İnsan var oldukça İslami insanlık da ölmez. Basın ve yayın kurumları hep olumsuz örnekleri verirler.
Çünkü olumlu örnekler sayılamayacak kadar çokturlar.
Evinizde otururken hava aldığınızın farkına varmadan alırsınız.
Ama “Ocak söndü mü yoksa burnuma gaz kokusu geliyor” diyorsunuz.
Akşama kadar binlerce kere aldığınız havanın farkında olmazsınız, “ben hava alıyorum” diye etrafa hava atmazsınız, çünkü konuştuğun kişi de aynı havayı alıyor.
Burnunuza kötü kokular gelmeye başlamışsa bunu da davul zurnayla, gazete ve televizyonla ilan etmezsiniz.
Hemen evde ise kendiniz o kötü kokuyu bulup temizlersiniz, dışarda ise ilgilisine haber verirsiniz.
Toplumumuzda da durum böyledir.
İyiler çoğunluktadır. Bugün akşama kadar iyi işler yapan insan sayısı kötülük yapanlardan kat kat fazladır.
Kötülerinki haber olur, iyilerinki haber olmaz.
İyiliklerin teşhiri isim verilmeden yapılması gerekir.
Mesela, Suriyeli bir hanım efendi, pırlanta dükkânına giriyor ve parmağındaki yüzüğü satmak istediğini söylüyor.
Dükkân sahibi, dikkatle pırlantayı süzdükten ve hanımefendinin yanında taşıdığı pırlanta satın alma evrakını da gördükten sonra, hanımefendiye dönüyor ve “Ben bu yüzüğü 100 bin liraya alırım ama bir şartım var, dükkândan çıkacaksın diğer pırlantacı arkadaşlardan en az üç dükkâna daha göstereceksin. Yüzün üzerinde kim fazla verirse ona sat. Yüzden aşağı verirlerse satma bana getir ben yüz bin liraya alırım” der.
Kadın, “piyasa araştırmama gerek yok al”
Dükkân sahibi, “Benden önce araştırmışsan alırım”
Kadın “Hayır araştırmadım”
Dükkân sahibi “Araştır ve ondan sonra gel” Bir saat sonra kadın geliyor ve yüz bin liraya pırlantasını satıyor.
Bu dürüstlük, insanlığımızın ölmediğini gösterir ve bunların sayısı da vurguncuların sayısından fazladır.
Haramilerin, hırsızların, köşe dönenlerin, seksenli doksanlı yıllarda hazineden para çekip yüzde yüz faizle yine hazineye borç verenlerin haberleri öylesine renkli verildi ki haramiler hürmet görmeye başlamışlardı.
Bu hafta telefonla fetva isteyen mücahit bir üniversiteli delikanlı soruyor, “Evinde bulunduğumuz amcanın su ve elektrik parasını oğlu ödüyormuş. Oğlunun yaptığı işler arasında faiz de varmış. Ben bugün bu amcanın evindeki çeşmeden abdest alıp namaz kılabilir miyim?”
Şer güçler, kendinizi yormayın, çocuklarınızın hayatını karartmayın. Güneşin doğmasını nasıl engelleyemezseniz, güneşi yaratanın kitabına iman edenlerin cennete girmesine engel olamadığınız gibi yardım bile edersiniz. Ve bu durum kıyamete kadar devam eder.
Buyurun, Kur’an ve hadisi okuyun:
“…Eğer sabreder ve sakınırsanız onların hilesi hiçbir şeyle size zarar veremez. Şüphesiz Allah yaptıklarını kuşatmıştır.” (Al-i Imran süresi ayet 120)
Sevgili Peygamberimiz de:
“Bu ümmetin işleri kıyamete kadar doğru yolda devam eder” bir rivayette de “Allah’ın (kıyamet) emri gelinceye kadar devam eder” (Buhari, Sahih, K. İlim, bab 14)