Mesela, Başbakan
Yardımcısı Emrullah İşler neden görevden alındı, hâlâ şaşkın durumdayım. Sebebi
ise şu; Başbakan Erdoğan ın, Ahmet Davutoğlu nu AKP Genel Başkan adayı ve
Başbakan adayı olarak belirlerken başat kriterlerinden biri, paralel yapı
iddiaları ile mücadele kararlılığı idi. Öyle değil mi İyi de, paralel yapı
iddialarına kabinde canhıraş mücadele veren ve Erdoğan ın tezlerini en
köşe li biçimde savunan Emrullah bey değil miydi Biraz tuhaflık var bu işte
ya neyse!.. Şaşırdım
Tam tersi bir
örnekten de söz ediliyor; Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı da kabine dışı
kalan isimlerden. Hayati beyin, paralel yapı iddialarına fazla ilgi
göstermediği, hatta, Burada abartacak bir şey yok! dediği için, yeni
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ın öfkesini çektiği iddia ediliyor. Ama
sadece bir iddia. Bir başka iddia da para dan fazla anladığı için Nurettin
Canikli nin bu göreve getirildiği tezi. Zira, Nurettin beyin adı Maliye
Bakanlığına da geçiyordu. Ama ne olursa olsun, Pınarhisar dan bu yana
Erdoğan ın yanında bulunan, en sıkıntılı hukuki süreçte devamlı Erdoğan ın
hemen yanı başından hiç eksik olmayan Hayati Yazıcı nın görevden alınmasına ne
yalan söyleyeyim şaşırdım.
2000 li yılların
başlarında merkez sağdan 3 isim rotasını, henüz kuruluş aşamasında olan AKP ye
çevirdi. Bu isimler, eski Diyanet İşleri Başkanı Tayyar Altıkulaç, akademisyen
Hüseyin Çelik ve eski Olağanüstü Hal (OHAL) Valisi Necati Çetinkaya idi
Erdoğan, Altıkulaç ve Çetinkaya ya AKP Hükümetlerinde bakanlık şansı vermedi.
Hüseyin Çelik ise, uzun yıllar Milli Eğitim Bakanlığı görevi ifa ettikten sonra
uzun zamandır partinin sözcüsü olarak görev aldı. Hüseyin Çelik, beklentisi
olmasına karşın, son kabinede yer bulamazken koltuğundan da oldu. Parti
Sözcülüğü koltuğunu Beşir Atalay a kaptırdı. Bunda, özel yaşantısına ilişkin
bazı iddialar etkili oldu mu bilmiyorum ama Çelik gibi bir hatibin yerini
korumamasına şaşırdım
Yeni kabineye ilişkin gözlemlerime yarın da devam
edeceğim inşallah
ÇİLE BÜLBÜLÜM ÇİLE!..
Milli Eğitim
Bakanı Nabi Avcı nın Okullarda hiçbir şekilde okul kayıt parası alınmayacak
uyarısına rağmen bazı okullarda velilerden kayıt parası yahut zorunlu bağış adı
altında para talep ediliyor. Özellikle kendi ilçe yahut bölgesinde olmayan bir
öğrenciyi okula kayıt almak için binlerce liralık para talep ediliyor. Bazı
okullarda bağış miktarı arttıkça öğrenci daha iyi sınıflara
yerleştirilebiliyor. Oysa ikamet adresi dışındaki okullara öğrenci kayıt
ettirmek yasak.
Ders kitaplarının
ücretsiz olması, kimi yoksul öğrencilerin ailelerine parasal desteklerin
yapılması gibi müspet uygulamalara karşın bir öğrencinin okula başlarken sadece
giysi ve kırtasiye masrafları en az 500 TL. Buna ek olarak spor malzemesi,
çanta, suluk ve ayakkabı masraflarıyla birlikte bu oran bin TL ye kadar
çıkabiliyor. Okul servis masrafı ile birlikte; temel bir ihtiyaç olarak; yedek
pantolon, gömlek, ayakkabı, kemer, yaka, çorap, kravat, spor malzemesi alınması
durumunda giderler ikiye katlanıyor. Birden fazla çocuk okutan velilerin durumu
daha sıkıntılı.
Özel okullarda
Eğitim parası adı altında alınan binlerce liranın yanında, birer müşteri gibi
görülen veliler, kıyafet, kitap kırtasiye, servis, gezi ve etkinlik gibi
bahanelerle soyuluyor. Özel okulların belirledikleri fiyatların ölçüsü maalesef
yok. Veliye tercih hakkı bırakılmıyor. Veli o okulun yönlendirdiği yerden
alışveriş yapmak zorunda bırakılıyor. Peki, Bakanlık ne yapıyor Hiiiiç!
