Whatsapp Image 2026 08 30 At 17.53.41

Ali Haydar Haksal, Millî Gazete’deki köşesinde, yarım asra yakın hakikatleri, ümmet gerçeklerini ve medeniyetimizin kadim düsturlarını ve umdelerini haykırdı.

Son dönemde yoğunlaşan hastalığına rağmen yazılarını devam ettirdi.

Bir hususu da hiç ihmal etmedi; Yedi İklim Dergisi…

Ali Haydar abi, hastalığına rağmen Millî Gazete yazılarını devam ettirirken Yedi İklim Dergisi’ni de yine hasta yatağında, kollarında serumlar bağlı olduğu halde çıkardı.

Adeta çocuğu gibiydi Yedi İklim Dergisi…

Yedi İklim’den çok sayıda yazar ve kültür-edebiyat sevdalısının neşet ettiğini söyleyebiliriz.

Günümüzün tanınan bilinen bazı köşe yazarlarında Ali Haydar Haksal’ın büyük emeğinin olduğunu belirtmek mümkün.

***

Peki, nasıl doğmuştu, Yedi İklim Dergisi?

Dört inanmış adamdılar; Ali Haydar Haksal, Osman Bayraktar, Alim Kahraman ve Mustafa Çelik.

Arzu ettikleri şuydu; şöyle aklı başında, uzun yıllar devam edecek, uzun soluklu, istikrarlı, adeta okul olacak bir aylık edebiyat dergisi…

Bu amaçla, bu dörtlü Ali Haydar Haksal’ın evinde toplandılar. Ve düğmeye bastılar.

İsim babası İlhan Kutluer oldu. Rahmetli, Cahit Zarifoğlu da ekiple birlikteydi.

Doğumu böyle gerçekleşti, Yedi İklim’in…

Gerçekten de uzun soluklu bir edebiyat dergisi oldu; Yedi İklim dergisi.

O kadar ki, kuruluşunun 39. yılını idrak ediyor…

Rahmetli Rıfkı Kaymaz’ın çıkardığı Kültür-Edebiyat Dergisi’nin Yayın Kurulu’ndaydım, üniversite yıllarında.

Edebiyatla ilgimi, yakınlığımı hiç kaybetmedim.

Şunu rahatlıkla ifade etmem gerekir ki; bir edebiyat dergisini neredeyse yarım yüzyıl -ilgiyi kesintisiz devam ettirmek suretiyle- yaşatmak öyle hiç de kolay bir şey değildir!

***

Ali Haydar ağabeyin ebediyete intikalinin ardından dileğim ve temennim şudur;

Yedi İklim Dergisi çıkmaya devam etmelidir…

Yedi İklim’den yeni yazarlar, edebi şahsiyetler, güçlü kalemler neşet etmeye devam etmelidir…

Haksal ailesi geniş bir aile. Bu işi layığı ile devam ettirecek kapasiteye sahip; başta Müstakim Haksal olmak üzere…

Elbette öncelikle kapsamlı bir, “Yedi İklim Ali Haydar Haksal Sayısı (Özel Sayı)” beklentisinin olduğunu buradan dile getirelim…

Herhalde Yedi İklim Dergisi’nin devamından en çok da merhum Ali Haydar Haksal’ın memnuniyet duyacağına kuşku yoktur…

Hayırlısı…

Whatsapp Image 2026 08 30 At 17.54.00

“SINIRSIZ OLAN BİR HAYAT ANLAYIŞI GİDEREK BASKINLAŞTI!”

Ali Haydar abi ile konferanslarda, programlarda birlikte olduk zaman zaman. Son dönemde ise merhum Ali Haydar Haksal ile daha sık sohbetlerimiz oldu. Birçok konuda görüşlerini aldık.

Gençlik, aile, TV dizileri konusunda merhum neler düşünüyordu? Buyursunlar;

* “Aileler eskiden olduğu gibi çok da kalıcı olmuyor. Boşanma oranlarının artışı dengeleri tam anlamıyla bozdu. Tüketim dalgası karşısında çocuklarının ve eşinin kimi taleplerini karşılayamayınca çatışma başlıyor. Eşlerin birbirlerine tahammülleri veya birbirlerini anlamaları giderek zorlaşıyor. Erkekler öyle ki sorumluluk almak istemiyor. Çünkü dışarıda bir başka hayat var. Bir kesim için bu böyledir. Kadın kocayı bir yük olarak görüyor.”

