Enerji maliyetlerindeki artış, ekonominin kılcal damarlarına kadar sızarak tüm fiyatlama davranışlarını yeniden şekillendirmeye hazırlanıyor.

Depoyu Fullemek Asgari Ücretin Çeyreği

Türkiye genelinde motorinin litre fiyatı 90 lira barajını aşarak tarihi bir rekor kırdı. Ortalama bir otomobilin 50 litrelik deposunu doldurmak artık 4 bin 500 lira gibi ciddi bir bütçe gerektiriyor. Aracını her gün işe gitmek veya ekmek teknesi olarak kullanmak zorunda olanlar için bu rakam, hane gelirinden ayrılan payın devasa boyutlara ulaşması demek. İnsanlar artık yakıt alırken ibrenin sonuna kadar gitmesinden ziyade, bütçesine göre günü kurtarmaya çalışıyor.

Tarladan Sofraya Ulaşan Zam Köprüsü

İşin aslı, bu zam sadece arabası olanın derdi değil. Türkiye’de yük taşımacılığının neredeyse tamamı karayoluyla yapılıyor. Hal böyle olunca tarladan kalkan domatesin, fabrikadan çıkan peynirin veya depodan markete giden yağın maliyeti doğrudan fırlıyor. Nakliyecinin mazota ödediği her fazla kuruş, market kasasında vatandaşın fişine yansıyor. Ulaşım maliyetlerindeki bu önlenemez yükseliş, temel gıda maddelerinden giyime kadar geniş bir yelpazede yeni fiyat etiketlerinin yazılmasına neden olacak.

Şoför Esnafı ve Nakliyeci Çıkmazda

Yüksek kilometre yapan ticari araç sahipleri, kamyoncular, servis şoförleri ve minibüsçüler bu tablonun en ağır yükünü omuzluyor. Kontak açmanın bile büyük bir maliyet haline geldiği bu günlerde, taşıma ücretlerine yapılacak olası zamlar kaçınılmaz görünüyor. Küçük esnaf, artan giderler karşısında ayakta kalabilmek için hesap makinesini elinden düşürmüyor.

Fiyatların Yönünü Ne Belirleyecek?

Pompaya yansıyan bu rakamların önümüzdeki günlerde nasıl bir seyir izleyeceği küresel gelişmelere bağlı. Brent petrolün uluslararası piyasalardaki inatçı duruşu ve döviz kurundaki dalgalanmalar, içerideki fiyatları doğrudan şekillendiriyor. Vergilerin de denkleme katılmasıyla, vatandaşın gözü kulağı akaryakıt cephesinden gelecek haberlerde olmaya devam edecek.

Kaynak: HABER MERKEZİ