Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor: “Benden sonra ümmetim içinden öyle insanlar gelecek ki Kur'an okuyacaklar, fakat okudukları Kur'an onların gırtlağını geçmeyecek, kalplerine inmeyecek.” Kur'an'ı sanki gösteriş için okuyacaklar, anlamını kalplerine indirmeyecekler, emirlerini ve hükümlerini sindirmeyecekler, Kur'an emirleriyle hareket etmeyecekler. Sadece dilleriyle okuyup geçecekler, kalpleri Kur'an'dan nasibini almayacak, düşünmeyecekler. Geçmiş milletlerle ilgili kıssaları hiç düşünmeden tefekkür etmeden okuyup geçecekler. Peygamberimiz, bu kimseler için "dinden çıkarlar" buyuruyor. Bir rivayette "İslam'dan çıkarlar", bir başka rivayette "haktan dışarı çıkarlar, hak üzere olmazlar" denmiştir. Bunlar Allah'ın dini İslam'da olmazlar, sadece Kur'an okuyorlar, hükümleriyle amel etmiyorlar.

MÜSLÜMAN, ALLAH'A VE PEYGAMBER'E TESLİM OLAN İNSANDIR

Peygamberimiz zamanında İslam yayıldı, insanlar Peygamber Efendimizi çok sevdi, uğruna canlarını verdiler. Peygamberimizin çok sevildiğini gören bazıları sapkınlığa düşerek peygamberlik tasladı. Hz. Ebubekir bu yalancı peygamberlerle uğraştı, onları hizaya getirdi. Hz. Ömer zamanında İslam devleti teşkilatlandı, Hz. Osman zamanında fetihlerle İslam ülkesi genişledi. Farklı bölgelerden gelen insanların kendilerine has adet, görenek ve inanışları vardı. İslam'ı kabul edince bir anda tüm eski alışkanlıklarını bırakamadılar. Bırakanlar da var tabii, Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve diğer sahabeler gibi eski adetlerini tamamen terk edip Allah'a ve Peygamber'e teslim olanlar da vardı. Müslüman, Allah'a ve Peygamber'e teslim olan insandır. "Selamet, selim, teslimiyet" aynı kökten gelir. Ama insanların çoğu böyle değil. İslam ülkesi genişleyince çeşitli fikirler ortaya çıktı, tartışmalar yaşandı ve uzun süren tartışmalar sonucunda mezhepler ortaya çıktı.

İNSAN İNKAR ETMEDİKÇE GÜNAH İŞLEMEKLE KÂFİR OLMAZ

Hariciler, günah işleyenin kâfir olacağını söylerler. Oysa insan beşerdir, hata yapar. Peygamberler masumdur, günah işlemez. Ama insan beşerdir, şaşar, hata eder. Nefs-i emmareye uyanlar vardır. İnsan inkar etmedikçe günah işlemekle kâfir olmaz. İnsan beşerdir, şaşar, hata eder. Peygamberler hariç herkes hata edebilir. İnkar etmedikçe günahkar olur, kâfir olmaz. İmanı sebebiyle Allah'ın affına namzettir. Allah dilerse affeder, dilerse cezasını verir. Ama inkar etmeyen bir mümin ne kadar günahkar olursa olsun ebedi cehennemde kalmaz. İnkar edenler ise ebedi cehennemde kalır. Günahkar müminler, Allah affetmezse günahları kadar cehennemde kalır, sonra cennete girerler. Ehl-i sünnet inancı budur ve dört mezhebin inancı da böyledir.

GÖRÜNÜŞTE İYİ OLSALAR DA DİNDEN ÇIKIP GİDERLER

Bunun yanında Mürcie gibi sapık gruplar da vardır. Mürcie, iman ettikten sonra ne kadar günah işlenirse işlensin zarar vermez der. Olur mu böyle bir şey var mı? Oysa Allah zina etmeyin, yalan söylemeyin, hırsızlık yapmayın, adam öldürmeyin diye emrediyor. Hariciler de Kur'an okuyup hükümlerini kalplerine indirmeyenlerin başında gelir. Peygamberimiz, ahir zamanda öyle insanlar gelecek ki Müslümanız diyecekler ama dinden çıkacaklar, okun yaydan fırladığı gibi dinden çıkıp gidecekler ve geri dönmeyecekler buyuruyor. Bunlar yaratıkların en şerlileridir. Görünüşte iyi olsalar da dinden çıkıp giderler. Kur'an okunduğunda manası düşünülmeli, emirlerine göre hareket edilmeli, hayat buna göre şekillendirilmeli.