3 senedir uygulanan kemer sıkma programına ve vatandaşı perişan eden yüksek faiz ortamına rağmen enflasyon düşmüyor. Tersine yaz aylarında bile artışını sürdürüyor. Okulların açılmasıyla ve sonbaharın gelmesiyle birlikte fiyatların hızla artacağını bilmek için herhangi bir üstün öngörüye de gerek yok.
Fiyat artışlarının rehavete girdiği yaz aylarında bile böylesi bir durum olmasını “savaşa” bağlamak da yersiz. İran-ABD grilimi kaynaklı artan enerji fiyatları tüm dünyada bir endişeye ve enflasyonist baskıya neden olsa da, bizdeki kadar enflasyonun “günah keçisi” de ilan edilmiyor. Avrupa’da da enerji fiyatlarındaki artışın enflasyonist bir baskıya neden olmasından bahsediliyor, ancak oradaki yıllık enflasyon bizim aylık enflasyon kadar hala. Bizdeki “dünya enflasyon liginde zirveye oynama” halini açıklamıyor bu yaşananlar.
Enflasyondaki durumu “savaş var, ondan artıyor” diye açıklamaya çalışmak, ortada elle tutulur bir netice olmadığı halde hala uygulanan programın başarısından söz etmek mantıklı değil. Bir yerden sonra da insanların sıkıntılarını hafife almaya doğru gidiyor mesele.
Enflasyon düşmedi ama vatandaşın gardı fena halde düştü. Geçim sıkıntısını bankalara, kartlara korkunç borçlar yaparak aşmaya çalışan, ay sonunu binbir türlü cambazlıkla, onun külahını buna giydirerek getirmeye çalışan insanların dayanacak gücü de kalmadı. Bu gerçeğin üstünü "23 aydır kesintisiz büyüme" falan gibi anlamsız argümanlar da örtemez.
Hele ki, sene başında yüzde 16 olan yıl sonu enflasyon hedefini yüzde 28,5’e revize ederken bile enflasyonla mücadele programının gayet başarılı olduğunu falan iddia edebilmek, hayatın ve ekonominin gerçekleriyle bağı koparmakla, halkın gerçeklerine yabancılaşmakla açıklanabilir ancak.
Enflasyon düşmediği ve ileriye dönük de herhangi bir ışık görülemediği halde bu sadece faizcileri ihya eden enflasyonla mücadele programı adı altındaki kemer sıkma programındaki ısrar niye? Bu, başarısızlığı tescillenmiş politika seti, halkın menfaatine olmadığı ayam beyan ortada olan politikalar uygulanmaya devam mı edilecek? Enflasyonu düşürüyoruz deyip de bir arpa boyu yol gidilemediği halde bu fiyaskoda ısrar sürecek mi?
Ağustos ayı enflasyonunu değerlendiren Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “dönemsel eğitim fiyat artışlarına ve savaşın etkilediği akaryakıt fiyatlarına rağmen” enflasyonda düşüşün devam ettiğini belirtmiş! “Savaşın etkilediği akaryakıt fiyatından” mı ibaret koskoca ekonomik dengeler? Geçen sene tutmayan enflasyon hedefi için zirai don deniyordu, bu sene de savaş bahanesi mi çıktı yani? Gelecek sene de yaklaşan seçimler mi öne sürülecek?
Bakan Şimşek, düşmeyen enflasyonu savaşa bağlarken, aynı açıklamasında "yıllık kira enflasyonu son 46 ayın en düşük seviyesine indi" diyor mesela. Eylül ayında yenilenecek kira sözleşmelerinde uygulanabilecek azami artış oranının yüzde 31,79 olmasına mı sevinelim yani?
Tamamen faizcilerin ihyası için hazırlanmış olan bu programın, üstüne üstlük 3 sene boyunca uygulanması, bu kadar uzun süre boyunca vatandaşın, sanki enflasyonun müsebbibiymiş gibi kemer sıkmaya zorlanması iktisadi de değildir, insani de değildir. Son 7-8 yıldır, akla mantığa uymayan iktisadi politikalarla süratle yoksullaştırılan insanları, yetmezmiş gibi bir de geçim sıkıntısıyla imtihan etmek ve bunu da başarı gibi görmek en başta bu ülke insanına büyük bir haksızlıktır.
Hiçbir ülkede, hiçbir ekonomide bu kadar uzun süre “kemer sıkma” programı uygulanmaz. Üstüne üstlük, bir taraftan faizciler ihya edilirken, bunun yükü de vatandaşın sırtına yıkılamaz. Bu insafsız politikaları, ortadaki tüm olumsuz neticelere rağmen savunmak da olsa olsa bir başarısızlık psikolojisidir. Umulur ki, politika yapıcılar insafa gelsin ve yanlıştan bir an önce dönsün. Yoka insanlara, gelecek nesillere çok yazık olacak.