Yeni Parti mensuplarının ayakları yere basmıyor denilebilir!
Kendilerini çok büyük başarılara imza atmış kişiler olarak görüyor olmalılar!
Haklarındaki en ufak eleştiriye bile tahammülleri yok!
Hani “gözünüzün üstünde kaşınız var” denilse “kimin gözünün üstüne kaşı yok ki” diye alınganlık gösteriyorlar.
Ve “küçümse korkunun en ucuz maskesidir” diye meydan okuyorlar.
Kendileri hakkındaki en ufak eleştiriye böyle tepki verirken ayrılmış oldukları CHP mensuplarını alabildiğine küçümsüyorlar.
Hatta küçümsemekten de öteye aşağılıyorlar.
Dün kol kola oldukları isimlerle bugün “çaycılıktan emlak zengini olan kişiler” diye kafa bulmaya çalışıyorlar.
Yani dünkü yol arkadaşlarını bugün çaycı diye küçümsüyorlar.
Bu noktada bir önceki meydan okumalarını hatırlıyor ve onlara da hatırlatmak istiyoruz.
Küçümseme neydi?
Korkunun en ucuz maskesiydi değil mi?
Bugün eski yol arkadaşlarını çaycı diye küçümseyenler demek ki onlardan iyi korkuyorlar.
Bunun için en ucuz maske olan küçümsemeye sığınıyorlar.
Tamam, o kişi geçmişte çaycılık yapmış olabilir!
Daha sıradan bir meslek sahibi de olabilir!
Biz o günkü mesleğine değil sonraki zenginliğine vurgu yapmak istiyoruz diyorlarsa o zaman çok geç kaldıklarını söylemek isteriz.
Yani bu zenginliği şaibeli bir zenginlik olarak kabul ediyorlarsa o zaman yıllar önce bunu dile getirmeli ve o kişiyi yol arkadaşı olarak görmek istemediklerini söylemeliydiler.
Aynen bugün CHP yönetiminin kendileri için yaptığı gibi yaparak onları aralarından silkeleyip atmalıydılar.
Parayla satılan adamların partimizde işi yok demeliydiler.
Ya böyle yapmalılar ya da kimseyi küçümsememeliler.
Hem küçümsemeyi korkunun en ucuz maskesi olarak ilan edip hem de rakiplerini küçümserlerse bu politikalarını tartışılır hale getirir.
Sanırız ağızlarından çıkan lafları kulakları duymuyor!