Bugün 5 Ağustos 2026, dış haberlere bir göz atalım dedik, şu haberi görünce adeta zıpladık:
Kızıldeniz’in güvenliğini sağlamak için on bilmem kaç tane “İslam ülkesi” ittifak kurmuş.
Daha net söylemi ile; kahraman Yemen’in ABD ve İsrail’in, kelimenin tam anlamı ile dünyada estirdikleri terör fırtınasının ve katliamlarının önlenmesi, mazlum ve mağdur Filistinli Müslümanların bunların elinden kurtarılması, bu katillerin İran İslam Cumhuriyeti’ne saldırılarına karşı bir misilleme ve tedbir olması için, Babülmendep Boğazı’nı kontrol altına almasına mani olmak üzere bir araya gelip ittifak kurmuşlar.
Türkiye’yi de aralarına almak istedilerse de, bereket versin bizimkiler bu sefer balıklama atlamak yerine, işi ağırdan alıp, inceleyip araştırmak üzere kenardan izlemeyi tercih etmişler.
İttifaka evet diyenler ise katil Amerika’nın himayesi altında silahlarını hazır edip Yemen’e karşı harekete geçeceklermiş!
Yuh olsun, tuh olsun!
Amerika ve Batılı sömürgecilerin destekleri ile 60-70 yıldır mazlum Filistinli Müslümanları ezik ezik perişan eden Katil İsrail’in yaptıklarına karşı, sadece “kınama-lanetleme” laf salataları ile köşelerinde zevk ü sefa ile vakit geçirenlere bakın hele! Sıra yoksul ve desteksiz olsa bile kahramanca bu zulmü durdurmak için elinden geleni yapmanın gayretine giren Yemen’e müdahaleye gelince “aslan” kesilmişlere bakın hele!
Yuh olsun, tuh olsun!
ABD ve Batılı sömürgecilerin desteği ile BOP’u hayata geçirip, Mescid-i Aksa’yı tahrip edip sözde “Büyük İsrail’i” kurmak için en adi savaş suçlarını işlemekten çekinmeyen, bütün komşu İslam ülkelerinde yapmadıkları katliam bırakmayan İsrail’e karşı başları eğik, kahraman Yemen’e karşı dimdik ayağa fırlamışlar!
Yuh olsun, tuh olsun!
Gerçek zalimlere karşı süt dökmüş kedi gibi başları öne eğik olarak sinenler, bu zulümlere dişi ile tırnağı ile mani olmaya çalışan kahraman Yemen’e karşı birleşip baş kaldırmışlar!
Yuh olsun, tuh olsun!
Yemen’e karşı silahlı müdahale için ittifak edenlerin yönettikleri Müslüman halklarına bakın! Bir kısmı sokaklara dökülüp gösteriler yaparak, bazısı ellerini Allah’a açarak, bazısı fiilen yardımda bulunarak Yemen ve İran’a duada ve destekte bulunmaktadır. Sözünü ettiğimiz rezil ittifaka katılan bu halkların yöneticileri ise, kendi halklarının tam aksine hareket ederek silahlarını kahraman Yemen’e çevireceklermiş!
Yuh olsun, tuh olsun!
Arap Birliği imiş, İslam İşbirliği Teşkilatı imiş, benzer başka birlikler imiş, İsrail’in zulümlerine karşı toplanıp, resim çektirip dağılanlara bakın hele! Hepimizin gıpta ile izlediğimiz kahraman Yemen’e karşı silah kullanacaklarmış!
Yuh olsun, tuh olsun!
Bu ittifakçılar hadi Allah’tan korkmuyorlar diyelim, yönettikleri halkın bir gün kendi aleyhlerine sokaklara çıkmasından da mı korkmuyorlar acaba?
Yuh olsun, tuh olsun!
Bu reziller hiç tarih okumazlar mı?
Tam dört asır Kâbe-i Şerif, Mescid-i Nebevi ve Mescid-i Aksa’nın muhafızlığını ve hadimliğini şerefle yapan Osmanlı; daima Babülmendep’i kontrol altında tutabilmek için Yemen’de hazır kuvvetler bulundurduğunu, gereğinde bu üç harem bölgesine karşı saldırıları önlemek için harekete geçtiğini, gereğinde savaştığını, bu maksatla yüz binlerce vatan evladını şehit vermekten asla çekinmediğini de mi bilmezler? Bu saldırgan katillerin ilk hedefinin Kudüs ve Mescid’i Aksa, ikinci hedeflerinin ise Mekke ve Medine olduğunu anlayamıyorlar mı? Bu maksatla Yemen’in bu kilit noktayı kontrol ettiğini göremiyorlar mı? Bunlar kör mü?
Yuh olsun, tuh olsun!
Büyük Şeytan Amerika’nın ve onun desteğindeki katil İsrail’in burnunun sürtülmeye başladığı, bölgemizden defolup gitmelerinin daha hızlı olması için bu ittifakçıların ve diğer İslam ülkelerinin Müslümanlardan yana olmaları, en azından insani yardım kapılarını açarak bu fedakâr ve muhtaç Yemen’e destek olmaları gerekmez mi?
Bu tarihi fırsat kullanılmayıp tam tersine saldırganlara yardım edilmesi halinde, Müslümanlar ve İslam beldeleri ne zaman selamete kavuşabilecek?
Zenginlik kaynaklarının sömürülmesine ne zaman son verilecek?
İslam Birliği’ni ne zaman kuracağız?
Ne zaman başımız dik olarak ortaya çıkıp “BİZ BURADAYIZ!” diye haykırabileceğiz?
İslam Birliği’ne giden bu süreçte geri vitese takılmış bulunan bu ittifakçılara yuh olsun, tuh olsun!
YA RABBİ
Müslümanları uyandıracak,
Senin İlahi basiretindir;
Ayrılıklar mahvetti bizleri,
Bize katından basiret indir…