Ülke ekonomisine yön verenler enflasyon ile bir türlü başa çıkamıyorlar.

Hem enflasyon ile başa çıkamıyorlar hem de bu konuda başarısız olduklarını kabul etmiyorlar.

Ağızlarını her açışta bin bir türlü mazeret ileri sürüyorlar.

Sokaktaki vatandaşlara enflasyonla mücadele konusunda karamsar olmamalarını salık veriyorlar.

Sokaktaki vatandaş enflasyon ile mücadele konusunda karamsar olmamalıymış, yani iyimser olmalıymış!

İyi hoş da yaklaşık çeyrek asırdır aynı masalı dinleyen sokaktaki vatandaş nasıl iyimser olsun?

Çeyrek asırdır söylenenlerin hangisinin aslı çıktı ki şimdi söylenenlere inanan biri bulunsun?

Enflasyonun düşmeyeceğini sonunda ekonomiye yön verenler de kabul etmiş olacaklar ki yıl sonu enflasyon tahminlerini yükseltmek ihtiyacını hissetmiş bulunuyorlar.

Yıl sonu tahmini yükseltildiğine göre doğal olarak enflasyon da yükselecektir.

Ekonomiye yön verenler, başarısızlığı kabul etmiyor ve ortaya çıkan sonucun birtakım şoklar nedeniyle yaşandığını iddia ediyorlar.

Yani onlar gereken her adımı(!) atmışlar da hiç beklenmeyen bazı gelişmeler(!) yüzünden enflasyon yine düşürülememiş!

Evet, çeyrek asırdır hep benzer söylemlerle sokaktaki vatandaşın karşısına çıkıyorlar.

Ülke ekonomisine yön verenler başarısızlıklarını kabul edip köşelerine çekilmedikçe enflasyon sorununda bir iyileşme beklemek elbette mümkün değil.

Ne zaman ki “maalesef biz bu işin altından kalkamadık, bu zamana kadar ülke ekonomisine verdiğimiz zarardan dolayı özür dileriz” diyerek köşelerine çekilirler, enflasyon o zaman bildiğini okumaktan vazgeçer.

Bizimkilerin şok olaylar olarak tanımladıkları olaylar dünyanın pek çok ülkesini de kapsıyor.

Ne hikmetse onların ekonomisi bizimkisi kadar bu şoklardan(!) etkilenmiyor.

İşin en ilginç yanı da bütün bu gelişmelere rağmen ekonomiye yön verenlerin hâlâ sokaktaki vatandaşlara iyimser olmalarını tavsiye ediyor olmaları!