Sivas'ta kayıp Büşra bebek soruşturmasında koruma altına alınan ailenin çocukları, borç karşılığı çadırdan kardeşlerinin alınıp götürüldüğünü iddia etti. Baba ve anne de birbirini suçladı.
"BORÇLARI KAPATMAK İÇİN VERMEMİZ GEREKİYOR"
13 Eylül'de devlet korumasına alınarak Sivas 4 Eylül Çocuk Evi'ne yerleştirilen 4 kardeşin pedagog ve sosyologlar eşliğinde alınan ifadeleri, düğümü çözecek en büyük adım oldu. Büşra’nın kaybolduğu geceyi anlatan 9 yaşındaki R.B., çadıra daha önceden tanıdığı mavi kazaklı Mehmet isimli bir şahsın girdiğini ve uyuyan kardeşini kucaklayıp götürdüğünü kaydetti.
Küçük çocuk, anne ve babası arasında geçen o korkunç diyalogu şu sözlerle ifade etti: "Babamın çok borcu vardı. Anneme, 'Büşra’yı Mehmet’e satacağım' dedi. Annem çok ağladı, vermek istemedi ve şahsa bağırdı. Ancak babam 'Borçları kapatmak için vermemiz gerekiyor' diyerek annemi susturdu."
Mehmet isimli şüphelinin "Kararınızı verin, yakında gelip alıp Diyarbakır'a götüreceğim" dediğini duyduğunu belirten R.B., fotoğraflardan Mehmet K.'yı teşhis etti. Koruma altındaki diğer kardeş 8 yaşındaki H.B. de babasının borçlarını ödemek için kardeşini battaniyeye sararak bu kişiye verdiğini duyduğunu söyleyerek ifadeleri doğruladı.
DİYARBAKIR'DA YENİ GÖZALTI
Çocukların hafızasına kazınan bu ifadeler üzerine ekipler hızla harekete geçti. Teşhis edilen şüpheli Mehmet K., dün Diyarbakır'da yakalanarak gözaltına alındı.
Bu gelişme yaşanırken, Divriği Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada tutuklanarak cezaevine gönderilen anne Elif ve baba Yusuf Balıkçı'nın ifadelerinde adeta topu birbirlerine attıkları görüldü.
ANNE VE BABA BİRBİRİNİ SUÇLADI
"Çocuk altsoyu kasten öldürme" suçlamasıyla tutuklanan baba Yusuf Balıkçı, iddiaları kesin bir dille reddetti. Hayvan otlatmaktan döndüğünde kızının kaybolduğunu ileri süren Balıkçı, "Çocuğumu para karşılığında kimseye evlatlık vermedim. Öldürüp kayalık alana da bırakmadım. Kızım yabancı birinin kucağına gitse ağlardı, sesi duyulurdu. Çocuğa ne olduysa annesinin yanındayken oldu. Bir şey yapmışsa eşim Elif yapmıştır" sözleriyle okları eşine yöneltti.
Anne Elif Balıkçı'nın savunması ise kafaları iyice karıştırdı. Eşinin ve tutuklanan görümcesi Rahime Budak'ın baskısıyla daha önce çelişkili ifadeler verdiğini ileri süren anne, kızının yaşıyor olabileceğine dikkat çekti. Elif Balıkçı, "Oğlum R. bana bir arabanın gelip Büşra’yı kucaklayıp götürdüğünü söyledi. Eşimin Mehmet K.'ya borcu olduğunu ve şahsın sürekli borcunu istediğini biliyorum" diyerek kendini savundu.
SORUŞTURMADA ÇEMBER DARALIYOR
10 Eylül saat 22.00 sıralarında anne Elif Balıkçı'nın ihbarıyla başlayan süreçte gözaltına alınan 10 kişiden 6'sı tutuklandı. Gece saatlerinde adliyeye sevk edilen akrabalar Rahime Budak, Özcan Budak, Mithat Balıkçı ve Mehmet Resul Balıkçı, "Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ve "Suçluyu kayırma" suçlamalarıyla cezaevine gönderilirken; veteriner Mehmet Ç.'nin de aralarında bulunduğu 3 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Ailenin yaşadığı Göndüren köyü İncedere Yaylası bölgesinde 10 Eylül'den bu yana sürdürülen arama çalışmaları bugün de kesintisiz devam ediyor. Bölgeye sivil giriş çıkışlar tamamen yasaklanmış durumda.




