‘SosYO-EKONOMİK Tufan’ ülkemizi ve dünyayı sarmış durumda…

çare ve çözüm önerilerimiz bu yazılarda; uygulanmayı bekliyor…

Önceki yazılarla birlikte okunmasını da tavsiye ederek devam…

***

“Fe inne Allahe yetûu aleyhi / Allah onun tevbesini kabul eder” (Maide 39)

Burada da “Allah” kelimesi izhar edilmiştir. Bundan sonra yine “gafurun rahiymun” denmiştir. Tövbeyi kabul edecek olan askeri yönetimdir. Kabulden sonra uygulanacak ıslah işi ise hukuk düzeni içinde olacaktır demektir. Kısas düşmüş, diyete dönüşmüştür. Hilafet yerine kıyam gelmiştir. Demek ki soruşturma ve karara bağlama hilafetle yani kamu hukuku ile ilgilidir. Kısas yapma da hilafetle, kamu hukuku ile ilgilidir. Diyete dönüştükten sonra artık hilafet yerine kıyam hukuku doğacaktır.

“İnne(A)llahe gafurun rahiymun / Allah gafurdur rahimdir.” (Maide 39; ayet sonu)

Cümle “ve” harfi getirilmeden gelmiştir. Bundan önce “ve” harfi ile “Allah’ın aziz ve hakim olduğu” ifade edilmiştir. Daha önce de “fa’lemû” denmiş, “gafur ve rahim” ifadesi getirilmiştir. Tövbeyi kabul etme demek yaptığı kötülükleri örtme demektir.

Biz bu ifadeye dayanarak diyoruz ki; diyet önce devlet tarafından peşin ödenir, sonra mükelleflerden taksit taksit olarak alınır. Fıkıhçılar ise tahsildeki taksitleri ödemede de kullanmaktadırlar. Biz buradaki “Allah” lafzının iadesi ve Kur’an’ın başka ayetlerine dayanarak devletin önce ödeyeceği, sonra tahsil edeceği görüşündeyiz. Bu ödemeden dolayı doğacak enflasyon ise topluluğun “gafur ve rahim” olması sebebiyle gerekmektedir.

Burada başka bir hükmü daha ortaya çıkarmış oluyoruz. Kasamede suçlu ortaya çıkmazsa, tüm bucak halkından taksitleri toplayacağımızdan bucak parasında o kadar enflasyon yaparız ve diyeti öderiz. Böylece tüm bucak halkı ödemiş olur.

Terör olaylarında yapacağımız iş; faili meçhul cinayetlerde kasame ile diyeti semt halkı öder. Cinayetin faili semttekiler hasredilmiyorsa bucak parasında enflasyon yaparız. Oradakiler tarafından ödenemiyorsa il parasına enflasyon yaparız. Onlar da ödeyemiyorsa ülke parasına enflasyon yaparız. Yahut insanlık parasında enflasyon yaparız.

Burada, “altın parasında enflasyonu nasıl yaparız?” diyebilirsiniz. Altın parasını fazla çıkardığımızda altın parasının altın karşılığı değerini düşürmüş oluruz ama biz ödemeye devam ettiğimiz için bu sefer malların altın karşılığında değeri düşecektir.

Altın Para = Kuyumcularda Altın + (Kur * Bankalarda Para)

d(Altın Para) = d (Kuyumcularda Altın) + d (Kur * Bankalarda Para)

Kuyumcularda altın artmadığına göre bankalardaki para değişecektir. Bu durumda ya kur artacak ya da mevduat artacaktır. Kur artarsa enflasyon olacaktır. Sonunda karşılıksız para çıkarılmış olur ama bu da krizleri atlatır. Afet sigortaları böylece kolayca karşılanmış olur.

PKK sorunu uluslararası sorundur, onlar finanse etti; Avrupa devletleri, Rusya, ABD veya hepsi beraber finanse ettiler. Bunlara ceza olarak ödetmek mümkündür. Ne var ki şimdi böyle bir gücümüz yoktur. O halde insanlık ödeyecektir. İstanbul altın sertifikayı çıkaracak ve bununla ödeyecektir.

Allah’ın insanlığa verdiği nimetlerin belki de en büyüğü kâğıt paradır.

Bucak yönetimi, il yönetimi, ülke yönetimi, insanlık yönetimi iki şeye dayanacaktır.

a) Biri silahlı güçlerdir, ordudur. Bu hususta kişinin “bedelli” ve “nöbetli” olması fark etmez, biri canla diğeri malla silahlı güce katılmaktadır.

b) Diğeri ise bucak, il, ülke ve insanlık paralarıdır. Bu paraların hepsi “altın para” ile dolayısıyla altınla konvertibl olacaktır.

- Silahlı kuvvetler, savunmayı ve güvenliği sağlayacaktır.

- Faizsiz kredi de ekonomik hayatı düzenleyecektir.

Bunların dışında insanlık hür olacak; insanlar fikirde, ilimde, sanatta, dinde tam bağımsız olacak, herkes kendi kanununu kendisi yapacaktır. (Devamı var)