Okulların açılmasına sayılı günler kala eğitim sisteminin kronikleşen sorunları yeniden gündeme geldi. Şuurlu Öğretmenler Derneği (Öğ-Der) Genel Başkanı Numan Gökmen, Şube Başkanları Toplantısı’nda yaptığı açıklamada yeni eğitim-öğretim yılına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Eğitimde akademik başarının yanı sıra ahlak, sorumluluk, kişilik ve medeniyet değerlerinin de gözetilmesi gerektiğini belirten Gökmen, eğitim sisteminin temel sorunlarının bir bütün olarak ele alınması gerektiğini ifade etti.

OKULLAR TEMİZ VE HAZIR OLMALI
Yeni eğitim yılı öncesinde okulların temizlik ve bakım hizmetlerinde yaşanan belirsizliklerin kabul edilemez olduğunu belirten Gökmen, okulların eğitim başlamadan önce hijyen açısından hazır olması gerektiğini söyledi. Temizlik personelinin yeterli sayıda ve sürekli istihdam edilmesini isteyen Gökmen, dönemsel ve geçici çözümler yerine okulların öğrenci ve fiziki kapasitesine göre sürekli temizlik personeli görevlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
“EĞİTİM ÖDENEĞİ HERKESE VERİLSİN”
Öğ-Der'in bir diğer talebi ise eğitim ödeneğinin kapsamının genişletilmesi oldu. Ücretli ve kadrolu ayrımı yapılmaksızın tüm öğretmenlere ve okul çalışanlarına en az bir maaş tutarında eğitim ödeneği verilmesini isteyen Gökmen, öğrencilerin kırtasiye ve okul kıyafeti ihtiyaçlarının da desteklenmesi gerektiğini belirtti. Ekonomik şartların özellikle çok çocuklu ailelerin eğitim giderlerini karşılamasını zorlaştırdığını ifade eden Gökmen, kırtasiye ve kıyafet giderlerini karşılayacak şekilde tüm öğrencilere eğitim desteği sağlanması çağrısında bulundu.
ÖĞRETMEN AÇIĞI GİDERİLMELİ
Türkiye'nin birçok bölgesinde öğretmen ihtiyacı bulunmasına karşın eğitim fakültelerinden mezun olup yıllardır atama bekleyen öğretmenlerin bulunduğuna dikkat çeken Gökmen, bu durumun ciddi bir çelişki olduğunu söyledi. Öğretmen açığı bulunan alanların belirlenmesi, norm kadro planlamasının gerçekçi yapılması ve atamaların eğitim-öğretim yılının ihtiyaçları doğrultusunda gerçekleştirilmesi gerektiğini belirten Gökmen, atama bekleyen öğretmenlerin yaşadığı ekonomik ve sosyal sorunların da göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.
ZORUNLU EĞİTİMDE 5+3+3 MODELİ ÖNERİSİ
Öğ-Der'in açıklamasında öne çıkan başlıklardan biri de zorunlu eğitim sistemi oldu. Gökmen, Millî Eğitim Bakanlığı'na zorunlu eğitim konusunda 5+3+3 modelinin yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu. Gökmen, eğitim sisteminin ilk 5 yılının zorunlu, sonraki 6 yılının ise isteğe bağlı olması gerektiğini belirterek, 5 yıllık zorunlu eğitimin ardından öğrencilerin kabiliyetleri doğrultusunda mesleki alanlara yönlendirilmesini önerdi. Tarım, hayvancılık, sanayi ve teknoloji gibi alanlarda ihtiyaç duyulan ara eleman sorununun çözülmesi gerektiğini kaydeden Gökmen, gençlerin daha erken yaşlarda meslek edinmelerine ve üretime katılmalarına imkân sağlanmasını istedi.

OKULLARDA GÜVENLİK TEDBİRLERİ ARTIRILMALI
Okullarda öğrencilerin ve öğretmenlerin güvenliğini tehdit eden olayların eğitim politikalarının önemli bir başlığı olarak ele alınması gerektiğini belirten Gökmen; uyuşturucu, şiddet, madde bağımlılığı, akran zorbalığı ve okul çevresindeki güvenlik risklerine karşı daha etkin tedbirler alınmasını istedi. Okulların güvenlik görevlisi ihtiyacının karşılanması gerektiğini ifade eden Gökmen, öğretmenlerin güvenlik görevlisi, psikolog ve sosyal hizmet uzmanı gibi farklı görevlerin yükünü taşımaması gerektiğini vurguladı. Okul, aile, emniyet ve yerel yönetimler arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.
KILIK KIYAFET DÜZENLEMESİ GÜNCELLENMELİ
Önlük uygulamasının eğitim sisteminin asli meselelerinin önüne geçirilmemesi gerektiğini belirten Gökmen, önceliğin öğretmenlerin ekonomik ve sosyal şartlarının iyileştirilmesine verilmesini istedi. Önlük kullanımının teşvik edilebileceğini ancak mecburi tutulmaması gerektiğini ifade eden Gökmen, kılık kıyafet mevzuatının da güncellenmesini istedi. Öğretmenlerin mesleğin itibarına, ahlaki değerlere ve toplumun örf, adet ve geleneklerine uygun şekilde giyinmelerine imkân sağlayacak düzenlemeler yapılması gerektiğini belirten Gökmen, başörtüsü serbestliğinin de kanuni güvence altına alınması çağrısında bulundu.
EĞİTİMDE İNSAN MERKEZE ALINMALI
Eğitim yatırımlarının yalnızca okul binaları ve teknolojik araçlarla sınırlı tutulmaması gerektiğini belirten Gökmen, asıl yatırımın insana yapılması gerektiğini ifade etti. Öğretmenlerin ekonomik ve sosyal şartlarının iyileştirilmesini isteyen Gökmen, öğrencilerin ahlaki ve psikolojik gelişimlerinin desteklenmesi, ailelerin eğitim sürecinde daha güçlü bir paydaş hâline gelmesi ve okul yöneticilerinin üzerindeki gereksiz bürokratik yükün azaltılması gerektiğini kaydetti. Eğitim politikalarının günübirlik uygulamalar yerine uzun vadeli ve bütüncül bir anlayışla ele alınması gerektiğini belirten Gökmen, “önce ahlak ve maneviyat” anlayışıyla öğrencileri yalnızca sınavlara değil, hayata, mesleğe ve topluma hazırlayan bir eğitim sistemi istediklerini ifade etti.
MEB'E DAHA NİTELİKLİ EĞİTİM İÇİN ÇAĞRI
Gökmen, Millî Eğitim Bakanlığı'na eğitim çalışanlarının, öğrencilerin, velilerin ve eğitim alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının görüşlerine daha fazla önem verilmesi çağrısında bulundu. Gökmen, yeni eğitim-öğretim yılının öğretmen açığının giderildiği, atama bekleyen öğretmenlerin mağduriyetlerinin azaltıldığı, eğitim ödeneğinin öğretmen, eğitim çalışanı ve öğrencileri kapsadığı, okulların temizlik ve güvenlik açısından hazır olduğu bir dönem olması gerektiğini söyledi. 12 yıllık zorunlu eğitim sisteminin yeniden değerlendirilmesi, mesleki eğitimin güçlendirilmesi, öğretmenlerin itibar ve çalışma şartlarının iyileştirilmesi ve öğrencilerin akademik başarısının yanı sıra ahlaki ve manevi gelişimlerinin de gözetilmesi gerektiğini belirten Gökmen, bütün eğitim paydaşlarını daha nitelikli, güvenli ve adil bir eğitim sistemi için sorumluluk almaya davet etti.





