CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, arkadaşlarına “arınmamız gerek” dediği zaman kıyametleri koparanlar artık birbirleriyle “ağız dalaşı” dönemini kapatarak doğrudan bıçaklama dönemine girmiş bulunuyorlar.
Evet, siyaset dünyasında bir “butlan yönetimi” diye küçümsenen Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığını yaptığı CHP var!
Bir de “arınmamız gerek” diyen Kemal Kılıçdaroğlu’na şiddetle karşı çıkarak Yeni Parti çatısı altında toplananlar var.
Aralarındaki anlaşmazlık konuları böyle ikiye bölünme ile tatlıya bağlanarak sona erdirilmiş değil!
Hâlâ kavga gürültü, hâlâ sen ben kavgası hâkim!
Aralarında birbirlerine sözle saldırmakla da yetinmeyip doğrudan bıçağa sarılanlar bulunuyor.
Yeni Parti milletvekili, partili bir arkadaşı tarafından sokak ortasında bıçaklandı! Bıçaklayan kişinin CHP’li bir ilçe başkanı olduğu, Yeni Parti’ye geçmek istediği ama kendisine verilen sözlerin yerine getirilmediği için saldırdığı yazılı ve görsel medyada yer aldı.
Bıçaklayan kişinin 27 ayrı suç kaydı olduğu söyleniyor!
Söz konusu kişi, yaptığı açıklamada, bıçakladığı milletvekili ile arkadaş olduklarını ve kendisini tahrik ettiği için böyle bir yolu tercih ettiğini ifade ediyor.
Maksadının öldürmek olmadığını, öyle bir kastı olsa sonucun çok daha farklı olacağını söylüyor.
Aralarında yaşanan bütün bu gelişmeler Kemal Kılıçdaroğlu tarafından yapılan “arınmamız gerek” açıklamasının ne kadar haklı olduğunu ortaya koymuyor mu?
Bir siyasi partinin ilçe başkanlığını yapan kişinin 27 ayrı suç kaydı nasıl olur?
Aralarında suç kaydı olmayan başka kimse kalmamış mı?
Kuşkusuz “arınmamız gerek” açıklaması durduk yerde yapılmamıştır.
Bu ve benzeri gelişmeler Kemal Kılıçdaroğlu’nu böyle bir açıklama yapma mecburiyetinde bırakmış olmalı!
Bu aşamada şu soruyu soruyoruz:
Arınsalar iyi olmaz mıydı?
Yani Kemal Kılıçdaroğlu böyle bir teklifle aktif siyasete geri döndüğünde itiraz edileceğine arınma yolu seçilmiş olsaydı şimdi böyle bir vaka ile karşı karşıya kalırlar mıydı?
Yani içlerinden bazıları ayıklanmış olsa fena mı olurdu?