlar İslam'dan insanların en uzağı olacaklar, şaki insanlar yani şakavet sahibi insanlardır bunlar. Adamların mescitleri son derece süslü olacak, güzel yapılı olacak, büyük olacak. Ama yüksek maksatlardan, tevhit inancından, Allah'ı zikirden, Allah'a kulluk ibadeti yapılmaktan uzak olacak. Bunlar olmayacak. Sadece binası güzel olacak. Binalar çok büyük olacak, temiz olacak, güzel olacak ama, amel bakımından harap olacak. İçinde amel edilmeyecek tevhit, zikir ve ibadetler olmayacak. Bu devrin fakihleri, fıkıh hocaları da semanın gölgesi altında olan fakihlerin en şerlileri olacaklar. Düşündükleri gibi böyle bilgilerini, gerçek bilgilerini hakiki bir fıkıh bilgisini uygulamamaları böyle yanlış şeylere gitmeleri sebebiyle, yanlış şeyler söylemeleri, yanlışları tatbik etmeleri sebebiyle fukahanın şerlileri olacaklar. Şeri ilimler yok olacak, yıkılmış olacak, unutulmuş olacak.

HEM KENDİLERİ SAPARLAR HEM DE MİLLETİ SAPTIRIRLAR

Allah celle celaluhu ilmi kullarının üzerinden ancak şu şekilde kaldırır. Âlimler bulunmaz, âlim olmayınca da insanlar böyle cahil kimseleri reis edinirler. Bu reis cahil kimseler kendilerine soru sorulduğu zaman ilimsiz olarak fetva verirler. Hem kendileri saparlar böyle kimseler, hem de milleti sapıtırlar. Öyle bir zaman gelecek ki diyor Peygamberimiz sallallahu ve selem, “Dini bilen kalmayacak. Gerçek fukaha kalmayacak, fitne onlardan çıkacak. Yine böyle zor durumlara, fitne işlerine, karışıklıklara da onlar sebep olacak. Bu işlerin kökü onlara varacak. Dini emirleri uygulamayacaklar. Dini fayda gözetilmeyecek.” Abdullah ibn Amr'dan, keza Muazibn Cebel'den bu hadis-i şerifi nakletmişler. Böyle zaman geldiğinde insanlar, kendilerini dini bilgilerle mücehhez kılmalılar. Kur'an'da ne var iyi bilmeliler. Tefsir okumalılar. Peygamber Efendimizin tarihini, sahabenin tarihini okumalılar. Efendimizin (S.A.V.) hadislerini okumalılar. Böyle bilgili olmalılar. Böyle ilimsiz cahillerin sözlerine kanmamalılar. Çocuklarını da sevdiklerini de buna göre yetiştirmeliler. Bu zamana hazırlık açısından, böyle müminler de buna hazırlıklı olmalılar diyor Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem.