Motorinin litre fiyatına gelen son 4 lira 70 kuruşluk zam, akaryakıt fiyatlarında yeni bir dönemin kapısını araladı. Zamla birlikte motorinin litre fiyatı Türkiye'nin bütün illerinde 100 liranın üzerine çıktı. Ankara'da 101,50 liraya yükselen motorin, İstanbul'da 100,20-100,40 lira, İzmir'de ise 101,80 lira seviyesine ulaştı. Bazı illerde ise litre fiyatı 103,20 lirayı gördü.
- ŞİMŞEK “DEZENFLASYON” DEDİ, POMPA ZAM DEDİ!
Tam da akaryakıt tabelalarının üç haneyi gösterdiği gün Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ekonomi programına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Şimşek, temel hedeflerinin dezenflasyon olduğunu belirterek, “Dezenflasyon var. Arzuladığımız hızda mı, değil” dedi. Şimşek, enerji şoku ve emtia fiyatlarındaki artışın hem Türkiye'de hem dünyada enflasyonu olumsuz etkilediğini ifade etti. Savaşın etkisine de dikkat çeken Şimşek, savaş olmasaydı enflasyonun yıl sonunda yüzde 20-22 civarında olabileceğini söyledi.
Ne var ki ekonomi yönetiminin “dezenflasyon” dediği günlerde vatandaşın karşısına çıkan tablo oldukça farklı. Vatandaşın baktığı yer ekonomi sunumları değil, akaryakıt istasyonlarının tabelası. O tabelada ise artık üç haneli mazot fiyatı yazıyor.
- 100 LİRA SINIRI AŞILDI!
Akaryakıtta beklenen zam geldi ve motorinin litre fiyatı 100 lira psikolojik sınırını geçti. Üstelik bu sınır yalnızca birkaç ilde değil, Türkiye'nin bütün illerinde aşıldı. İstanbul'da motorin 100 liranın üzerine çıkarken Ankara'da 101,50 lirayı, İzmir'de 101,80 lirayı buldu. Bingöl, Bitlis, Hakkari, Kars, Muş, Siirt ve Şırnak gibi illerde ise motorinin litre fiyatı 103,20 liraya kadar yükseldi.
Böylece vatandaşın bir süredir “100 lira olur mu?” diye baktığı eşik aşıldı. Artık mesele 100 liranın aşılıp aşılmayacağı değil, üç haneli akaryakıt fiyatlarının nereye kadar çıkacağı oldu.
- “HAYAT PAHALILIĞIYLA MÜCADELE” BÖYLE Mİ OLACAK?
Hayat pahalılığıyla mücadelenin en büyük öncelikleri olduğunu belirten Şimşek, seçim sürecinde de dezenflasyondan vazgeçmeyeceklerini söylüyor. Ancak vatandaşın önündeki tablo, bu sözlerin günlük hayattaki karşılığını tartışmaya açıyor.
Çünkü hayat pahalılığı, yalnızca enflasyon oranından ibaret değil. Vatandaş için hayat pahalılığı; markette karşılaştığı etiket, kirada ödediği para, faturada gördüğü rakam ve aracına koyduğu mazot demek.
Bugün bir litre motorinin 100 lirayı aşması, “hayat pahalılığıyla mücadele” söyleminin vatandaşın cebinde ne karşılık bulduğuna ilişkin soru işaretlerini de büyütüyor.
- MAZOT ZAMMI SADECE DEPOYU VURMAYACAK!
Motorinin 100 lirayı aşması yalnızca araç sahiplerinin cebini ilgilendiren bir gelişme değil. Türkiye'de karayolu taşımacılığının ekonomideki ağırlığı dikkate alındığında akaryakıt maliyetindeki her artış, üretimden lojistiğe kadar geniş bir alanda maliyet baskısı oluşturuyor. Tarladan hale, halden markete, fabrikadan depoya kadar uzanan taşımacılık zincirinin önemli bir bölümünde motorin kullanılıyor. Bu nedenle bugün akaryakıt istasyonunda görülen zam, yarın başka bir ürünün fiyat etiketinde karşımıza çıkabiliyor.
Mazotun fiyatı pompada kalmıyor; mazotun faturası sofraya kadar uzanıyor.
- SAVAŞ OLMASAYDI” HESABI VATANDAŞIN CEBİNİ DOLDURMUYOR!
Şimşek, enflasyondaki yükselişte savaşın etkisine dikkat çekiyor. Bakan, savaş olmasaydı enflasyonun en az 7 puan daha düşük olacağını belirtti. Küresel enerji fiyatlarındaki hareketliliğin Türkiye gibi enerji ithalatçısı bir ülkeyi etkilemesi elbette mümkün. Ancak vatandaş açısından mesele, ekonomik gerekçelerin ötesinde doğrudan geçim meselesi olarak yaşanıyor.
