İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband, terör devleti İsrail’in Gazze ve Batı Şeria’da yürüttüğü işgal ve soykırım politikalarına dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Kendisi de Yahudi olan Miliband, Siyonist rejimin eylemlerini "etnik temizlik" ve "savaş suçu" olarak nitelendirerek, İsrail'in tüm dünyada dostlarını kaybettiğini vurguladı.
Eski İngiliz bakanlardan Rory Stewart ve Alastair Campbell'in sunduğu "The Rest is Politics" adlı podcast programına konuk olan Miliband, mazlum Filistin halkının yaşadığı zulme sessiz kalınamayacağını belirtti.

- "ANNEM OLSA YAPILANLARA KARŞI ÇIKARDI!"
İngiltere'nin, gasp edilen Filistin topraklarındaki İsrail’in işgal birimleriyle ticaret yasağı kararını değerlendiren Miliband, Filistin meselesine bakışında ailesinin yaşadıklarının etkili olduğunu anlattı.
Nazi toplama kamplarında babasıyla birlikte 60 akrabasını kaybeden Yahudi bir annenin evladı olduğunu hatırlatan Miliband, şu ifadeleri kullandı:
"Bu açıklamayı yaparken çok düşündüm. Konuşmamla adeta boğuştum. 'Annem olsa ne söylerdi?' diye düşündüm. Annem kesinlikle, 'Filistinlilerin yaşadıklarına bak. Bu zavallı insanların neler yaşadığına bak. Bunlar yanlış ve sen de bunu söylemelisin' derdi."
Atılan yaptırım adımlarının temel amacının, Siyonist işgalin yasadışı olduğunu tüm dünyaya açıkça göstermek olduğunu dile getiren Miliband, "Bu yaptırımlar kesinlikle işe yarayacak mı? Kesinlikle yarayacağını söyleyemem. Diğer uluslararası ortaklarımız da harekete geçmişken başarılı olma şansı var mı? Belki var. Buradaki niyetimiz de bu" şeklinde konuştu.

- "HEDEF TÜM HALKI SÜRGÜN ETMEK!"
İşgalci İsrail’in Gazze’ye yönelik insanlık dışı ablukasına da değinen Miliband, bölgedeki durumu "tarif edilemez derecede korkunç" olarak tanımladı.
İsrailli yetkililerin söylemlerinin yalnızca direnişçileri hedef almadığını, aksine tüm Gazze halkını topraklarından sürme niyetini taşıdığını belirten Miliband, şu gerçeklerin altını çizdi:
"Sözde çift kullanımlı mallara silah yapılabileceği gerekçesiyle uygulanan kısıtlamayla tamamen masum ürünlerin bölgeye girişi engelleniyor. Bu tamamen kasıtlı bir stratejiye benziyor. Gelecek hafta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda Ürdün'le birlikte bir konferans düzenleyerek Gazze'deki sağlık ve insani duruma dikkati çekeceğiz. Gazze için daha fazlasını yapamamanın hayal kırıklığını yaşıyorum. Gazze'ye yardım etme ihtimali oluşturmak için insani yardım hareketi başlattık. Daha fazlasını yapmak istedik, uluslararası insancıl hukukun ihlalleri nedeniyle yaptırımlar uyguladık. İsrail bölgeyi büyük oranda kontrol ediyor. 20 maddelik barış planı uygulanmıyor. Sahadaki durum korkunç."

- "İSRAİL MÜTTEFİKLERİNİ KAYBEDİYOR!"
Gelecek ay İsrail'de yapılması planlanan seçimler öncesinde İsrail kamuoyuna seslenen Miliband, işgal sürdükçe uluslararası toplumun sessiz kalmayacağını belirtti.
İşgalci terörüne ve iki devletli çözümü baltalayan girişimlere boyun eğmeyeceklerini söyleyen Miliband, "Netanyahu, İsrail'i daha güvenli değil, aksine daha güvensiz hale getiriyor. İsrail hükümeti müttefik kazanmıyor, tüm dünyada dostlarını kaybediyor. Gazze ve Batı Şeria'daki vahşet, tüm dünyadaki insanları harekete geçirdi" diye konuştu.

- BOYKOT VE YAPTIRIMLAR GENİŞLİYOR!
Hatırlanacağı üzere İngiltere, 8 Eylül'de 11 ülkeyle birlikte hareket ederek işgal altındaki Filistin topraklarını gasp eden işgal alanlarıyla ticaret yasağı uygulama kararı almıştı.
Bu kararı savunan Miliband, küresel müttefiklerle atılan bu adımların vahşeti durdurma noktasında başarılı olma şansı taşıdığını belirtti.
Öte yandan, küresel dengeler ve ekonomik krizlere de değinen Miliband, halkın karşı karşıya kaldığı hayat pahalılığının en büyük sebeplerinden birinin kapalı olan Hürmüz Boğazı olduğunu, bu boğazın açılmasının öncelikli diplomatik hedefleri arasında yer aldığını sözlerine ekledi.




