Fransa'da 2027 yılında gerçekleştirilecek cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken, siyasilerin Müslümanları hedef alan oy avcılığı yeniden sahneye çıktı.
Merkez sağcı Cumhuriyetçiler (LR) Partisi'nin adayı Bruno Retailleau, seçimi kazanması halinde üniversitelerde, sporda ve okul gezilerinde başörtüsünü yasaklayacağını duyurdu.

- İSLAM KARŞITLIĞI ÜZERİNDEN KAMPANYA!
Fransız BFMTV kanalına konuk olan eski İçişleri Bakanı Retailleau, seçim stratejisini açıkça İslam düşmanlığı üzerine kurduğunu gözler önüne serdi.
İktidara gelmesi durumunda Müslümanların temel hak ve inanç hürriyetlerini doğrudan hedef alacak olan Retailleau'nun eylem planında şu skandal maddeler öne çıktı:
- Üniversitelerde, okul gezilerinde ve tüm spor faaliyetlerinde başörtüsünün kesin olarak yasaklanması.
- Fransa'da faaliyet gösteren ve Müslüman Kardeşler'e bağlı olduğu iddia edilen İslami sivil toplum kuruluşlarının feshedilmesi.
- Göçü engelleme bahanesiyle anayasaya "Fransa'nın Yahudi-Hristiyan köklerine sahip olduğu" ibaresinin eklenmesi.

- ABSÜRT "GÜVENLİK" BAHANESİ!
Başörtüsü yasağını sokakları kapsayacak şekilde kamusal alanın tamamına yaymamasının sebebini de akılalmaz bir bahaneyle savunan Retailleau, polislerin "ideolojik" nedenlerle başörtüsü takanlarla kanser gibi sağlık sorunları sebebiyle başını örten kadınları ayırt edemeyeceğini, bu durumun güvenlik güçleri için pratikte uygulanamaz olduğunu öne sürdü.

- ABAYA YASAKÇISINDAN "ÖZGÜRLÜK" NUTUKLARI!
Aynı programa katılan Rönesans Partisinin cumhurbaşkanı adayı ve eski Başbakan Gabriel Attal ise kamusal alanda başörtüsü yasağına "karşı" olduğunu belirterek, kadınların bu konuda seçim yapma hakkı olması gerektiğini savundu.
Ancak bugün "özgürlük" maskesi takan Attal'ın, 2023 yılında Eğitim Bakanı olduğu dönemde Müslüman kız öğrencilerin giydiği "abaya" adlı uzun elbiseleri okullarda yasaklayan isim olması, Fransız siyasetindeki çifte standardı ve ikiyüzlülüğü bir kez daha tescilledi.





