Kabil, yeryüzünde ilk kan akıtan adam.
Kardeşi Habil’i katletmiş.
Adem aleyhisselamın tebliğ ettiği hükme uymamış, kendi nefsini, arzusunu, dünyevi hırsıyla beslediğinden kardeşi Habil’i katletmiş.
Tarihte ibnelik hastalığını devlet olarak yaygınlaştıranlar, Lut aleyhisselama iman etmeyen ve onu topraklarından çıkarma kararı alan kavimdirler.
Halkına zulmedenler Ad, Semud kavmi ve Firavun gibi kâfirlerdir.
Kendine kabir olarak yaptırdığı piramidi otuz yılda, yüz bin işçiye, karın tokluğuna, kırbaç altında yaptırmıştır.
Hepsinin ortak zelilliği, “Allah’ın dediği değil, benim ve benim gibi olanların ortak kararı geçerlidir” demeleridir.
Bunların sayısını çoğaltabilirim ama asıl bizi etkileyenlere geçelim.
Aynı kâfirlik hastalığına tutulanların bugünkü haline göz atalım.
Son yüz yıl içinde Hitler, Lenin, Stalin, ABD ve AB’nin doğuda, batıda, güneyde ve kuzeydeki ülkelerde öldürdükleri insan sayısı iki yüz milyonu geçer.
Hepsinin ortak tarafı ne?
Kâfir olmaları.
Rabbimiz, kâfirler için:
“… Kâfirler, zalimlerin ta kendileridir.” (Bakara Süresi ayet 2/254) diye bizi uyarıyor.
Tabiinin büyüklerinden Ata bin Dinar (Allah ona rahmet eylesin) bu ayeti okuduktan sonra:
“Allah’a hamdolsun ki, “Bütün kâfirler zalimdiler” demiş de, “Bütün zalimler kâfirdir” dememiş” diyor. (Kurtubi, İbni Kesir, Bahru’l-Mıhıyt… ve diğer tefsirlerde)
“Eğer her zalim kâfirdir” deseydi kurtulan olmazdı.
ABD devletinde Türkiye nüfusu kadar evsiz, işsiz, aşsız, aç, biilaç insan varken kendini dünyanın zorbası olduğunu kabul ettirmek için harcadığı dolarlar, onların hepsine ev yapacak, iş verecek rakamda olduğunu para uzmanları söylüyorlar.
Japonya’da attığı atom bombasına, Vietnam’daki öldürdüğü insan sayısına, Irak, Afganistan, Suriye’de alenen öldürdüklerinin yanında 1960 ile 1980 yılları arasında Rusya komünistleriyle birlikte toprağa gömdüğü beş bin üniversiteli öğrencisi sağcı-solcu diye bölerek katletmelerini bile bize unutturmaya çalışıyor, başardı da.
Bugün, ABD, “İsteyene kapılarımız açıktır; her geleni vizesiz kabul edeceğiz” deyiverse seyredin gümbürtüyü.
Orta Doğu üniversitesinden bir öğrenci ABD elçisinin arabasını yaktıktan sonra kaçtığı yer ABD idi.
Dünkü haberde, “Trump, Grönland adası bizimdir ve 300 asker oraya yerleştirilmiştir” anlamında haber vardı.
“Hürmüz Boğazı ABD’nin olacak, Babü’l-Mendeb de bizim olacak” derken bütün topraklar bizim için tehlike arz ettiğinden, bizi boğacaklarından dünya bizim olacak” demeye getiriyor.
Sonuç, Hitler’in dediği gibi diyor, sonu da Hitler gibi olur inşallah.
Rabbimiz buyurur:
Ey huzura eren nefis,
Sen Rabbinden hoşnut, Rabbin de senden hoşnut olarak Rabbine dön.
Gir kullarımın arasına,
Gir cennetime.” (Fecr Süresi, ayet 89/27-30)
Mehmet Akif Ersoy merhum da bizi uyarıyor:
“Eğer çiğnenmemek isterseler seylâb-ı eyyâma;
Rücû’ etsinler artık Müslümanlar Sadr-ı İslâm’a.”