Mümin, acısını yaşarken sessizce gözyaşı dökmekle yetinmeli, şeytanın vesvesesine kapılarak taşkınlık yapmamalıdır. Cenazede bağırıp, çağırmak, üstünü başını parçalamak caiz değildir, Peygamber Efendimiz bilhassa bu konuda uyarılarda bulunuyor.

Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in yakınlarından birinin vefatı üzerine kadınlar toplanmış ve ağlıyorlardı. Hz. Ömer ( radıyallahu anh) biliyorsunuz sert mizaca sahip bir sahabeydi, ağlayanların olduğu yere gelerek kadınlara bağırdı ve onlara ağlamamalarını söyledi. Hz. Ömer Efendimiz, sert bir üslupla ağlamayı durdurun diye kadınları uyardı. Bunun üzerine Peygamberimiz durumu gördü ve Hz. Ömer’i şu sözlerle uyardı: "Ya Ömer, onları bırak. Ağlasınlar, Kalp üzülünce gözden yaş akar". Gözyaşı merhamet alametidir. Kalpte merhamet olmazsa gözden yaş akmaz. Gözyaşı bazen iyidir, Hazreti Ömer neden bu kadar sert davrandı kadınlara çünkü ölüm Allah'ın emridir, herkese gelecektir. Kadere karşı mı geliyorsunuz anlamında kadınları sertçe uyardı.

ALLAH’IN KADERİNE İTİRAZDIR BU

Ancak ağlarken Allah'ın kaderine razı olarak ağlamak gerekir. Bağırarak, saç baş yolarak, göğüs döverek, elbise parçalayarak ağıt yakmak büyük günahtır. Peygamberimiz, bağırıp çağırmadan usulca gözyaşı döken kadınları bırakmasını ve onlara müdahale etmemesini Hz. Ömer'e söylemiştir. Bu ağlama şekli caizdir, çünkü merhamet eseridir. Allah kalbi böyle yaratmıştır. Ancak bağırıp çağırmak, dövünmek, saç yolmak Allah'ın kaderine itiraz anlamına gelir ve bu putperest Arapların âdetidir, bizim Türklerde yok mu sanki, zamane cenazelerinde ölenin arkasından bağıra çağıra ağlamayanı kınıyor insanlar. Sakın yapmayın cenazelerde bağırıp çağırıp ağıt yakmak Müslümana yakışmaz, Allah’ın kaderine itirazdır bu, kesinlikle haramdır.

PEYGAMBERİMİZ KADINLARIN BU ŞEKİLDE AĞLAMASINA İZİN VERDİ

Hz. Ömer, kadınların bağırıp çağıracağı endişesiyle müdahale etmişti. Oysa onlar usulca ağlıyorlardı. Peygamberimiz, bağırıp çağırmadan gözyaşı dökmenin Allah'tan olduğunu, bağırıp çağırmanın ise şeytandan olduğunu buyurdu. Bu nedenle kadınların bu şekilde ağlamasına izin verdi. Taşkınlık alametleri yapmadan gözyaşı dökmek iyidir, merhametin göstergesidir ama taşkınlık yapmayacaksın asla.. Bunlar yasak dinimizde. Tabi kadın kısmi daha duygusaldır, buna kapı açarsanız kadınlar da sınırı aşabilir, sınırı aşmayacaksınız, bunu bileceksiniz, bu sınırları bilmeyenler dövünmeye, saç yolmaya başvurur ki bu Müslümanlığa sığmaz. Gözyaşının usulca akması dinimize aykırı değildir. Bazı hocalar ağlamayı mekruh görse de bizim mezhebimize göre bağırıp çağırmadan ağlamak caizdir.

ŞEYTANIN VESVESESİNE KAPILARAK TAŞKINLIK YAPILMAMALI

Peygamberimiz buna izin vermiştir, sesli ağlamak ise yasaktır günahtır. Usulca ağlamak da kerahat yoktur haram da yoktur. Böyle zor durumda bağırıp çağırdın mı şeytanın anırmasıdır ağlamasıdır, kalp üzüntülüyse gözden yaş akar. Mümin, acısını yaşarken sessizce gözyaşı dökmekle yetinmeli, şeytanın vesvesesine kapılarak taşkınlık yapmamalıdır. Samimiyetle gözyaşı döken Müslüman merhametlidir, onun kalbi yumuşaktır. Ama daha fazlası uygun değildir, kendini zaptedeceksin, müminlik bunu gerektirir. Efendimiz bilhassa bunun üzerinde duruyor. Dinimizin emirlerini ve hükümlerini bilmek zorundayız, aksi halde sınırı aşarız. Bu hadis-i şerifi Ahmed bin Hanbel, Abdullah bin Abbas'tan rivayet etmiştir.