* “Günlük hayatlarımız artık bizim denetimimizde değil. Çok yönlü bir kuşatma var. Moda ve modern yaşama tutkusu önce sınırları kaldırdı. Bir ülkenin işgali topraktan çok kültürde etkisini gösterir. Emperyalizm işgal ettiği ülkeleri önce kendilerine göre modernizme çekiyor, alıştırıyor. Tüketim, lüks, sınırsız yaşama tutkusu ile insanlığın mütevazı perdesini kaldırdı.”

* “Mazbut ailelerin çocukları giderek bu hayata özendiler, evlerine zorla da olsa yeni bir anlayışla girdiler. Bu giriş zamanla kanıksandı ve alışkanlık hâline geldi. Evin iç dünyasına girdikten sonra sokaklar evimiz olmaktan çıktı. Semtler özellikle bir rekabete girdi. Semtler bile birbirinden farklıyken onlar da etkilenmeye ve benzeşmeye başladı.”

* “İstanbul örneğinde kimi semtlerde Anadolu’nun veya manevi ruhun baskınlığı söz konusuyken bu perdeler de ortadan kalktı. Sınırsız üryan yaşayanlar, yaşama arzusunda olanlar belli semtlerde görünmeye başladı. Onlar da kendi semtlerine yeni bir ruhla döndüler. Özenme tutkuya dönüştü. Sınırsız olan bir hayat anlayışı giderek baskınlaştı.”

* “Diziler, sosyal medyadaki görseller de önde koşar olunca bu, yaşama tutkusunda olanlara güç kazandırdı. Bir milletin değerleri göz ardı edilerek daha saldırgan bir tutuma girildi. Siyasal zıtlaşmalar kendilerini farklı gösterme bahanesiyle olumsuz denilebilecek anlayışı hem destekledi hem de katılımcı oldu. Sosyal medya, dijital dünya dizilerin önüne geçti.”

* “Bu gençlik de özellikle gerek aile içi gerek mahalle ve semt kültüründen, hayat anlayışından uzaklaştıkça absürt olmayı yeğledi. Yakın zamana kadar mahallelerin delikanlıları kendi mahallenin kızlarını, kadınlarını korurlardı. Hatta uzaktan uzağa olumlu anlamda gözcü olurlardı. Mahalle namusu diye bir kavram vardı. Çetelerin giderek kirli işlere bulaşmaları, tüketim hızı karşısında arzuladıklarını elde edemeyişleri gençleri hırçınlaştırdı. Öldürülen sadece polisler değil, patronlar, kamu görevlileri, anne ve babalar, kardeşler hedef oldu. Manevi korkunun veya duygunun olmayışıyla giderek ahlâk hayattan çıkıyor, siliniyor. Genel olumsuzluklar bir hayat anlayışı ve ahlâkî tutum oluyor. Aile kültürü ile sokak, mahalle, okul, semt kültürleri zayıfladı. Hemen hepsi birbirine bağlı.”

Whatsapp Image 2026 08 30 At 17.53.40

İYİ BİLİRDİK; RABBİM RAHMETİYLE MUAMELE EYLESİN!

* Bir mübarek Cuma günü rahmet-i Rahman’a kavuştu, Ali Haydar Haksal…

* Bir gün sonra, Şakirin Camii’nde kalabalık bir cemaat eşliğinde, öğle namazının ardından cenaze namazında…

* Ardından Karacaahmet’te Kur’an tilavetlerinde ve dualarda…

* Hemen sonrasında hanesinde yine Kur’an tilaveti, dua ve salavatlarda…

* Ve Üsküdar Meydanı’na çok yakın, Mihrimah Camii ile Saadet Partisi Üsküdar İlçe Teşkilatının hemen yakınında bulunan 7 İklim Dergisi’nde…

* Ali Haydar Haksal ağabeyin “İyi bir Müslüman, iyi bir insan olduğuna” şahitlik ettik… Varsa haklarımızı helal ettik…

* Rabbim rahmeti ile muamele eylesin…