Vatandaş petrol piyasalarındaki hesaplamayı değil, ay sonundaki hesabını yapıyor. Dünya piyasalarında petrol yükseliyor. Maliyetler artıyor. Akaryakıta zam geliyor. Ardından ulaşım ve taşımacılık maliyetleri yükseliyor. Sonunda bütün bu zincirin yükü yine vatandaşın bütçesine biniyor. Vatandaşın cebindeki para ise bütün bu gelişmelere rağmen aynı hızda büyümüyor.
- EŞEL MOBİL DE YIL SONUNA KADAR!
Akaryakıt fiyatlarındaki artışın önümüzdeki dönemde nasıl seyredeceği açısından Şimşek'in eşel mobil açıklaması da dikkat çekti.
Şimşek, motorinde uygulanan eşel mobil sisteminin yıl sonuna kadar devam edeceğini, gelecek yıl ise sistemin sürdürülmesinin düşünülmediğini açıkladı. Bu açıklama, akaryakıt fiyatlarının önümüzdeki dönemde vatandaş açısından daha da yakından takip edileceğini gösteriyor. Çünkü bugün 100 lirayı aşan motorin fiyatının yarın hangi seviyelere ulaşacağı sorusu artık sadece araç sahiplerinin değil, üreticinin, esnafın, nakliyecinin ve nihayetinde tüketicinin gündeminde.
- VATANDAŞ ARTIK “HEDEF” DEĞİL, “SONUÇ” GÖRMEK İSTİYOR!
Ekonomi yönetimi programın yönünün değişmediğini, dezenflasyonun temel hedef olduğunu söylüyor. Şimşek de seçim sürecinde dahi dezenflasyondan vazgeçilmeyeceğini vurguluyor. Ancak vatandaşın ekonomik programdan beklentisi son derece açık. Vatandaş daha fazla ekonomi programı değil, daha az hayat pahalılığı istiyor. Daha fazla hedef değil, daha fazla alım gücü istiyor. Daha fazla açıklama değil, maaşının ay sonuna kadar yetmesini istiyor. Çünkü ekonomi yönetiminin açıkladığı rakamlar ne olursa olsun, vatandaşın kendi hesabındaki rakam değişmiyorsa hayatındaki tablo da değişmiyor.
- TEK HANE BEKLERKEN ÜÇ HANELİ MAZOT!
Türkiye bir dönem tek haneli enflasyon hedefini konuştu. Bugün ise vatandaş üç haneli akaryakıt fiyatıyla karşı karşıya.
Bu durum, ekonomide yalnızca rakamların değil, rakamların vatandaşın hayatındaki karşılığının da önemli olduğunu bir kez daha gösteriyor. Bir litre motorinin 100 lirayı aşması, vatandaşın alım gücü açısından başlı başına çarpıcı bir eşik.
Çünkü 100 liralık banknot artık bir zamanlar olduğu gibi ciddi bir harcama gücünü temsil etmiyor. Bugün o para, İstanbul'da bir litre motorin almaya dahi yetmiyor. Ankara'da ise bir litre motorin için 101,50 lira ödemek gerekiyor.
- RAKAMLARIN DEĞİL GEÇİMİN HESABI YAPILIYOR!
Ekonomi yönetimi açısından enflasyonun artış hızının yavaşlaması önemli bir gösterge olabilir. Ancak vatandaş açısından asıl gösterge, ay sonunda elinde kalan paradır. Kira çıktıktan sonra... Faturalar ödendikten sonra... Mutfak masrafı karşılandıktan sonra... Çocuğun eğitim gideri çıktıktan sonra... Ve şimdi bir de aracın deposu doldurulduktan sonra...
Vatandaşın cebinde ne kalıyor? Bugün Türkiye'nin ekonomi gündemindeki en sert soru belki de bu. Çünkü tek haneli enflasyon beklentisinin konuşulduğu bir dönemde motorinin üç haneli rakamlara ulaşması, vatandaşın yaşadığı ekonomik sıkışmışlığı bütün gerçekliğiyle ortaya koyuyor. Ekonomi yönetimi dezenflasyonun hızını tartışadursun, vatandaş pompada her gün hayat pahalılığının hesabını yapıyor. Ve artık vatandaşın beklentisi yeni bir hedef açıklanması değil. Vatandaş, hedeflerin cebine ne zaman yansıyacağını bilmek istiyor.





