Türkiye genelinde son yıllarda dijital dolandırıcılık vakalarının artış göstermesiyle birlikte, arkadaş ricası veya komisyon vaadiyle banka hesaplarını başkalarına kullandıran vatandaşların hukuki durumları yargı makamlarının en kritik gündem maddelerinden biri haline gelmişti. Yasal mevzuattaki son düzenlemelerin ardından üst mahkemelerin bu davalara yönelik yaklaşımı kökten değişmeye başladı. Kamuoyunda geniş yankı uyandıran ve binlerce benzer dosya için hukuki bir dönüm noktası olarak kabul edilen bu son karar, hesap bilgilerini paylaşan ancak dolandırıcılık organizasyonunda bizzat yer almayan kişilerin cezalarında ciddi bir indirimin önünü açıyor.
8 Bin 900 TL'lik İkinci El Telefon Satışıyla Başlayan Yargı Süreci
Emsal niteliğindeki hukuki süreç, popüler ikinci el alışveriş platformu Letgo üzerinden cep telefonu satın almak isteyen bir vatandaşın dolandırılmasıyla patlak verdi. İnternet üzerindeki ilana güvenerek satıcının belirttiği hesaba 8 bin 900 TL yatıran mağdur, parayı gönderdikten sonra karşı tarafın ortadan kaybolması üzerine adli mercilere şikâyette bulundu.
Soruşturma ve yargılama aşamasında ortaya çıkan adli detaylar şu şekilde gelişti:
-
Para Trafiğinin Tespiti: Mağdurun gönderdiği 8 bin 900 TL'nin doğrudan Turgay Y. isimli şahsın banka hesabına aktarıldığı saptandı.
-
Paranın Sistem Dışına Çıkarılması: Banka hesabına yatan meblağın kısa süre içerisinde bir kripto varlık hesabına transfer edilerek izinin kaybettirildiği belirlendi.
-
Sanık Savunması: Sanık Turgay Y., banka ve hesap bilgilerini "Mert" adındaki arkadaşının ricası üzerine kendisine verdiğini, suçla doğrudan bir ilgisinin bulunmadığını iddia etti.
-
Ağır Ceza Mahkemesi Kararı: Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesi, sanığı "nitelikli dolandırıcılık" suçundan 3 yıl 4 ay hapis ve adli para cezasına çarptırdı.

7589 Sayılı Yasal Düzenleme Kararın Seyrini Değiştirdi
Yerel mahkemenin mahkûmiyet kararının ardından dosya istinaf incelemesine taşındı. Süreç devam ederken yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 158. maddesine dördüncü fıkra olarak eklenen yeni hükümle dava seyrini baştan aşağı değiştirdi. Söz konusu yasal düzenleme, dolandırıcılık eyleminde asıl fail veya organizatör olarak yer almayıp yalnızca hesap, kart veya kripto varlık bilgilerini başkasına veren kişilerin hapis cezalarında yarı oranında indirim yapılmasını hükme bağladı.
İncelemeyi tamamlayan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesi, sanığın eyleminin sadece "hesap kullandırmak" ile sınırlı kalıp kalmadığının yeni yasa maddesi çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti. Kararı oy birliğiyle bozan daire, dosyayı alt mahkemeye geri gönderdi. Bu karar, derdest olan veya infaz aşamasındaki binlerce "IBAN mağduru" davası için doğrudan uygulanabilir bir emsal teşkil ediyor.





