İnsanların günlük hayatlarında helal haram çizgisine riayet etmeleri bizim açımızdan çok kıymetli!
Yerken içerken bu çizgiye mutlaka dikkat edilmeli!
Kılık kıyafetlerde bu çizgi hep gündemde olmalı!
Hele iş kazanç meselesine geldiğinde helal haram çizgisi mutlaka kırmızı çizgi halini almalı!
Son günlerde eski CHP’li yeni Yeni Partililer sayesinde bir de helal oy, haram oy kavramlarını duyar olduk.
Bilindiği gibi bu kesimde büyük çalkantılar yaşanıyor.
Aralarından bir kısmı kimi arkadaşlarının ipin ucunu hepten kaçırdıklarını düşünerek arınmaktan söz ediyorlar.
İpin ucunu kaçırdıkları söylenenler ise arınma lafına şiddetle karşı çıkıp kendilerini böyle suçlayanların iktidarın iş birlikçisi olduğunu iddia ediyorlar.
Hatta aralarından bazılarının kendileriyle selamı sabahı kesip iktidar partisine katılmaları karşısında iyiden iyiye öfkeleniyor ve helal oylarının haram oy haline getirildiğini ileri sürüyorlar.
Helal ve haram kavramları yukarda da zikrettiğimiz pek çok konuda uyumluluk gösteriyor ama oy meselesinde aynı uyumu gösterdiğini söylemekte zorlanıyoruz.
Bu arkadaşlara verilen oylar helal olurken, bu oylarla seçilenler başka partiye geçince oylar niye haram olsun ki!
Yani seçilmiş insanların kendilerine oy verenlere ihanet ederek başka partilere geçmeleri elbette hoş karşılanamaz ama bu noktada suçun oylar üzerine yıkılarak helal olan oyların haram haline geldiğini ifade etmek pek tutarlı olmuyor.
Kaldı ki bu arkadaşlar yakın zamana kadar helal haram gibi dini nitelikli kavramlara karşı hayli mesafeli dururlardı.
Bu tür kavramlarla konuşmayı laikliğe aykırı bulurlardı!
Şimdi kendilerinin bu tür kavramlarla konuşuyor hale gelmeleri bizim açımızdan elbette sevindiricidir.
Ama bu tür kavramlarla konuşurken tecrübesizliklerine yenik düşüyor olmalılar.
Bize kalırsa helal oy, haram oy tabirlerinden çok kendilerini vebal altında bırakacak oy kavramı üzerinde biraz çalışmalılar.
Belki de kendilerinin helal oy diye tanımladıkları oy en büyük vebali omuzlarına yükleyen oylar!