Okullardaki
forma ve kırtasiye soygununa dur denilmelidir. Daha masraflı olmasın diye
serbest kıyafet yerine formayı tercih eden veliler, bin pişman hale geldi. Tek
tişörte 75, pantolona 100 lira gömleğe 75 lira isteniyor. Milli Eğitim
Bakanlığı başta olmak üzere Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı bu
soyguna DUR demeli.
Okullardaki
kıyafet seçimi ve fiyatı neye göre belirleniyor Hükümet bu duruma el
koymalıdır. Veliler neden sadece tek bir firmaya yönlendiriliyor Firmaların
okul ve yöneticilerle bir bağı var mı Bütün bunlar araştırılmalı ve
öğrenci-veli menfaati doğrultusunda düzenlenmelidir.
Özellikle dar ve
sabit gelirli aileler okul masraflarını karşılamakta büyük sıkıntı ve zorluklar
yaşıyor. Yıllardır dağıtılan ücretsiz ders kitabı politikasının ve eğim destek
uygulamalarının biraz daha geliştirilerek; okul yönetimlerince tespit edilen
ihtiyaçlı ailelerin çocuklarının kıyafet, kırtasiye, beslenme, servis ücreti ve
aylık harçlık giderlerinin devlet tarafından karşılanması gerekir.
DİKKAT! EĞİTİM SEKTÖRÜNE 2 BİN KİŞİ ALINACAK
Eğitim sektöründe; yeni açılan kurumlar, özel okulların
hızla şubelerini artırması ve koleje dönüşen dershanelerle birlikte sektördeki
eleman ihtiyacı en üst seviyeye çıktı. Farklı platformlardaki ilanlarla özel
eğitim sektöründe bu dönemde yaklaşık 2 bin kişi aranıyor.
Bu dönemde en çok eleman arayan kurumların başında
kolejler ve dil kursları geliyor. Öğretmen kadrosunun büyük bölümünü tamamlamış
olan kurumlar, bu aralar en çok eğitim danışmanı arıyor. Velilerle görüşme
yaparak okula öğrenci kazandırma işi için görevlendirilen eğitim danışmanından,
satış ve pazarlama odaklı ve müşteri ilişkilerinde deneyimi olması bekleniyor.
Eğitim sektöründe yıl genelinde en fazla ihtiyaç duyulan
branş İngilizce öğretmenliği. Kurumlar aradıkları İngilizce öğretmenlerinde
daha çok 2 ila 5 yıl arası deneyim arıyor. Daha çok İngilizce öğretmenliği için
lisans mezunu olma şartı aransa da, İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunlarından
pedagojik formasyon eğitimi almış olanlar da tercih ediliyor. İlanlarda
iletişim yeteneği, dış görünüşüne önem kriterlerinin yanı sıra İngilizce
öğretmenlerinden esnek saatlerde çalışabilmeleri de isteniyor.
Öğretmenliklerin ardından en çok eğitim satış danışmanı
ve halkla ilişkiler elemanı aranıyor. Çağrı merkezi elemanına ihtiyaç da son
bir yıldır artışta.
Özel eğitim kurumlarının bu dönemde sırasıyla en fazla şu
branşlarda öğretmen arayışı söz konusu:
1-İngilizce öğretmeni
2-Matematik öğretmeni
3-Branş öğretmeni
4-Anaokulu öğretmeni
5-Sınıf öğretmeni
6-Biyoloji öğretmeni
7-Kimya öğretmeni
8-Fizik öğretmeni
9-Coğrafya öğretmeni
10-Rehber öğretmen
Öğretmenlikler dışında sektörde en çok aranan pozisyonlar
ise sırasıyla şöyle:
1-Eğitim satış danışmanı
2-Halkla ilişkiler elemanı
3-Temizlik elemanı
4-Önbüro elemanı
5-Sekreter
6-Psikolog
7-Okul müdürü
8-Çağrı merkezi elemanı
9-Hemşire
10-Muhasebe elemanı
Okul ve kolejlerin yanı sıra, dershaneler, etüt
merkezleri, kreş ve anaokullarında okullar açıldıktan sonra da işe alımların
devam etmesi bekleniyor.
Haberiniz olsun istedim
NOT: Bugün 31
Ağustos 2014, Pazar 1) Emekliler yılda 15 20 TL zamla, hâlâ sürünmeye devam
ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli nasıl geçineceğim diye feryat
ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011 den bu yana verdiği yeni
ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde
kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf
Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Otur, sıfır!