Oldukça zorlu geçecek bir döneme girdik denilebilir!
Her gün yeni bir soruşturma açılıyor!
Ve her gün yeni bir isim ifade vermeye çağrılıyor.
Yeni dönemi kimi siyasiler arasında bir hesaplaşma dönemi olarak görenler de var!
Bu yeni dönemin “ben yanarsam sen de yanarsın” türünden tehditlere sahne olacağını düşünenler de var!
Dile kolay!
Çeyrek asra varan bir dönemin iç hesaplaşması yaşanıyor.
Çeyrek asırdır birbirleriyle bir türlü hesaplaşamayanlar!
Birbirlerini bir türlü tasfiye edemeyenler şimdi soruşturmalara bel bağlamış durumdalar.
Kuşkusuz birbirlerini çok iyi tanıyorlar.
Kimin nerede, ne tür bir yolsuzluğa bulaştığını kendi isimlerinden daha iyi biliyorlar.
Denilebilir ki madem her şeyi biliyorlardı da bugüne kadar neden ya da niçin sustular?
Kuşkusuz buna verilecek cevap “siyaset icabı susmuşlardır” demekten başka bir şey olamaz.
Ya da şimdi niye her şeyi açığa dökülüyorlar diye sorulabilir.
Ona da verilecek cevap yine siyaset icabı olacaktır.
Cevabın böyle olacağını nereden mi biliyoruz?
Kendileri tarafından yapılan açıklamalardan biliyoruz.
Zira ne zaman başları sıkışsa hep bu cevabı kullanıyorlar.
Milletin gözü önünde birbirlerine en ağır suçlamaları yönelttikten sonra birbirlerine kusura bakma siyaset icabı öyle konuştuk diyorlar.
Evet, yeni dönem tam anlamı ile bir hesaplaşma dönemi olacağa benziyor.
Ya eteklerindeki tüm taşları dökerek birbirlerinin tüm açıklarını ortaya koyacaklar!
Ya da bugüne kadar olduğu gibi yine birbirlerinin açıklarını görmezden, duymazdan, bilmezden gelecekler.
Hangi şık geçerli olacak, bunu zaman içinde göreceğiz. Gün tüm ihtimalleri göz önünde bulundurma günü! Biz de onu yapıyoruz.