4+4+4=12 yıl içerisinde okuduğu bütün ders kitaplarının başına bu bilim dalıyla ilgili bilgi veren ve neden bunu okuduğumuzu öğreten, hayatta bize olan faydalarını sayan bir yazı koysanız ne olur?
Sonra o bilim dalının en önemli ve herkes tarafında görülen ve bilinen bir konuyu özetleyip bunu böyle yapan kimdir? Deseniz ne olur?
Mesela, Fizik kitabının başına şöyle bir şey yazsanız:
“Sevgili öğrenciler, iki tane, yarım kilo su dolu pet şişe alsanız,
Pet şişelerden birinin suyunu içip bitirseniz,
Dolu şişe ile boş şişeyi masanın kenarına aynı hizada koysanız,
İkisini de aynı anda itebilmek için iki şişenin arkasına cetvel veya bir başka şey koysanız,
Aynı anda ikisini de birden itiverseniz hangisi önce yere düşer?
Cevabın dolu olan şişe olduğunu, hepimiz biliyoruz.
Bu konu, tarihin ilk zamanlarından beri bilinmektedir.
Aynı büyüklükte olan taşla pamuk atılsa taşın daha önce düşeceği bilinirdi.
Hatta ilkokul öğrencilerine şaşırtma sorusu olarak, “Bir kilo demir mi yoksa bir kilo pamuk mu daha ağır?” sorusu sorulurdu.
Şimdi biz, Fizik kitabında, masadan düşen iki pet şişenin hesabını yapacağız.
Dolu olanla, boş olanın hacmi aynı ama dolu olan daha ağır olduğundan daha önce düşüyor.
Özgül ağırlık, hacim ve mesafe hesaplarını bu Fizik kitabından öğreneceğiz.
Buna “Yer Çekimi Kanunu” denir.
Bu kanuna uygun olarak Hazreti Nuh aleyhisselam denizde gemi yapmış, havada kuşlar uçmaya devam ederken havada uçaklar yapılıyor.
Temelinde bu kanun vardır.
Bu kanunun formülünü de Newton yazmıştır.
Peki, bilin bakalım, bu kanunu, bu tabiata kim koydu?”
“Allah” diye yazmayın, ne olur ne olmaz.
Bütün ders kitaplarının başına herkesin az-çok bildiği bir bilgi üzerinden derse hazırlayıcı bir önsöz olsun.
Matematik ve Geometri’den, Tarih ve Coğrafya’dan Ahlâk kitabına kadar bütün kitapların başına yazılsın.
Ahlâk ahlâktır, ahlâkın çeşitleri mi olur? Demeyin.
Yahudi seçmenlerin seçimiyle Başbakan olan Netanyahu ahlâkıyla, günde kırk yalan söyleyerek adı “kırk yalan” a çıkan ABD Başkanı’nın ahlâkı aynı mı?
“Neden ahlâksızlıkta bunları örnek veriyorsun?” demeyin.
İtiraz ederseniz, demokrasi karşıtı olmuş olursunuz.
Türkiye’de siyasetin ve servetin zirvesinde olup da, Epstein’in listesine girmeyenlerin temelinde, devletin hiçbir kurumunda etkili olmayan İslam dininin, toplumda örf, adet, anane ve gelenek rüzgârlarının içinden İslam kokusu almalarındandır.
Dünyanın yönetimi ve serveti konusunda zirvede olanlara kız çocuğu kerhanesi açan, gelenlere kız çocuğu etiyle kebap yedirdiği söylenen, Yahudi asıllı Jeffrey Epstein ahlâkı geçerli seçilmiş seçkinler arasında.
Biz, onların yazdırıp çizdirdikleri ahlâkı değil,
Biz, Kur’an ahlâkının şekil aldığı Muhammed Mustafa aleyhisselamın ahlâkına muhtacız.
، عَنْ سَعْدِ بْنِ هِشَامِ بْنِ عَامِرٍ ، قَالَ : أَتَيْتُ عَائِشَةَ ، فَقُلْتُ : يَا أُمَّ الْمُؤْمِنِينَ ، أَخْبِرِينِي بِخُلُقِ رَسُولِ اللهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ ، قَالَتْ : كَانَ خُلُقُهُ الْقُرْآنَ ، أَمَا تَقْرَأُ الْقُرْآنَ ، قَوْلَ اللهِ عَزَّ وَجَلَّ : {وَإِنَّكَ لَعَلَى خُلُقٍ عَظِيمٍ}
Ashabı Kiramdan Sa’d bin Hişam anlatıyor: “Aişe’nin yanına gittim, “Ey mü’minlerin annesi, Allah’ın elçisinin ahlâkını bana haber ver” dedim, O da bana, “Onun ahlâkı Kur’an’dı; sen Kur’an okumaz mısın?
Allah celle celalüh onun hakkında:
وَإِنَّكَ لَعَلَى خُلُقٍ عَظِيمٍ
“Hiç şüphesiz sen büyük bir ahlâk üzeresin” buyurdu’ dedi.” (Kalem süresi ayet 68/4)
عَنْ سَعْدِ بْنِ أَبِى وَقَّاصٍ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ -صلى الله عليه وسلم- أَنَّهُ قَالَ « مَنْ قَالَ حِينَ يَسْمَعُ الْمُؤَذِّنَ أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ وَأَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ رَضِيتُ بِاللَّهِ رَبًّا وَبِمُحَمَّدٍ رَسُولاً وَبِالإِسْلاَمِ دِينًا. غُفِرَ لَهُ ذَنْبُهُ
Biz, her ezanın ardından, ezan duası okuduğumuz gibi aynı zamanda Sevgili Peygamberimizin, “Kim müezzinin, ‘Ben şahitlik yaparım ki, Allah’tan başka (yaratan, yaşatan, yöneten, donatan) ilah yoktur, O tektir, ortağı yoktur, kesinlikle Muhammed, O’nun kulu ve Rasülüdür.
Rab olarak Allah’tan, Resul olarak Muhammed’den, din olarak İslam’dan, razıyım derse günahları af olunur” tavsiyesine uyarak, ümitle okumaya devam edeceğiz. (Müslim, Sahih, K. Salat, bab 7)