“Her nefis ölümü tadacaktır, sonra bize döndürüleceksiniz” (Ankebut Sûresi, ayet 57)
Elbette Cumhurbaşkanı Erdoğan da herkes gibi ölümü tadacaktır. Erdoğan sonrası neler olacak? Ortalık tahminden geçilmiyor. Her yorumcu ayrı senaryo üreterek olacakları kendine göre sıralıyor. Evlatlarını, damatlarını ve yol arkadaşlarını tahminlerinin içine katanlar çoğunlukta.
Erdoğan öldükten sonra neler olacağını elbette biz de tahmin edebiliyoruz. Hem de tahminimiz kesin olarak gerçekleşecektir. Belki olacakların sırasını bilemiyoruz. Bunun da çok önemi yoktur.
Zilzal Sûresi 7 ve 8. ayetlerini hatırlayalım:
“Kim zerre miktarı hayır yapmışsa onun karşılığını görür, kim de zerre miktarı şer işlemişse onun karşılığını görür.”
İlahi kural budur. Erdoğan, bu ayetlerdeki sıraya göre yaptığı hayırların karşılığını görecektir. Dünyada âli makamlarda uzun yıllar bulunduğuna göre, birçok hayır amel işlemiş olmalıdır. Bunları bizler bilemeyiz, sayamayız. Kendisine muhtemelen yaptığı hayırlar için dua ederiz.
İşlediği şerlere gelince... Bulunduğu makamlarda ne şerler işlediğini de tam olarak bilemeyiz. Ama bazılarını gördük, şahit olduk. Yalnız varsa şahsını ilgilendiren şerleri Allah’ın affetmesini dileriz. Şahsını aşıp, başkalarının mal, mülk, hayat, aile, ırz, namus gibi temel haklarının zayi olmasına vesile olduğundan dolayı beddualarına sebep olan şerlerin, kul hakkına girdiğini ve bunların hesabının mutlaka sorulacağını, ayrıca yetim hakkı gibi çok hassas konularla ilgili amellerinden dolayı affa uğrayamayacağını da dinimiz hakkında asgari de olsa malumatı olan herkes bilir.
Bunların bazılarını hatırlayalım:
İktidar yıllarında onun desteği ile zalim Amerika’nın Irak’ta işlediği zulümlerin hesabı önüne gelecek. Hani TBMM’den geçirdiği tezkere gereği Amerika’ya, vatan topraklarında bulunan askeri üslerini, havaalanlarını, limanları, hava koridorlarını kullandırarak, zalimlere lojistik destek vererek ve onları haklı bularak verdiği yardımlar neticesinde öldürülen milyonlar, tecavüze uğrayan iffetliler, yıkımlar, soygunlar, çalınan çocuklar ve hepsinin bedduaları… Terazinin şer kefesine konulacaktır.
Afganistan’da milyonları bulan Müslüman katliamı, çocukların kaçırılması, ahu eninleri gökleri tutan iffet tecavüzlerini gerçekleştiren zalim Batılı güçlere verdiği emniyet desteği, yapılan zulümlere karşı sessiz kalması elbette şer cinsinden önüne gelecektir.
Müslüman kardeşliği gereği zor günlerimizde bize her türlü desteği veren Libya’nın parçalanması ve onun lideri Kaddafi’nin şehit edilmesi esnasında zalim Batılılara donanma ve üs desteği ve ayrıca asilere finans sağlaması sebebiyle yüz binleri bulan katliamların, Akdeniz’in dibini dolduran sivil cesetlerinin, kaçırılan körpe bedenlerin hesabı da sorulacaktır. Sadece şehit Kaddafi’nin bedduası bile başlı başına bir kul hakkı olarak önüne gelecektir.
ABD ve Batılı sömürgecilerin isteği ile Suriye’de iç savaşın çıkarılması için verdiği her türlü destek neticesinde işlenen milyonlarca cinayetin, çalınan çocukların, yurdunu yuvasını kaybeden milyonların ahu enini de mutlaka sorulacak hesaplara dahil edilecektir.
Himaye etmeye söz verdiği ve bu sözünü tuttuğu için Siyonistlerin yaptığı korkunç katliamların hesabı önüne gelecektir. Yakıtını verdiği uçak ve tankların bombardımanı sonucunda, liman ve topraklarımızı kullanarak zalime gönderilen korkunç silahların kustuğu ölümlerin, silah hammaddelerinin ve uğranılan zulümlerin neticesinde yapılan bedduaların hesabı elbette kolay olmayacak.
Şu günlerde zalim Amerika’nın ikinci adamı açıkladı ki, İran’a saldırıları esnasında Türkiye kendilerine destek vermiş, halen de vermekteymiş. Şayet bu gerçek ise -ki yalanlanmadı- savaşı başlattıkları sırada şehit edilen yüzlerce masum kız çocuğunun ve halen devam eden sivil katliamlarının hesabı bu konuların tek yetkilisi olan Erdoğan’dan sorulur mu, bilemeyiz.
“Türkiye’de ekonominin sorumlusu benim, ben” diye defalarca açıkladığına göre faiz ve enflasyonu kullanarak fakir fukaranın varını yoğunu zengine pompalamak suretiyle almış olduğu kul hakları da elbette önüne gelecektir. Devlet malı, yetim malıdır. Bu konudaki muhtelif iddiaların gerçek mi, iftira mı olduğunu bilemiyoruz. İnşaallah böyle bir büyük vebali üzerine almamıştır.
Ayrıca Nisa Sûresi 85. ayetini hatırlayalım:
“Kim güzel bir işe aracılık ederse ondan kendisi için bir nasip olur; kim de kötü bir işe aracılık ederse onun da buna denk bir payı olur. Allah, her şeyi koruyup hakkını vermektedir.”
Hesabının sorulacağı kesin olan bütün bu kul hakları Erdoğan’ı bilerek ve isteyerek destekleyenlerden de sorulur mu?
Elbette ayetler boşuna inmemiştir.
Erdoğan’ın ölümünden sonra neler olacaktır? Herkes kendine göre tahmin yürütedursun bizce olacaklar gayet açıktır.
ÖLÜMSÜZLÜĞE ÇARE
Hayatla ölüm dizilmiş,
Aynı ipe ilmek ilmek;
Ölümsüzlüğe yazılmış,
Tek çare var, bir kez ölmek...